Ergenekon davası ve Deniz Feneri
- GİRİŞ19.09.2008 06:52
- GÜNCELLEME19.09.2008 06:52
Yardım amacıyla toplanan paraların kişisel veya siyasi amaçlar için kullanılmış olması, toplumun geniş kesiminin vicdanında yara açtı.
Bu muhafazakar kesim için ciddi bir travmadır.
Yüzleşilmesi, üzerine gidilmesi gereken bir olay bu.
Sadece karşı suçlamalar veya iddialarla bu gelişme kapatılamaz.
İnançlı insanların bağışlarını kendi kişisel amaçları için kullanan herkes, bunun hesabını vermek zorundadır.
Bu yürütülmekte olan Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili bölüm.
İkinci soruşturma ise, aralarında emekli orgenerallerin, ünlü isimlerin bulunduğu Ergenekon soruşturması.
Bu soruşturmada Danıştay saldırısından hüküm giyen Osman Yıldırım'ın itirafları ile Amerika'nın İstanbul Konsolosluğu'na düzenlenen saldırının perde arkasına ilişkin ipuçları olayın boyutunun büyüyeceğini gösteriyor.
Aslında SABAH daha ilk gün soruşturmanın kilit isimlerinden biriyle görüşme yapmış ve Konsolosluk saldırısının Ergenekon koktuğunu manşetinden duyurmuştu.
Deniz Feneri davası Ergenekon soruşturmasını haklı olarak arka planda bıraktı.
Ama bırakmaması gerekir.
Çünkü Ergenekon Türkiye'de demokratik düzenin devamı ve bireylerin yaşama hakkıyla ilgili bir davadır.
Türkiye faili meçhulleri ile, aykırı seslerinin şu veya bu şekilde susturulması ile yakın tarihini oluşturmuş bir ülke.
Burada adına kontrgerilla veya Ergenekon deyin, kendilerine özel görev ve yetki vehmeden ve kamu görevlilerinin koruması altında hareket eden kimi insanların hem hakim, hem savcı hem de infaz memuru görevi üstlenip idam fermanları çıkarıp yerine getirdiğini görüyoruz.
Bu kendine çağdaş demokratik düzeni hedefleyen, hukuk devleti ilkesini yücelttiğini ileri süren bir ülkeye yakışmayan bir tablodur.
Türkiye çift yönlü bir hukuk sınavındadır. İnanç adına yola çıkıp insanları dolandırmayı hedefleyen bir yapı ile vatanseverlik adına yola çıkıp hukuk dışı yollara başvurmayı kendine hak gören yapıyı tasfiye etmek durumundadır.
Türkiye'nin çağdaş, demokratik, laik bir hukuk devleti olma yolunda ilerlemesinin önündeki en büyük engel bunlardır.
Sadece Deniz Feneri'ni görüp Ergenekon'u es geçersek veya Ergenekon'u görüp Deniz Feneri'ne hoşgörüyle yaklaşırsak, uzun vadede hukukun üstünlüğü ilkesine ihanet etmiş oluruz.
Bu ülke cemaat veya vatanseverlik adına hukuk dışına çıkmayı hoş görmekten vazgeçmeli, hangi kimlik adı altında olursa olsun, hukuk dışı yollara başvuranlardan hesap sorma dönemini başlatmalıdır.
Hukuksuzluğun, kirliliğin ideolojisi yoktur.
Sadece ideoloji veya inançları kendi çıkarları için kullanan insanlar vardır, bunlar da her koşul altında yargı önünde hesap vermelidir.
ERGUN BABAHAN - SABAH
Yorumlar8
-
said halim
17 yıl önce
Şikayet Et
Yazının Altında Bir Yazı Daha Var. Arkadaşlar ergun babahanın yazısının altında bir yazı daha var. Orada nazlı ılıcakın gazetedeki yerinin neden değişitiği ile ilgili Ahmet Hakan Coşkuna bilgi veriyor ve onu Emin Çölaşanın hürriyetten kovulması konusundaki tepkilerinden dolayı tebrik filan ediyor. Yukarıdaki yazı ile de aslında biz tarafsızız bak hükümete yakın olan deniz feneri hakkında, onun araştırılması ile ilgili yazılar da yazıyoruz diyerek Ahmet hakana gönderme yapıyor. Böylece Ahmet efendi istediğine kavuşmuş oluyor selametle
Beğen
Cevapla
-
Hüseyin Kilicoglu
17 yıl önce
Şikayet Et
komik. Bu kavganin arasinda neler oluyor neler.Elaltindan ne satislar ne pazarliklar yapiliyor,bu hengamenin cikma sebebi bu.Milleti uyutuyorlar ama uyaninca elde avucta birsey kalmayacak haberiniz ola!!!
Beğen
Cevapla
-
ALİ ÜNLÜER
17 yıl önce
Şikayet Et
Erol Arkadaşımın yazısı hoşuma gittiği için altını çizerek ve gönülden yazıyorum. Ergenekon savcısını Almanya konsulosluğundan sabit bir telefon ile arayarak tehdit edecek kadar ileri giden bunlar değil miydi?Bizim adli makamlar ne yaptı peki? Almanya'daki bir vakıftan CHP'ye gelen paraları sorgulayan yok!Bergama'da altın çıkarmamızı engellemek için oradaki köylüleri her türlü desinformasyon yöntemleri kullanarak sokağa döken ve her türlü giderlerini karşılayan yine dünyanın en büyük altın rezervine sahip almanlar değil mi? Uyanın ey halkım!
Beğen
Cevapla
-
bozkurt turk
17 yıl önce
Şikayet Et
sayın babahan. deniz feneri için mahkemenin bitmesini beklediniz mahkeme sonuçlanmadan hiçbirşey yazmadınız ama ergenekonu aylardır yazıp çizip atıp tutuyorsunuz sizin taraf olmadığınıza nasıl inanacağız sizler kimin kalemşörüsünüz
Beğen
Cevapla
-
Fikret Cal
17 yıl önce
Şikayet Et
SN BABAHAN. Sn Babahan sizin objektif ve dürüst bir yazar olduğunuza inanıyoruz. Ancak D. Feneri Davasını anlamadan yazmışsınız.Alman mahkemesi değil Vijdanlarda bu dava nasıl görülmüştür ona bakmak lazım.Evet usul hatası vardır ama bu şahsi ve siyasi menfaat güdülmüştür anlamına gelmez.Usül hatası da yapılmamalıydı, yanlış yapmışlar tamam ama bunu art niyete yorup, tüm dünyada bu işe gönül veren, destek veren insanların yardıma muhtaç insanlara ulaşma kapılarını kapamayalım. YARDIMLAR ENGELLENMESİN.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle