DTP ve demokratik sistem
- GİRİŞ16.09.2008 06:44
- GÜNCELLEME16.09.2008 06:44
Bugün Anayasa Mahkemesi önünde sözlü savunma yapacak partinin akıbetiyle çok ilgilenen yok.
Oysa önemli bir toplumsal işlevi yerine getiriyor DTP.
Bölgenin, halkın taleplerini yasal bir zeminde seslendiriyor.
Bu fikirlerle uyuşmayabiliriz, hatta bazıları bizi rahatsız bile edebilir ama demokratik sistemin esası da budur. Bizi rahatsız eden fikirlerin serbestçe dile getirilebilmesi.
Öncelikle kabul etmemiz gereken bir gerçek var: DTP kapatılınca Kürtlerin talepleri sona ermeyecek.
DTP kapatılırsa, şiddet sona ermeyecek; belki de demokratik sistemden umudu kesen gençlerin dağa daha sıcak bakmasına yol açacak.
DTP kapatılırsa, Kürt sorunu ortadan kalkmayacak.
Bu coğrafyada Kürtler var ve onların Türkiye Cumhuriyeti devletinden belli talepleri var.
Önemli olan bu taleplerin demokratik düzen içinde seslendirilmesini güvence altına almak.
Bölge halkına oyunun, görüşünün değersiz olduğu izlenimi verecek bir gelişimi engellemek.
Türkiye çok partili hayatı boyunca rekor düzeyde parti kapattı.
O nedenle demokrasisi güdük kaldı.
O nedenle hoşgörü ortamı gelişemedi.
O nedenle farklı fikirlerin gelişimi engellendi.
Ama yasaklarla geldiğimiz nokta bu.
"Avrupa Birliği, dilde serbestlik" diyoruz ama bugün cezaevindeki Kürt genci, Kürtçe'den başka bir dil bilmeyen anasıyla konuşamıyor.
Bölgeden gelen her talep bölücülük, ayrımcılık, teröre destek adı altında değerlendiriliyor.
Bu da sistemin sağlıklı işlemesini engelliyor.
Korkularımız demokratikleşmenin önüne geçmemeli.
Gelişen, AB hedefini gözden kaybetmeyen bir Türkiye, etnik kökeni ne olursa olsun, her yurttaşın içinde yaşamaktan mutluluk duyacağı bir ülke olacaktır.
Bu topraklardaki insanların hayali İstanbul'da, İzmir'de, Mersin'de yaşamaktır.
Onların bu hayaline sekte vurmayalım.
Kızsak bile dinlemeyi öğrenelim.
Biraz reklam
Gazetenin yazarları birbirinden zengin içerik ve lezzetteki yazılarıyla gazeteye ayrı bir lezzet katmıştı.
Bu zengin kadro şimdi eski dost Haşmet Babaoğlu'nun katılımıyla daha da güçlendi. (Bu arada Haşmet'e tekrar "Hoş geldin" diyorum.)
Kadromuzdaki bu zenginlik Haşmet'le sınırlı kalmayacak elbette.
Pazar ilavesinde ise gerek Bensiyon Pinto röportajı, gerek Dali sergisi haberi mükemmeldi.
Hilmi Yavuz'un İslam ve estetik üzerine yaptığı değerlendirme müthişti.
Günaydın ise her zamanki gibi rakip tanımaz bir çizgideydi.
Spor sayfaları sezon başında yaptıkları yeniliklerle kendini zaten apayrı bir yere konumlandırdı açıkçası.
Emeği geçen tüm arkadaşlarımın eline sağlık diyorum.
ERGUN BABAHAN - SABAH
Yorumlar5