Cumhuriyet için rakı
- GİRİŞ02.03.2011 10:11
- GÜNCELLEME02.03.2011 10:11
Gece geç saatlerde polis karakoluna uğramıştım. Biz sohbet ederken, orta yaşın üzerinde 4-5 kişilik bir grup getirdiler.
Durumlarından hayli içkili oldukları belliydi.
Biri uzaktan bana el sallıyordu. Yanıma gelmek istiyor, polisler tarafından engelleniyordu.
Dayanamayıp olduğu yere gittim:
- Geçmiş olsun.
Beni görür görmez, "Haklıyım di mi?" dedi:
- Benim tezim doğru.
Ne demek istediğini anlamadım. O ısrarla sormaya devam etti:
- Tezim, tezim, doğru di mi?
Sorusunu defalarca tekrarladıktan sonra "tezinin ne olduğunu" söyledi:
- Biliyorum, sen yazı yazıyorsun. "Evet" cevabını verince de sağ kolunu havaya kaldırıp zafer kazanmış bir eda ile arkadaşlarına döndü. "Gördünüz mü, yazı yazıyor" diye seslendi.
Sordum:
- Hayrola, sizi neden buraya getirdiler.
Güldü:
- Markette rakı içiyorduk. "Mühim değil, boşver" anlamına gelecek şekilde elini havaya kaldırıp salladı:
- Biz bu Cumhuriyet için içiyoruz.
Cumhuriyet için 24 saat rakı içmeye devam edeceğiz! "Yahu, 24 saat içki içip cumhuriyete ne faydanız olacak?" diye sordum. "Yok, yok, sadece o değil" dedi:
- Biz ayrıca cumhuriyet için yürüyoruz da!..
28 Şubat öncesi yaşadıklarımız aklıma geldi. Rakı, o dönemde de laikliğin ve cumhuriyetçiliğin sembolü olmuştu.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
(Emin Pazarcı - Takvim)
Yorumlar1