Askeri medyanın özgürlüğü bitti!
- GİRİŞ13.03.2011 10:32
- GÜNCELLEME13.03.2011 10:32
Yakın zamana kadar asker, YÖK’ten RTÜK’e, MİT’ten yargıya kadar her alanda hakim olan bir kurumdu.
Şu anda bunların bir kısmı geride kaldı ama hala sağlam bir demokrasi oluşturduğumuz iddia edilemez.
Demokrasiye sağlamlaştırma sürecinden geçiyoruz.
Asker, yasalarla sağladığı bu üstünlüğünü medyanın yardımıyla meşru hale getirdi.
Medya, yıllar boyunca siyaset kurumunu itibarsızlaştıran, askeri yücelten bir işlev gördü.
Siyasetin, yargıyı, polisi, eğitimi ele geçireceği iddiası hep gündemde tutuldu.
Halk, kendi seçtiği temsilcilerinin polisten eğitime uzanan bir hizmet alanında etkili olmasından korkar hale geldi.
Oysa, sisteme siyasetin hakim olması sayesinde polis-halk ilişkisi tamamen değişti, işkence iddiaları neredeyse sıfırlandı.
Siyasetçinin itibarsızlaştırması operasyonu, askerin denetimindeki MİT’in yetiştirdiği ajanların haberci, köşe yazarı görünümünde medyaya yerleştirilmesiyle sürdürüldü.
Türkiye yıllar boyu demokratik yollarla ortaya çıkmamış hamilerin cirit attığı, politika yapmanın has alanlarının var olduğu ülke olarak kaldı.
Kıbrıs’tan Kürt meselesine, hukuk reformlarından Avrupa Birliği ilişkilerine kadar her alanda asker son sözü söyleyen kurum oldu.
Gerektiğinde gazete manşetlerinden siyasetçiye, hükümete ayar verme hakkını kendinde gördü, askerin hizmetindeki medya da bu işlevini memnuniyetle yerine getirdi, çünkü karşılığında avantasını aldı.
O nedenle, bugün itibariyle Türkiye’de tehlikede olan basın özgürlüğü değil, asker üzerinden topluma, siyasete ayar verme özgürlüğüdür.
Bu ülkede Hürriyet gibi bir gazete, üniversitede kılık kıyafet düzenlemesi yapan anayasa değişikliğini ‘411 el kaosa kalktı’ manşetiyle verip hem düzenlemenin iptalini sağladı, hem de AK Parti’ye kapatma davası açılmasının zeminini hazırladı.
Yorumlar4