Ve savaş kızıştı

  • GİRİŞ02.07.2008 07:14
  • GÜNCELLEME02.07.2008 07:14

Deve dişi gibi adamlar! Biri eski kuvvet, diğeri eski ordu komutanı. Bir başkası, 120 bin üyeli sivil toplum örgütünün lideri. Diğeri ise kamuoyunun yakından tanıdığı bir gazeteci. Her birinin tek başına gözaltına alınması bile son derece önemli. Üstelik, Ergenekon adı verilen bir "terör örgütü" ile ilişkili olmakla suçlanıyorlar. Tam da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya'nın, Ak Parti hakkındaki kapatma davasında son sözünü söyleyeceği bir günde! Gelişmeler tesadüf de olsa, gözaltılar şok etkisi yaptı... Siyasi gerilim alabildiğine arttı!

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in yaptığı açıklama son derece önemli. Çiçek, "hukuk ve siyasetin iç içe geçtiğini" söylüyor. Türkiye'de düşünen pek çok kafa da gelişmelere böyle bakıyor. Ak Parti hakkındaki kapatma davası ile birlikte Ergenekon soruşturmasına da "bir savaşın sonuçları" olarak bakanların sayısı az değil. Türkiye'de son derece önemli gelişmeler oluyor. Ülke, ciddi bir gerilimin içine doğru sürükleniyor. Üstelik, yargının içinde bile tartışmalar var...

Kimi, Ak Parti hakkındaki kapatma davasını hukuki olmaktan çok siyasi bir operasyon olarak görüyor. Kimisi de Ergenekon soruşturmasına aynı gözle bakıyor. Sonuçta, Türkiye'de yargıya olan güven zedeleniyor. Yargı, çeşitli çevrelerde alabildiğine tartışma konusu yapılıyor. Oysa, yargı bağımsızlığı hukuk devletinin olmazsa olmaz şartlarından biri.

Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili olarak aldığı karara verilen tepkiler ortada. Karar, sadece Ak Parti tarafından tepkiyle karşılanmadı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte pek çok siyasi de aynı değerlendirmeyi yaptı. "Anayasa Mahkemesi'nin siyasi bir karar aldığı" iddia edildi. Ak Parti hakkındaki kapatma davası ile ilgili olarak da şimdiden aynı iddialar dillendiriliyor:

- Anayasa Mahkemesi siyasi bir karar verecek. Ergenekon soruşturmasında ise karşıt çevrelerden aynı tepkiler yükseliyor... Ergenekon soruşturmasını, Ak Parti hakkındaki kapatma davasının bir rövanşı olarak görenlerin sayısı az değil. Sonuçta, Türkiye son derece gergin bir atmosfer içine girmiş durumda.

Dün, Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınanlar, son derece önemli isimler. Bu operasyona, Türkiye'nin girdiği tartışma ortamında genellikle iki ayrı uç noktadan bakılıyor...

Kimi, "Vay vay, Ergenekon suç örgütünün içinde kimler varmış, kimler" diyor. Kimisi de, "Atatürkçü isimler birer birer toparlanıyor" açıklamasını yapıyor. Oysa, hukuk devletinin kuralları belli. Hiç kimse layusel değil. Herkes yargı karşısında eşit haklara sahip.

Yargının dokunamayacağı ve ulaşamayacağı hiç kimse olmamalı. Gerekirse Sinan Aygün de gözaltına alınır, Şener Eruygur da. Ancak, tepkiler farklı bir noktada yoğunlaşıyor: Ergenekon soruşturması uzun süredir devam ediyor. Kamuoyunun yakından tanıdığı isimler gözaltına alınıyor. Bir kısmı tutuklanarak cezaevine gönderiliyor, bazıları da serbest bırakılıyor. İddianame ise henüz ortaya çıkmış değil. Kim neyle suçlanıyor?

Kim hangi eylemin içinde bulunmuş?

Bu konuda net bilgiler yok. Kamuoyu, somut bilgilerden çok, ortaya çıkan dedikodularla bir tartışma yürütüyor. Sonuçta bütün bu tartışmalar yargıyı zedeleyip, gerginliği artırıyor.

Artık, neler olup bittiğinin, soruşturmayı yürüten savcının elinde hangi bilgi ve belgelerin bulunduğunun bilinmesi gerekiyor. Çünkü, iddianamenin gecikmesi, Türkiye'deki kutuplaşmayı da körüklüyor. Tartışmayı, son derece tehlikeli boyutlara doğru sürüklüyor. İçinde bulunduğumuz bu atmosfer, hepimize ve Türkiye'ye zarar veriyor!

epazarci@bugun.com.tr

Yorumlar2

  • Hasan Aydın 17 yıl önce Şikayet Et
    Hacimli aydın. Emin Bey amigo değil yazar. Bir yıldır tartıştığımız olayları bir yazıda özetlemiş.
    Cevapla
  • Aydın Turancı 17 yıl önce Şikayet Et
    Oldukça hacimsiz bir yazı. Yazından yeni hiçbir şey öğrenmedim. Ayrıca, olaya nasıl baktığın da belli değil.. Ne şiş ne kebap yanii.. Ne diyelim Allah kabul etsin...
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat