Alçaklığın ve ahlaksızlığın zirvesi

  • GİRİŞ12.05.2017 09:08
  • GÜNCELLEME12.05.2017 09:08

Sosyal ve ahlaki bir hastalık bu ve son günlerde iyiden iyiye yaygınlaştı. Bir “iftira hareketi” olan FETÖ’den bahsetmiyorum. Onu zaten biliyoruz. Bu hareketle aynı noktada birleşen benzerlerine dikkati çekmek istiyorum…

Alçaklığın ve ahlaksızlığın zirvesinde geziyorlar. On parmaklarında on kara, sağa sola sürüyorlar.

Bunlardan birkaçı geçtiğimiz günlerde televizyona çıktı. İğrenç iddialar ortaya atarak, çirkinlikte birbirleri ile yarıştı.

Neymiş, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım genelevde çalışmış. Manevi kızı Afet İnan da Atatürk’ün metresiymiş.

Peki bunu nereden biliyorlar?

Tabii ki bilmiyorlar. Kendileriyle aynı meşrebe sahip olanların iddiaları üzerine hüküm veriyorlar. Ardından da onunla ilgili yorumlar yapıyorlar.

Mesela Rıza Nur’u referans gösteriyorlar.

Peki, O’nun kim olduğunu biliyorlar mı? Sanmam, bilseler zaten böyle konuşmazlardı. Rıza Nur, kendi kitabında “Benim karım da beni boynuzladı” diye yazabilecek ve bu iddia üzerinden başkalarını suçlayabilecek yapıda bir kişilik.

Fethi Tevetoğlu, yıllar önce Sadık Kemal Tural’a (Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu eski Başkanı) Rıza Nur için aynen şunları söylemiştir:

“Rıza Nur, bizi ve bütün Türkçüleri yanıltmıştır. Oğlum, bu adam tam bir hasta idi. Ben hekimim, tıp tahsil ettim. Şizofreni hastası olan insanlar, uydurdukları dünyayı gerçek sanırlar. Herkesin de böyle düşünmesi için uğraşırlar. Atatürk için söylediklerinin hepsi şizofren saçmalıklarıdır.”

İşte durum bu!

Ayrıca, durum bu olmasa ne değişir? Hatta Fethi Tevetoğlu’nun yanılmış olabileceği bile söylenebilir. Rıza Nur hakkında yanlış teşhis koyduğu belirtilebilir.

Buna da itiraz etmem. Ancak, yine de ortaya atılan bu iddiaları ahlaken kabul etmem mümkün değil. Hele hele, “Allah’ın” adı kullanılarak, “din” denilerek bunlar yapılırsa, o durumda “Siz nasıl Müslümansınız?” diye daha sert tepki gösteririm.

***

İslam tarihinde kara bir lekedir ve Peygamberimizin eşi Hz. Aişe de aynı suçlama ile karşılaşmıştır. O’na da “zina yaptığı” iftirası atılmıştır. Dalga dalga yayılan ve Peygamberimizi derinden yaralayan bu olayın üzerine de Nur Suresi inmiştir.

Nur Suresi’nde, iftira için “Allah nezdinde günahların en büyüğü” denilir ve müfteriler (iftira atanlar) için “büyük azaptan” bahsedilir.

Bu tür iddialarda bulunmak için, olayı bizzat gören dört şahit istenir. O şahitlerin de hadiseyi duyanlardan değil, olay anında orada bulunanlardan olması gerekir.

O Surede, Müslümanlara şöyle seslenilir:

“O asılsız sözü duyduğunuz zaman: ‘Bunu konuşmak bize yakışmaz. Haşa! Bu büyük iftiradır’ demeniz gerekmez miydi?”

İslam’da Allah kelamının üzerine söz olur mu?

Olmayacağına göre, şimdi sormak istiyorum: Müslüman bir toplumda bu tür fütursuzlukları (ki iftira fütursuz bir eylemdir) nereye koymak gerekir? Ben bir şey demeyeyim. Buyurun, cevabını siz verin!

***

Başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere yetkililer gerekli sözleri söyledi. Olayla ilgili olarak sert tepkiler yükseldi…

Ben yaşananlara farklı bir noktadan yaklaşmak istiyorum…

Karşı karşıya kaldığımız bu olay, son günlerde örneklerine çokça rastladığımız toplumsal bir hastalıktır. Değersizliktir, ahlaksızlıktır, haysiyet cellatlığıdır. Hep birlikte tepki göstermemiz gereken oldukça sıkıntılı bir durumdur.

Hiçbir ahlaki değer kabul etmez bunu.

Hukuken suçtur.

Dinen büyük günahtır.

Hele hele Allah’ın ve Peygamberin avukatlığına soyunarak bu tür iftiraların ortaya atılmasının izahı olamaz. Fetullah Gülen denilen adam yıllarca bunu yapmadı mı? Bu milleti “Allah, Peygamber” diyerek istismar etmedi mi? Ne farkı var televizyona çıkıp, din adına Atatürk’e sövenlerin, FETÖ denilen iftira hareketi mensubu soysuzların yaptıklarından? Üstelik iftira bumerang gibidir. Gün gelir, kullananları da vurur. Sizi de bizi de herkesi de hedef haline getirir. İzin verilirse buna, sonu gelmez. Toplumu içten içe sömürür, kemirir ve yok eder.

Ayrıca, mesele Atatürk de değildir. Bugün O’na yapılan, yarın bir başkasına yönelir. O yüzden, hep birlikte lanetlememiz gereken bir alçaklık ve ahlaksızlıkla karşı karşıyayız!

aksam

Yorumlar1

  • Ramo 8 yıl önce Şikayet Et
    Sayın yazar bir eleştiride hukuk sistemimize getirmeniz gerekmez mi? Peki hali hazırda bu gün bile Osmanlı Devletinin Büyüklerine ağza alınmayacak hakaretler ve küfürler suç sayılmıyor.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat