Başsavcı da bunu yaparsa...
- GİRİŞ01.03.2010 05:58
- GÜNCELLEME01.03.2010 05:58
Türkiye'nin en büyük sorununun "yargı bağımsızlığı" olduğunu 25 Şubat tarihli yazımda örnekleriyle dile getirmeye çalışmıştım.
"Yargının da yargıya müdahalesi" olabileceğini, Erzincan sürecinde HSYK kararıyla görmüştük.
Balyoz soruşturmasında bunun yeni bir boyutuna şahit oluyoruz.
Başsavcı Aykut Cengiz Engin, soruşturmayı yürüten savcıların önüne engel koyuyor.
Bunu "GİZLİ" ve "İVEDİ" damgalı genelge ile yapmaya çalışıyor.
Balyoz darbe soruşturmasını yürüten savcıların, "tüm davetiye, celp/çağrı, arama, yakalama ve gözaltına alınma gibi tüm müzekkere ve yazılarda" Cumhuriyet Başsavcı vekillerinin "UYGUN GÖRÜLDÜ" şerhi ve imzasını almalarını şart koşuyor.
Oysa Anayasa "Hâkimler ve savcılar adli ve idari yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler, meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür" diyor.
Dikkat edilirse, "başsavcı vekili onayı" diye bir hüküm yok.
Başsavcı, genelge ile ya da bu emir ile Anayasa ile çelişiyor.
Üstelik bu yazı, İstanbul Merkez Komutanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne gönderiliyor.
Yani, "Başsavcı vekilinin onayı ve imzası yoksa arama, yakalama ve gözaltı işlemlerini yapmayın" diyor.
Oysa "arama" ancak mahkeme kararı ile gerçekleştirilebiliyor.
Başsavcı talimatıyla, hâkimlerin kararları üzerine de sınırlama koyuyor.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar1