Ağca'dan Samast'a kirli yakın tarihimiz
- GİRİŞ19.01.2010 05:50
- GÜNCELLEME19.01.2010 05:50
Sıradan cinayetler ya da bazı akımların, örgütlerin yaptığı suikastlar kolay ortaya çıkar. Ancak içinde istihbarat örgütlerinin ya da derin devletin parmağının olduğu cinayetler kolay kolay ortaya çıkmaz. Hablemitoğlu ve Uğur Mumcu cinayetleri bu tür cinayetlerdendi. Özellikle Mumcu, devletin kirli ilişkilerini ortaya çıkaracak bilgi ve belgelere sahipti.’’
Bu sözler, TBMM Uğur Mumcu Cinayeti Soruşturma Komisyonu Başkanı Ersönmez Yarbay’a ait.
Yarbay, soruşturma sırasında tüm kapıların duvara dönmesinden yakınıyordu.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hayri Kozakçıoğlu ise dün sabah Abdi İpekçi cinayetinde kimi kamu görevlilerinin karanlık rolüne dikkat çekiyordu.
İpekçi’nin katili konuşmaya ve isim vermeye başlayınca maksimum korumalı bir askeri cezaevine konuldu, sonra da bir asker parkası giydirilerek “tahliye” edildi.
Unutmayın, dönem sıkıyönetim dönemiydi.
Kaçırıldı demek ayıp, dönemin askeri komutanları darbeyi hazırlayan kritik ortama götüren eylemlerin de planlayıcısıydı.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar4