Sıkışınca azdı
- GİRİŞ13.08.2008 07:53
- GÜNCELLEME13.08.2008 07:53
Saldırmazsa, vurmazsa, kan dökmezse, ayakta kalması, militan beslemesi, yaşaması mümkün değil. PKK’nın yıllardır uyguladığı strateji kan üzerine kurulu! Örgüt, son günlerde sıkışmıştı. Belli bölgelerde eylem yapamaz, hareket edemez hale gelmişti.
Özellikle de Şırnak civarında örgüte yönetici dayanmıyordu. Attığı her adım izleniyor, örgüt yöneticileri birer birer ele geçiyordu. Planladığı saldırılar, genellikle hezimetle sonuçlanıyordu. Mayınla mücadelede de büyük tecrübeler kazanılmıştı.
Örgütün yerleştirdiği mayınların büyük bölümü, patlamadan tesirsiz hale getiriliyordu. Askerin başarısı, Avrupa standartlarının üzerindeydi. Örgütteki moral bozukluğu da had safhadaydı! Durum bu olunca, örgüt taktik değiştirdi.
Eylem koymak için daha iç bölgelere doğru sızma yaptı. Militanlarını, Türkiye’nin daha az tedbir alınan bölgelerine kaydırdı. Oralarda eylemler gerçekleştirmeye başladı. PKK, Hatay’da ortaya çıktı. Erzincan’da kahpe bir pusu gerçekleştirip, askerlerimizi şehit etti.
Örgütteki moral bozukluğunu yok etmek için, kendince risksiz bölgelerde büyük eylemler gerçekleştirme stratejisine yöneldi. Kısacası, sıkışınca azdı. Aslında son gerçekleştirilen eylemler, PKK’nın ciddi anlamda güç kaybına uğradığının da bir göstergesi!
BUNUN ADI CİNAYET
Türkiye’de insan hayatı son derece ucuz. Hele hele Tuzla Tersaneleri gibi yerlerde insanın tavuk kadar değeri bile yok! Yıllardır Tuzla’daki ölümleri konuşuyoruz
Yine de bir arpa boyu yol bile kat edebilmiş değiliz. İşçi ölümleri rutin bir biçimde devam edip gidiyor. Konuşuyoruz, “ah, vah” edip dövünüyoruz, ancak sonuç bir türlü değişmiyor. Tuzla’da kum torbası yerine insan kullanılıyor
Çünkü, insan hayatı kum torbasından ucuz! Durum bu olunca, kurtarma filikasına kum torbası yerine işçiler yerleştiriliyor. Hızla fırlatılan filika, havada ters dönüp, denize çakılıyor. 3 işçi boğularak ölüyor, 12’si de yaralanıyor. Firma da böylece kum torbası maliyetinden kurtulmuş oluyor! Şimdi sormak lazım:
- Bu nasıl bir zihniyet?
Olacak iş değil, ama bizde oluyor. İnsan hayatı, kum torbasına tercih ediliyor. Tuzla’da “işçi” denince, yaşasa da yaşamasa da fark etmeyecek olan insanlar akla geliyor. Sonra, da “kaza” deyip, geçiyoruz. Ne kazası! Yaşananlar apaçık ortada. Bunun adı cinayet. Hem de taammüden işlenen bir cinayet!
ALLAH KURTARDI
Duyduk ki, DHKP-C baronlarından Dursun Karataş eceli ile Avrupa’nın göbeğinde, Hollanda’da ölmüş. Dursun Karataş, 20 yıldan beri kaçaktı.
Üstelik, hakkındaki onlarca suçlamadan dolayı, İnterpol tarafından kımızı bültenle aranıyordu. “Aranıyor” dediysek, lafın gelişi. Elini kolunu sallaya sallaya Avrupa’da arz-ı endam ediyordu.
Onu arayan sadece bizdik! Emri hak vaki olmasaydı çekeceğimiz vardı. Tecrübelerle sabit olduğu gibi, Dursun Karataş, kesinlikle yakalanmayacaktı. Örgütü vasıtasıyla Türkiye’de kan dökmeye devam edecekti. Allah yine imdadımıza yetişti!
EMİN PAZARCI - BUGÜN
Yorumlar1