Süper Kupa’da süper final
- GİRİŞ07.01.2026 09:08
- GÜNCELLEME07.01.2026 09:13
Yeni formatıyla ilk kez düzenlenen Süper Kupa’da finalin adı Galatasaray- Fenerbahçe derbisi oldu.
Galatasaray’ın Trabzonspor’u 4-1 yenmesinin ardından Fenerbahçe de Samsunspor engelini 2-0’la geçerek finalde birbirlerine rakip oldular.
Henüz birkaç gün önce sarı-lacivertli takıma katılan Anthony Musaba eski takımı Samsunspor karşısında maça ilk 11’de başladı. Hollandalı kanat oyuncusu, yaptığı 2 asistin yanı sıra oynadığı futbol, hırsı ve özellikle sarı-lacivertli taraftarlarla kurduğu diyaloglarla maça damgasını vuran isimdi. Devre arası transfer dönemlerinde takımların kadrolarına kattığı isimlerin performansları genelde çok başarılı olmaz. Ancak Fenerbahçe ara transfer döneminde “nokta atışı” yapmış diyebiliriz. Musaba kanatlarda sarı-lacivertlilere büyük katkı sağlayacağını ilk maçında göstermiş oldu. Musaba, özellikle topla dikine gidişi, çabuk adam eksilten oyun tarzı ve gole dönük futboluyla Tedesco’nun Fenerbahçe’sine ligin ikinci yarısında hem ligde hem de Avrupa’da büyük katkı sağlayacaktır.

Samsunspor karşısında Fenerbahçe adına en beğendiğim oyunculardan biri de yine genç savunma oyuncusu Yiğit Efe Demir’di. Daha önce bir yazımda da anlattığım Yiğit Efe, her geçen maç üzerine koyarak parlamaya devam ediyor. Oyuna ikinci yarı dahil olmasına karşın yüzde 100 pas isabeti bulan 21 yaşındaki Yiğit Efe, savunmadaki kritik hamleleri ve kendinden emin oyun tarzıyla adından çokça söz ettirecek.
SÜPER FİNAL: GALATASARAY – FENERBAHÇE
Aslında beklendiği gibi bir final oldu Süper Kupa’da. Önceki gün Galatasaray, Trabzonspor engelini 4 golle geçerken çok zorlanmadı. Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Yunus Akgün Galatasaray’ın hücum hattında yaptıkları organizasyonlar ve pas alışverişleriyle farklı galibiyetin mimarları oldular.
Sarı-kırmızılıların Arjantinli yıldızı Mauro Icardi ise Osimhen’in yokluğunda gollerine devam ederken asistleriyle de skora katkı sağlamayı sürdürüyor. Oyun içerisinde çok gözükmese de Icardi’nin topsuz alandaki koşuları, adam eksilten hamleleri Sane, Barış ve Yunus üçlüsünün hücum performanslarına doğrudan etki ediyor.

Şimdi 10 Ocak Cumartesi günü İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Galatasaray ve Fenerbahçe derbi maçta Süper Kupa’yı müzelerine götürebilmek için kozlarını paylaşacaklar.
Ligdeki şampiyonluk yarışında da ilk 2 sırayı paylaşan iki ekip de mevcut form durumları ve oyunlarıyla bize güzel bir maç vadediyorlar. İnşallah, sadece futbolu konuştuğumuz, hakem hatalarının en alt düzeyde olduğu kaostan uzak bir maç izleriz.
SÜPER KUPA ELEŞTİRİLERİ
Her ne kadar futbol kamuoyunda çokça eleştirilse de TFF’nin 4’lü bir şekilde ilk kez uyguladığı Süper Kupa organizasyonunu “şeklen” doğru bulduğumu söylemeliyim. Özellikle karşılaşmaların Gaziantep ve Şanlıurfa gibi Anadolu şehirlerinde oynanması bence çok doğru bir karar. Keşke final karşılaşması da İstanbul yerine ülkemizin farklı bir şehrinde oynansaydı. Türkiye modern statlar konusunda son 20 yılda inanılmaz tesisleşme hamlesine imza attı. Yurdumuzun birçok farklı bölgesinde dünya standartlarında statlarımız mevcut.
Yine lige verilen arada böyle bir organizasyon yapılması da eleştiriliyor. Bunu da doğru bulmuyorum. Takvimin sıkışık olmasından yakınılıyor ama artık küresel futbolda neredeyse her hafta maç takvimi var. Ulusal ligler, ulusal kupalar, Avrupa kupaları, milli maçlar, uluslararası turnuvalar, organizasyonlar vs.
Eskiden çok değil bundan 4-5 yıl öncesine kadar lige verilen aralarda takımlar genellikle Antalya’da kamp yaparlar orada da turnuvalarda katılırlardı. Farklı isimler ve sponsorlarla oynanan çoğusu uzun yıllar devam edip gelenekselleşen bu turnuvalara Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor hatta birçok Avrupa takımı katılırdı. O dönemler hiç bu tür tartışmalar olduğunu hatırlamıyorum.
4’lü finalle ilgili eleştirilebilecek en önemli konu maalesef taraftarların stadyumlara çekilememiş olması. Bu konuda TFF’nin farklı tedbirler alması organizasyonu daha iyi anlatması ve maçların oynanacağı şehirlerde daha iyi tanıtımlar yapması gerekir. Ayrıca, maçların yapıldığı şehirlerde yaşayan passolig kart sahiplerinin maçlara girememesi de bana göre yanlış bir uygulama. En azından sadece yarı final maçlarında bir sınırlandırma olmamalı.
Yorumlar2