Ticaret savaşları ne getiriyor?

  • GİRİŞ26.08.2019 10:42
  • GÜNCELLEME26.08.2019 10:42

2018 yılı Mart ayında Çin-ABD arasında başlayan ticaret savaşları tüm hızıyla devam ediyor. ABD tek taraflı olarak Çin mallarına uyguladığı gümrük tarifeleri ile Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarından ayrılıyor. ABD’nin öncülüğünde kurulan bu örgütün amacı, ticaretin artırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasıydı. Ancak bugün önerilen ticaret sisteminin kendilerine yaramadığı ve ABD ticaret açıklarının arttığı gerekçesiyle DTÖ by-pass ediliyor.

Yani tek taraflı olarak uygulanan bir kuralsızlık sisteminin işlediğini görmekteyiz.

TİCARET SAVAŞLARI GENİŞLİYOR

2018 yılında başlayan ticaret savaşları başlangıçta gümrük vergisi uygulamalarıyla ön plana çıkarken son dönemlerde Çin tarafından Yuan’ın değerinin düşürülmesi nedeniyle kur savaşlarına dönüşmüş durumda.

Kur savaşlarının katkısıyla tüm ülkeler kendi ekonomilerini ve firmalarını korumaya çalışmak maksadıyla ulusal paralarının değerini düşürürken ABD-Çin rekabeti dolayısıyla kızışan büyük rekabet ise dünya ekonomisine olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

TİCARET SAVAŞLARININ SONUCU

Ticaret savaşı başladığından beri hem küresel ticarette hem de küresel ekonomik büyüme oranlarında aşağı yönlü revizyonlar oldu. Çünkü ülkeler arasındaki ticaretin daralmasından yalnız ABD ve Çin ekonomisi etkilenmiyor. Aynı zamanda AB ülkeleri ve diğer birçok ekonomi de söz konusu ticari daralmanın olumsuz etkileriyle karşı karşıya kalıyor.

Özellikle dış ticaretin ekonomi içindeki payının yüksek olduğu ülkelerde daha doğrusu ihracatın ekonomik büyümenin dinamosu olan birçok ekonomide, küresel ticaretin daralması nedeniyle, ihracat rakamlarında düşüşler yaşıyor. Bu durum da doğrudan ekonomik büyüme rakamlarına yansıyor ve bu ekonomilerin büyüme oranlarında yön negatife dönüyor.

Diğer yandan, üretimin düşmesi ve ticaretin gerilemesi nedeniyle yatırımcıların öncellikleri de değişmektedir. Tıpkı son günlerde yatırımcıların güvenli liman olarak bildiğimiz yatırım araçlarına yani altına yönelmelerinin hem altın talebini artırdığı hem de altın fiyatlarının artışına neden olduğu gibi.

PEKİ TİCARET SAVAŞLARI NEREYE VARIR?

Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) ülkeler arasındaki sorunları çözme konusunda bir gücünün olmasına rağmen ABD tarafından adeta yok sayılması, ticaretin düzenlenmesi konusunda kaotik bir durum ortaya çıkarıyor.

ABD tarafından başlatılan ticaret savaşları ile dünya ticaretinin yönü artık ABD ve Çin tarafından belirleniyor. Hatta iki ülke arasındaki ekonomik, siyasi ve askeri alandaki rekabet bu savaşın önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor.

Çünkü Çin GSYH büyüklüğü açısından dünyanın en büyük ekonomisi olmak isterken, ABD ise şu an birinciliğini vermek istemiyor. Dolayısıyla bu motivasyon birçok alanda rekabeti zorunlu kılıyor. Ticaret savaşı da bu rekabetin kızıştığı önemli alanlardan birisini oluşturuyor.

Diğer yandan, hafta sonu Fransa’da gerçekleştirilen G7 zirvesinde dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip olan Çin’in yer almaması ve ticaret savaşlarının Çin’in olmadığı toplantılarda konuşulması, tartışılması yine ticaret savaşlarının devam edeceğinin bir göstergesi.

Ayrıca ticaret savaşlarının kızışma olasılığının yüksek olmasının, ülkelerin ABD ve Çin etrafında yani iki ekonomik kutup etrafında toplanma sürecini hızlandıracağı da öngörülüyor. Yeni konjonktür, ekonomik sisteme soğuk savaş süreci için uygun zemini sağlarken bu sürecin sonlanmasından ziyade daha da hareketli bir şekilde devam edeceğinin sinyallerini veriyor.

Yenişafak

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat