Libya, Doğu Akdeniz enerji denklemini nasıl değiştirir?

  • GİRİŞ15.06.2020 11:45
  • GÜNCELLEME15.06.2020 12:20

Libya, sahip olduğu enerji kaynakları arasında başta petrol nedeniyle küresel enerji denkleminde yer alabilecek önemli aktörlerden birisidir.

 

 

İşin içinde petrol ve doğal gaz olunca da Libya, maalesef birçok aktörün hedefi haline gelmektedir. Bu nedenle meşru tanınmış Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni (UMH) devirmek ve bu ülkenin kaynaklarına sahip olarak adeta yeniden bölüşmek için 2014 yılından beri ülkede süren savaş devam etmektedir.

Birçok Batılı ülkenin açık ve kapalı desteğinin yanında bölge ülkelerinden başta BAE ve Mısır ardından Akdeniz’de söz sahibi olmak için çabalayan Rusya ve birçok AB ülkesinin darbeci Hafter’i desteklemek için sahnede olduğunu görmek çok da şaşırılacak bir durum değil.

 

 

Dolayısıyla Libya’daki mevcut savaş yalnız meşru hükümet Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile darbeci Hafter arasında yaşanan bir savaş değil aynı zamanda bir enerji savaşı haline gelmiştir.

PEKİ LİBYA’DA NE KADAR PETROL VE DOĞAL GAZ VAR?

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi olan Libya, Afrika kıtasında petrol zengini ve enerji denkleminde önemli bir ülke. Afrika kıtasında kanıtlanmış en büyük petrol rezervine sahip ülke durumundaki Libya, 2010 yılı itibariyle 46,4 milyar varil rezervi ile dünyada en büyük petrol rezervine sahip 10 ülke arasında yer almaktadır.

Ülkenin ihracat gelirleri, yaklaşık yüzde 69’unu temsil eden petrol gelirlerine bağlıdır. Petrol gelirlerinin yanında doğal gaz konusunda da zengin kaynakları bulunmaktadır. Dolayısıyla, petrol ve doğal gaz sektörü toplam GSYH’nin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmaktadır.

Libya, Kaddafi döneminde yani Arap Baharı öncesi Avrupa Birliği’ne Norveç ve Rusya’dan sonra en fazla petrol satan ülke konumundaydı. Libya’nın en fazla ihracat yaptığı AB ülkeleri ise İtalya, Fransa, İspanya ve Almanya gibi ülkeler idi.

Kaddafi öncesi dönemde üretilen günlük petrol miktarı 1 milyon varilden fazla iken bu miktarın şu anda günlük 90 bin varilin altına düştüğünü de belirtmekte fayda var.

DOĞU AKDENİZ’İN ÖNEMİ ARTIYOR

Libya’nın kanıtlanmış petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanında Libya’nın büyük bölümünde petrolün henüz keşfedilmediğini ve denizdeki keşfedilmemiş potansiyel de göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye ile yaptığı deniz yetki alanları anlaşması bir anlamda Libya’yı Doğu Akdeniz’in en büyük ülkesi haline getiriyor.

Bu nedenle yıllarca Libya’da petrol çıkaran ve kaynaklarından yararlanan birçok ülkenin, Libya’yı rahat bırakmayacakları da ortada. Özellikle de petrol potansiyeli yüksek olan ve Libya’nın petrol ihracatının yüzde 60’ının yapıldığı “Petrol Hilali” bölgesi denen stratejik bölgede söz sahibi olmak isteyenlerin var güçleriyle belki de ülkenin parçalanmasına kadar gidecek bir süreci bile zorlayacakları bir dönemdeyiz.

Türkiye-Libya işbirliği ve sonrasında oluşacak yeni işbirlikleri ve dengenin hem bölge ülkeleri arasında var olan ve pamuk ipliğine bağlı birçok işbirliğinin çökmesine neden olabileceği gibi birçok ülkenin de taraf değiştireceğini bekleyebiliriz.

Çünkü Doğu Akdeniz’de yeni deniz yetki anlaşmalarını da görme imkanı doğabilir.

Diğer yandan, yeni dönemde oluşacak yeni işbirlikleri sayesinde, Doğu Akdeniz’de keşfedilecek doğalgazı AB ülkelerine taşıması planlanan ama hayata geçmesi zaten hayal olarak görülen East-Med projesinin de rafa kaldırılacağını söyleyebiliriz.

En önemlisi de yeni dönemde Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gazın hangi rotadan Avrupa’ya transfer edileceği konusunda, Türkiye’nin var olan konumunun daha da güçleneceğidir.

YENİŞAFAK

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat