İDDİAname

  • GİRİŞ26.07.2008 07:52
  • GÜNCELLEME26.07.2008 07:52

Ardından Ergenekon operasyonu başladı ve ardı ardına insanlar gözaltına alınıp tutuklandı.
Bu operasyon, kapatma davasından daha büyük bir kıyamet kopardı.

Operasyonu küçümseyenler, alay edenler Agartha, magartha diye manşet atanlar oldu.
Türkiye'nin yakın tarihi görmezden gelindi.

9 Mart cuntaları, bu cuntalara çanak tutmuş insanların burada da gündemde olması hiçe sayıldı.
O dönem kimi gençlerin sağa sola bomba attırılarak nasıl kullanıldığı, dönemin tanıklarının ifadesiyle öğrenildi.
Anlaşılan, o dönemin bir numaralı sorumluları geçmişten hala ders almamış olmalı ki, benzer çabalarını sürdürmüş.
Ama bunlar görmezden gelindi.

Bu ülkede seçimle işbaşına gelmiş iktidarların, bir grup bürokrat, işadamı ve bir kısım medya işbirliğiyle kanlı veya kansız tasfiye edilmiş olduğu unutuldu.

Kahramanmaraş, Çorum katliamları, 1 Mayıs kıyımı, Ecevit'e düzenlenen suikast girişimleri, bu ülkenin aydınlık insanlarının faili meçhul cinayetlere kurban gitmiş olması gerçeği gündeme getirilmedi.

Kimi Ergenekon'un avukatlığına savundu, kimi gizli tanıkları küçümsedi.

Şimdi iddianame ortaya çıktı ve söz yargıya düştü.

Savcı, ortada bir örgüt olduğunu ve bu örgütün kanlı eylemler peşinde olduğunu iddia ediyor.
Suikastlar, kanlı eylemler düzenleyerek sivil yönetim altında yaşamı şüphe altına sokmaya çalıştıkları iddiası var.
Bu ciddi bir suçlama.

12 Eylül sonrası kimi darbecilerin "koşulların olgunlaşmasını" beklediği ortaya çıkmıştı.

Medya, askeri bir müdahaleyi mümkün kılacak yayınlar yapmış, halk bir "kurtarıcı" bekler duruma gelmişti.
Aynı koşulları yaratmak, halkı bir kurtarıcı bekler hale sokmak çabası içinde olan bir grup insanın varlığından söz ediliyor.

Türkiye, yıllarını, insanlarını, kendilerini tek kurtarıcı, kendi dışındaki herkesi hain, satılmış gören kişilerin kirli emellerinin bedelini ödeyerek geçirdi.

Bu bir dönüm noktası.

Eğer bu tip örgütlenme hevesi içinde olan insanlara bunun bir bedeli olduğu gösterilebilirse Türkiye çağdaş, demokratik bir ülke olma yolunda ciddi bir adım atmış olacaktır.

Beyaz bayrak

Savaşta zor durumda olan tarafın teslim olma veya ateşkes niyetini belli etmek için kullanılan bir işaret beyaz bayrak. Pazarlığa oturmanın açık belirtisi.
Ama bu teslim olma açısından bir işaret, yoksa eşit şartlardaki iki tarafın masaya oturması söz konusu değil.
Kuralları sizin değil, rakibinizin belirlediği bir anlaşmadan söz ediyorum. Savaş alanında bu bayrağı açıkça görebilirsiniz ama bazen beyaz bayrağı göremediğiniz bir durum mevcuttur.
Taraftarlarınız sizi savaşır sanırken siz farklı cephelerdeki birliklerinizden, farklı mesajlar vererek "beyaz bayrak" sallayabilirsiniz.
Bu bir halkla ilişkiler usulü beyaz bayraktır.
Bazı saftorikler hâlâ savaşın sürdüğünü zannedip kendi küçük köşelerinden ateşe devam edebilir. Oysa gerçekte siz çoktan masaya oturmuş kendinize uygun bir anlaşmanın şartlarını konuşmaya başlamış olabilirsiniz.
Hayat böyle bir şey.

ebabahan@sabah.com.tr

Yorumlar5

  • oku yorum 17 yıl önce Şikayet Et
    teomete. batuhanı doğru tasvir etmişsin ama yorumunun sonunu beğenmedim...bu arkadaşlar belliki daha gençler içlerinden bazıları bir önceki hükümet zamanında hortumlanan 80 milyar doları bile hatırlamıyor düşünebiliyormusun?daha dün gibiydi oysa 98-2001 o yüzden dediğin gibi geleceklerini kimlerin çaldığını anlayana kadar anlatmak lazım bu genç kardeşlerimize sabırla ve hakaret etmeden...saygılarımla...
    Cevapla
  • Teomete Hansarayli 17 yıl önce Şikayet Et
    Kartel medya kurbanı Batu Han. İşte bir katel medya kurbanı,ulusalcı dayatma ile beyni yıkanmış bir saf vatandaş daha.Anlaşılan demokrasi tedavisi bu kandırılmışlar ,korkutulmuşlar ve sömürülmüşler için sandığımızdan daha uzun sürecek.Batu Han merak etme iyileşecek,iyi olacaksın. Ders 1:Aydın Doğan 1990 yılına kadar Topkapıda oto yedek parçacısı iken bu noktaya nasıl gelmiş?Kullandığı sayısız devlet banka kredilerini geri ödemeyince ne olmuş?Bu arada senin gibilerin sözüne bu sitede zerre itibar edilmiyor, yürrü başka kapıya taş arabası
    Cevapla
  • Batu Han 17 yıl önce Şikayet Et
    Yazar. Devlet bankalarından sağlanan kredi ile Başbakan ın oğlunun genel müdür olduğu şirket tarafından yine devletten alınan gazetenin başyazarıdır kendisi.
    Cevapla
  • Ekrem Erol 17 yıl önce Şikayet Et
    Mantar patlatır gibi bomba patlatanlar. "Biz burada gençlere mantar patlatır gibi bomba patlattırıyoruz, siz orada ne yapıyorsunuz" bu söz 68 kalıntılarının 70'li yılların başında yaptıkları sözüm ona demokrasi, özgürlük mücadelesi için eylemlerinden bir parça idi. Bakıyorum hala kullanıldıklarının farkında değiller. Kendilerinin faşist dediklerinin yaptıklarını bugün yine kendileri yapıyorlar. Bu ne yaman çelişki? Özellikle sevgili Cumhuriyet Gazetesine soruyorum! Biz oralardan bakınca salak gibi mi görünüyoruz acaba?
    Cevapla
  • Cevdet Gedik 17 yıl önce Şikayet Et
    İTALYAN SAVCIYA KATILIYORUM.......... İtalyan savcı geçen günlerde bir açıklama yaptı. "Dikkat edin, itiraz edenler, eleştirenler hep olayın içindedir" demişti. Bu sözü yabana atmamak lazım, o bu işte bir tecrübe yaşadı. Çığırtkanlık yapanlarında ele alınması gerekli bence..................
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat