Bitsin artık bu avrupa hayali

  • GİRİŞ12.03.2017 09:29
  • GÜNCELLEME12.03.2017 09:30

Bir arkadaş grubu düşünün!..

Orada her gün sizin aleyhinize bir şeyler üretilecek. Ne kadar düşmanınız varsa onlarla işbirliği yapacaklar. Söz verecek, ama yerine getirmeyecekler. Sürekli olarak sizi istemediklerine dair mesajlar verecekler. Arkanızdan kuyunuzu kazmaya çalışacaklar. Zaman zaman da küstahlaşacaklar. Vesaire, vesaire…

Siz ise, onlarla birlikte olmak için kendinizi paralayacaksınız. Ne yaparlarsa yapsınlar, sineye çekeceksiniz.

Olabilir mi böyle bir ilişki?

Elbette olamaz. Olamayacağına göre, AB ile ilişkiler de böyle yürümez. Bu böyle devam edemez.

Üstelik, onlar da biz de durumun farkındayız. Buna rağmen, itiş-kakış, kavga-dövüş, yalan-dolan bir ilişkiyi uzatıp duruyoruz. Olmayacak bir işi oldurmaya çalışıyoruz. İmkânsızı mümkün hale getirmeye uğraşıyoruz.

Bakın bugün halkoylaması öncesi “Evet mi yoksa hayır mı önde?” diye tartışıyoruz. Oysa biz bunu AB ile ilişkiler için yapsaydık… Vatandaşın önüne bir sandık koyup, “Tamam mı yoksa devam mı?” diye sorsaydık… Önceden de tahminlerde bulunsaydık…

“Sandıktan devam çıkacak” diyen pek olmazdı biliyor musunuz? Tabii, oradan beslenen ve yönlendirilen belli ve küçük gruplardan bahsetmiyorum. Maalesef, Avrupa ile ilişkilerde bugün o noktadayız. Sağcısıyla-solcusuyla hemen herkesin sıtkı sıyrılmış durumda. Denemesi bedava, sorun vatandaşa, AB’ye desteğin yerlerde süründüğünü göreceksiniz. Çünkü, gitmiyor bu ilişki. Tek taraflı dayatmalarla sadece zaman kaybediliyor.

***

Üstelik, Avrupa eski Avrupa değil…

Bugün bitmiş ve tükenmiş bir yapı var karşımızda. İşte İngiltere “olmuyor bu iş” dedi, kaçtı ve kendini kurtardı. Muhtemeldir ki, önümüzdeki dönemde İngilizleri izleyen başkaları da olacaktır.

Kim bilir, belki de buna gerek kalmadan bu yapı dağılacaktır. Sanki uzatmaları oynuyorlar gibi!

Bakın buradan açıkça ilan ediyorum. Türkiye’nin de akıbeti aynı olacak. Türkiye, bu yapı içinde yer almayacak ya da alamayacak. Üstelik, biz ne yaparsak yapalım, ağzımızda kuş tutsak bile olmayacak.

Baksanıza, artık iyice ölçüyü kaçırdılar. Koca koca başbakanlar ve bakanlar, sosyal medyadan çocuk gibi paylaşımlar yapıyorlar. Bize saldırıyorlar. Türkiye söz konusu olduğunda, demokrasiyi de, insan haklarını da rafa kaldırıyorlar. Bizim önümüze “kriter” olarak koydukları sözde kendi değerlerini her gün ayaklar altına alıyorlar. Bakanlarımızın, Başbakanımızın, Cumhurbaşkanımızın konuşmasına dahi tahammül edemeyen kafalar, topyekûn bir millete nasıl tahammül edecekler?

Etmiyorlar zaten, edemeyecekler de. O yüzden de bu Avrupa işi olmayacak. Bu gerçeği artık kabul etmemiz lazım.

***

Mesut Yılmaz bu millete sürekli olarak “Avrupa treni kaçıyor, kaçırmayalım” derdi. Oysa, o tren hiç bir zaman bizim istasyonun yakınından geçmedi.

Tansu Çiller, sağ elinin işaret parmağını ileri doğru uzatıp, “Haydi Türkiye ileri” dedi. İleri gidemediğimiz gibi, bunlarla birlikte bizi biz yapan değerleri kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldık.

Hep olmayacak, gerçekleşmesi imkânsız bir hayal satıldı bu millete. Söyledik, ama dinleyen olmadı. Sürekli olarak bir takım haksız suçlamalarla karşı karşıya kaldık. Kendilerini AB’nin avukatı olarak gören çevreler, söylemediklerini bırakmadılar. AB’nin yanlışlarını, hatalarını kutsallaştırma yarışına girdiler.

Ne oldu?...

Haklı çıktık. Gitmedi, olmadı işte. Bugün, bizden kaynaklanmayan bir tıkanıklığın zirve noktasındayız.

Bakın buraya yazıyorum:

Bunlar düzelmeyecek. Türkiye de önümüzdeki dönemde AB’yi masaya yatırmak zorunda kalacak. Hazırlıklı olun. Kaçınılmaz son yaklaşıyor.

***

AB’ye “Hıristiyan Kulübü” diyenler haklı çıktılar. Artık standartsızlıkları zirveye ulaştı ve Haçlıkafalarını iyice göstermeye başladılar. Çirkinleştikçe çirkinleştiler. Seviye iyice yerlere indi.

Biz de başımızı kuma gömemeyiz artık. AB ile ilişkileri bütün boyutlarıyla masaya yatırıp, konuşmak durumundayız. Gerçekleri kabul etmek zorundayız: Olmuyor, gitmiyor, yürümüyor ve bu gerçek iyice sırıtıyor artık.

Bugün bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız. Türkiye kendisine yakışanı yapmak zorunda!

Emin Pazarcı-AKŞAM

Yorumlar5

  • Şule Aslan 8 yıl önce Şikayet Et
    Sapla samanı karıştırmayalım lütfen
    Cevapla
  • Ş.Aslan 8 yıl önce Şikayet Et
    Çeşitli Avrupa ülkelerinin şu an sergiledikleri ırkçı tavrı tabii ki kınıyorum doğru bulmuyorum. Ancak sapla samanı birbirine karıştırmamalı. Avrupa'nın demokrasi ve hukuk değerleri ile sosyal ve ekonomi alalarındaki kalkınmışlık düzeyi ülkemiz için son derece önemli. Bunu sağlamak ta ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam etmesini gerektiriyor. Burada tam entegrasyon olmaması hiç sorun değil, önemli olan güçlü demokrasi güçlü hukuk sisteminin ülkemize yerleşebilmesidir. Lütfen ülkemizi çıkmaz sokaklara sürükleyebilecek düşüncelerden uzak tutalım.
    Cevapla
  • mustafa 8 yıl önce Şikayet Et
    kusura bakmayın onların degerleri kendilerine bizim degerlerimiz kendimize. bu ilişki yürümez zorla yürütmek de yanlış olur. artık kendi değerlerimizi oluşturmak zorundayız. onların demokrasisi de yalan insan hakları da sahte.
  • arslan 8 yıl önce Şikayet Et
    çok doğru.eline sağlık.millette böyle düşünüyor.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Turgay AKTEMUR 8 yıl önce Şikayet Et
    yazının tamamına tamamına katılıyorum,aklımdan geçenlerin tamamını yazmış eline bileğine sağlık yazarımıza teşekkür ediyorum.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat