Kürtler, HDP ve seçimler

  • GİRİŞ10.04.2019 12:40
  • GÜNCELLEME10.04.2019 12:40

Seçimlerin en dikkat çekici yönlerinden birisi HDP’nin Güneydoğu Anadolu’da yaşadığı yenilgidir. Çünkü HDP, bu bölgeyi kendisine kapatıyor, mülkiyeti olarak tekelleştiriyor ve bir hegemonya içinde yapılandırıyor. HDP siyasetinde Güneydoğu, var oluşunun topraksal zemini.

Bölücü siyasal tahayyülünün merkezi. Bundan dolayı hegemonyasını en fazla burada sağlamaya çalışıyor. Çukur siyasetini desteklemesi de bu hegemonyayı elinde tutma çabasıdır. “Demokratik ölümü” göze alarak terörle içli dışlı hale gelmesinin temelinde de bu tutum var. Bu hegemonyayı sürdürmek, tahkim etmek ve elinde tutmak için var gücüyle çalışıyor. İnsanları bire bir markaja alıyor. Onlara olmayacak ütopyalar sunuyor.

HDP, ideolojik hegemonyayı da rakipsiz bir biçimde kuruyor. Yani “Kürtler ve ötekiler” diyerek Kürtleri kendi siyasi alanı olarak kodluyor. Onları mülkiyeti olarak görüyor. Kendilerine katılmayan, ideolojilerini benimsemeyen ve onlara oy vermeyenleri aşağılıyor. Kürtleri satıyor diye grupçu baskılar uyguluyor. Bununla da yetinilmeyerek, PKK HDP’nin bu siyasetine silah ve şiddet üzerinden destek veriyor. Sert ideoloji her zaman başka fikirlerin dolaşımına müsaade etmez. HDP de bunu yapıyor. Şiddetin ve sert ideolojinin hegemonyası ile Kürtleri peşinde şartlandırıyor.

Fakat HDP, bütün bunlara rağmen seçimde, Güneydoğu’da büyük bir kayıp yaşadı. Bitlis, Şırnak, Ağrı ve Tunceli HDP’nin elinden çıktı. HDP’den kaçan oylar en fazla Ak Parti’ye aktı. Kürtler, Ak Parti’yi tercih ettiler. Yeniden bir uyanış dönemi başlıyor. Ne uyanışı bu? PKK ve HDP’nin silah ve sert ideolojileri ile kurdukları hegemonyadan uyanma. Devletin sağladığı güvenlikle beraber Kürtler yeniden kendi iradeleri üzerindeki HDP ve PKK hipoteğinden uzaklaşmaya başladılar. Farklı siyasal görüşler bölgede dolaşıma ve rekabete girdi. İsteyen TKP’ye oy verdi, isteyen Ak Parti’ye. Kürtler yeniden tek parti HDP ideolojisinin hipoteğinden kurtuldu. Çoğul siyasal seçeneklerle beraber özgürlüğünü kullanıyorlar artık.

HDP, seçim boyunca bölgede kayyumların anti-demokratikliğinden bahsetti. Sanki HDP, çok demokratik bir siyaseti güdüyormuş da..! Ancak halk bir realiteyi gördü. O da kayyumlarla beraber şehirlerinin ve ilçelerinin belediye hizmetlerinde görülen önemli iyileşmeler. Alt yapı hizmetleri, sosyal faaliyetler , güvenlik ve huzur halkın oy davranışlarını etkiledi. Bundan dolayı halk demokrasi nutuklarını atıp duran HDP karşısında kayyumların belediye hizmetlerini tercih etti.

Çukur siyaseti ile bölgesel ve kent hegemonyası üretmeye ve korumaya çalışma peşine düşen HDP, halkın huzurunu bozdu. İnsanlar evlerinden kaçtılar. Dramatik bir göç olayı yaşandı. Bu da çukur siyasetinin anlamsızlığını ve ürettiği yaralara işaret etti. HDP, bu siyaseti desteklediği için halkın huzur ve hayatını hiçe saymıştı aslında. Ontolojik planda da HDP ve PKK gibi hareketler için hegemonya temsili önemli. Kürtler, halk, onların hayat kalitesini geliştirme diye bir dertleri yok. Hegemonya için şiddetin, zehirli propagandanın ve emperyalist işbirlikçiliğin her çeşidini de yapmaktan çekinmiyorlar.

Tarih boyunca CHP’nin asimilasyon, inkar ve ret politikalarını yaşayan Kürtler, HDP eliyle yine CHP’ye pazarlandılar. Seçimlerde yapılan bu. Özellikle batı bölgelerinde CHP ile yapılan zımni ittifak ile beraber Kürtler CHP siyasetine taşındı. CHP’nin tarihi siyasetleriyle büyük trajediler yaşayan bir halk, yine CHP’ye kurban ediliyor. Bunu da HDP yapıyor. Çünkü HDP de bu topraklarda küresel siyasetin bir parçası olarak iş yapıyor. Kürtleri de bu küresel emperyalizmin emrine amade bir yola çağırıyor. Bu seçimlerde de Kürtler üzerine yaptığı siyaset budur.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat