FETÖ’nün Pedofili Canavarı Epstein’le Kirli İttifakı
- GİRİŞ09.02.2026 09:18
- GÜNCELLEME09.02.2026 09:19
Küresel gündemin değişmez başlıklarından biri hâline gelen pedofili suçlusu Jeffrey Epstein belgeleri, yalnızca bir suçlunun karanlık ilişkilerini değil; ona umut bağlayan, ondan yardım isteyen Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ahlaki olarak ne kadar alçaldığını da gözler önüne seriyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın, reşit olmayan mağdurları istismar ederek küresel bir suç ağı kuran Epstein’le ilgili yayımladığı 3 milyondan fazla belge, 2 bin video ve yaklaşık 180 bin görsel, skandala her geçen gün yeni bir boyut kazandırdı.
Amerikan başkanlarından kraliyet ailelerine, teknoloji devlerinden iş insanlarına; istihbarat ağlarından bilim ve sanat çevrelerine kadar uzanan bu kirli bataklık, “elit” maskesi altındaki ahlaki çürümeyi ve karanlık düzeni tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.

2019 yılında kaldığı cezaevi hücresinde şüpheli şekilde ölü bulunan Epstein’le ilgili belgeler hem Amerika içerisinde hem de küresel düzeyde dengeleri sarsıyor.
Epstein skandalında ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, İngiltere eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, İngiltere Prensi Andrew Mountbatten-Windsor, İsveç, Norveç ve Danimarka kraliyet ailelerinden isimler ile teknoloji devleri Bill Gates ve Elon Musk gibi birçok ünlü isim yer alıyor.
Küresel bir karanlık kasırgaya dönüşen bu kirli belgelerde 15 Temmuz darbe girişiminin mimarı FETÖ’nün de yer alması; hainlikle ahlaki çöküşün nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyuyor.

GÜLEN İLE EPSTEİN ARASINDAKİ KARANLIK HAT
Son çıkan belgelerin ortaya koyduğu en çarpıcı gerçeklerden biri şudur:FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in avukatlığını yapan Reid H. Weingarten, aynı zamanda Epstein’in pedofili davasına da bakan isimdir.
15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından, 2016 yılında Türkiye’nin iade girişimlerine karşı Gülen, Amerikalı Steptoe & Johnson LLP hukuk bürosu avukatlarından Weingarten ile dava anlaşması yaptı.
O tarihlerde düzenlediği basın toplantılarında Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalar yapan Weingarten, bununla da yetinmeyerek pedofili suçlusu Epstein’den Gülen için yardım talep edecek temaslarda bulundu.
Bir tarafta ABD’de pedofili suçundan hüküm giymiş, adı insanlık dışı bir suç ağıyla özdeşleşmiş Jeffrey Epstein; diğer tarafta ise 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen bulunuyor.
Belgeler, bu iki dosyaya da bakan Weingarten’in, avukatlık faaliyetlerini aşarak FETÖ adına kurduğu kirli ilişkilerin; bilinçli bir lobi ve özel girişim hattı üzerinden nasıl yürütüldüğüne ayna tutuyor.

FETÖ’NÜN SÖZCÜSÜ ASLANDOĞAN’IN KRİTİK ROLÜ
Yazışmalarda, FETÖ’nün Amerika’daki en kritik isimlerinden Yüksel Alp Aslandoğan’ın yanı sıra; Gülen’in okullarında yetişmiş, yıllardır örgütün ABD’deki hukuki faaliyetlerini yürüten Remzi Güvenç Kulen ile yine aktif görevler üstlenmiş Osman Öz’ün de yer aldığı görülüyor.
Epstein belgelerindeki e-posta zincirinde adı geçen isimler arasında özellikle Aslandoğan’ın FETÖ içindeki konumu dikkat çekiyor.
FETÖ’nün ABD’deki çatı kuruluşlarından Ortak Değerler İttifakı’nın (Alliance for Shared Values) başkanı olan Alp Aslandoğan, örgütün “sözcüsü” konumunda, yıllarca elebaşı Fetullah Gülen’e en yakın isimlerden biri olarak öne çıktı.
Yönetim kurulunda Katolik-İslam araştırmacıları ve Yahudi din adamlarının da bulunduğu bu çatı yapının altında Atlantic Institute, The Peace Islands Institute, The Rumi Forum, The Pacifica Institute, The Dialogue Institute of the Southwest ve Niagara Foundation olmak üzere altı farklı yapılanma bulunuyor.
FETÖ’nün ABD’deki dinler arası diyalog ve lobi ağlarının başında yer alan Aslandoğan, Amerikan dini gruplar, siyasi çevreler ve lobilerle temasları yürüttü; uzun yıllar Gülen’in tercümanlığını yaptı.
ASLANDOĞAN’IN KİLİSE BULUŞMASI
Örgütün ve Gülen’in yabancı medya ile ilişkilerini de koordine eden Aslandoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Gülen’in Amerikan medyasına verdiği röportajları organize eden kilit isimdi.
Avrupa Parlamentosu’nda, ABD Kongresi’nde ve birçok eyalette düzenlenen Türkiye karşıtı etkinlikleri koordine eden Aslandoğan, FETÖ adına yaptığı uluslararası açıklamalarla biliniyor.
Epstein yazışmalarında merkezî bir konumda bulunan Aslandoğan’ın, New Jersey’de yaklaşık 540 bin dolarlık triplex bir evde son derece lüks bir yaşam sürdüğü biliniyor.
Ayrıca, Anadolu Ajansı Amerika Temsilcisi olarak görev yaptığım 2018 yılında Aslandoğan’ın da içinde yer aldığı FETÖ üyelerinin New Jersey’deki Trinity Episcopal Kilisesi’ndeki Ramazan buluşmalarını haberleştirmiştik.
FETÖ üyelerinin, çok yakında cami bulunmasına rağmen kilise içinde, haç mahfillerinin arasında teravih namazı kıldıkları AA ekibi tarafından görüntülenmişti.
Kilise anahtarlarının örgüt mensuplarında bulunması ve kilisenin internet sitesinde katıldıkları pazar kahvaltılarına ait fotoğrafların yer alması, FETÖ’nün dinî söylemi ne derece araçsallaştırdığını gözler önüne sermişti.

PEDOFİLİ EPSTEİN’DEN MEDET UMAN FETÖ
Yayımlanan belgelerde, pedofili suçlusu Epstein’e avukat Weingarten tarafından “yüksek öncelikli” olarak iletilen 6 Ağustos 2016 tarihli e-posta son derece kritiktir. Çünkü bu yazışmadan çok önce, 2008 yılında Jeffrey Epstein Florida’da yargılandığı pedofili suçundan hüküm giymiş ve 18 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Kendisini FBI soruşturmalarından kurtarmak için suçlamaları kabul eden Epstein, geceleri cezaevinde kalıp gündüzleri ofisine gitmesine imkân tanıyan, hukuk tarihine geçen kirli bir anlaşmadan faydalanmıştı.
Bu kirli anlaşmanın siyonizmin ateşli savunucularından Harvard Üniversitesi Ceza Hukuku Profesörü Alan Dershowitz’in Epstein’in MOSSAD bağlantısı konusunda dönemin başsavcısı Alexander Acosta’yı uyarması sayesinde gerçekleştiği ileri sürülmüştü.
Epstein’in pedofili kimliğiyle, başta MOSSAD olmak üzere istihbarat örgütleri ve küresel “elit” ağlarla ilişkileri; en azından avukatı Weingarten tarafından bilinen bir durumdu.
Dolayısıyla ortada “haberimiz yoktu” ya da “avukatın kendi inisiyatifi” gibi kaçamaklara yer bırakmayacak kadar net bir tablo bulunmaktadır.
FETÖ, Epstein’in kim olduğunu, hangi suçlardan hüküm giydiğini ve nasıl bir ahlaksızlık sembolüne dönüştüğünü bilerek; aynı avukat, aynı ağ ve aynı kulis mekanizması üzerinden bu kirli ilişkiyi sürdürmüştür.
Bu noktada mesele yalnızca bir avukat-müvekkil ilişkisi değildir. Mesele, kirli bir suçlunun nüfuzundan, bağlantılarından ve kulis gücünden faydalanma arayışıdır.
Bu tablo, örgütün yıllardır kullandığı “mağduriyet”, “hukuk” ve “insan hakları” söylemlerinin tamamen bir maske olduğunu göstermektedir.
15 Temmuz’da hainliği ortaya çıkan FETÖ’nün kirli maskesinin altından, ahlaki çürümenin en alt seviyesi çıkmıştır.
FETÖ’DEN EPSTEİN’İN AVUKATINA YÜKLÜ ÜCRET
Epstein’le ortak avukat üzerinden kurulan bu kirli ilişki ağında öne çıkan bir diğer boyut ise FETÖ tarafından Reid H. Weingarten’e ödenen ücretlerin büyüklüğüdür.
Avukat-müvekkil ilişkisi gereği gizli tutulan bu meblağlar net olarak bilinmese de ABD’deki genel hukuki ücret skalası fikir vermektedir.
ABD’de saatlik avukatlık ücretleri; eyaletlere, dava konularına, tecrübeye ve avukatın tanınırlığına göre değişmekte; 300–400 dolardan başlayıp 3.000 dolara kadar çıkabilmektedir.
Örneğin Elon Musk’un avukatlarından Alex Spiro’nun saatlik ücretinin 3.000 dolar civarında olduğu bilinmektedir.
Bu çerçevede yüksek profilli bir avukat olan Weingarten’in saatlik 1.000–2.000 dolar aralığında ücret alması muhtemeldir. Bu da yıllar içerisinde yüz bin doları bulan ödeme yapıldığı anlamına gelmektedir.
Weingarten’in yalnızca hukuki değil, örgüt adına ilişki kuran bir rol üstlendiği de dikkate alındığında bu rakamın daha da yüksek olması ihtimal dâhilindedir.
Bir yanda, örgüt içinde patlak veren vasiyet kavgasında Gülen’in kardeşi Mesih Gülen’in avukatına baskı yapılarak davadan çekilmesi; diğer yanda pedofili suçlusu Epstein’in avukatı Weingarten’e ödenen yüklü ücretler, FETÖ’nün ikiyüzlülüğünü açıkça göstermektedir.
Mesih Gülen’in vasiyet davasına destek için sosyal medya üzerinden yaklaşık 60 bin dolar toplayan FETÖ tabanının bu çelişkili tabloya nasıl tepki vereceğini zaman gösterecektir.
FETÖ’NÜN AHLAKİ İFLASI VE ÇÖKÜŞÜ
Fetullah Gülen’in ölümünün ardından örgüt içinde ortaya saçılan yolsuzluk iddiaları, çıkar ilişkileri ve vasiyet kavgalarıyla derinleşen çözülme artık gizlenemez hâle gelmiştir.
Bir dönem Beyaz Saray koridorlarında dolaşan, ABD Kongresi’ne kadar uzanan lobi faaliyetleri yürüten; “diyalog”, “eğitim” ve “barış” maskeleri altında milyon dolarlık ağlar kuran örgüt, bugün kendi iç hesaplaşmasının enkazı altında çöküşe sürüklenmektedir.
Örgüt içindeki fay hatları kırılırken; birbirine güvenmeyen, farklı çıkar gruplarına bölünmüş, iç çelişkileriyle boğuşan bir yapı ortaya çıkmıştır.
Artık FETÖ içinde “fesih” tartışmaları dahi açıkça dillendirilmektedir.
Son çıkan Epstein belgelerinde ortaya konan FETÖ bağlantısı, bu çözülmeyi ahlaki zeminde daha da hızlandırmaktadır. Örgüt tabanında, “pedofili suçlusundan yardım dilenen bir yapı” görüntüsünün ciddi bir rahatsızlık oluşturduğu ortadadır.
Örgüt medyasının tüm savunma çabalarına rağmen bu kirli bağlantı, FETÖ mensupları arasında sorgulamaları görünür kılmıştır.
15 Temmuz darbe girişimiyle hainliği tescillenen örgüt, Epstein belgeleriyle birlikte ahlaki çöküşünü de belgelemiştir.
Yeni belge dalgalarıyla Epstein’in istihbarat bağlantıları daha da netleşirken, FETÖ’ye ilişkin yeni ilişkilerin ortaya çıkması; örgüt içindeki çözülme ve parçalanmayı derinleştirme potansiyeli taşımaktadır
Yorumlar8
-
eray
1 saat önce
Şikayet Et
ateşiniz bol olsun.peşinden giden ahmaklara duyurulur
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
Reis'e
2 saat önce
Şikayet Et
İzmir yanıyor.
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
SAADETTİN
2 saat önce
Şikayet Et
ikisi de ölmüş. mühim olan bundan sonraki sürece dikkat etmek. Rabbim helak etsin İnşALLAH
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
Tevazu
2 saat önce
Şikayet Et
Onlardan dost edinmeyin.(Maide 51). Ayeti dinler arası diyalog olmayacağını gösterirken,buna girişenler neye hizmet ettiğini eninde sonunda görür.Zaten zelil oldular.Ne olurdu yaptıkları kötülükleri yapmayıp düzgün Müslüman olsalardı iyiye örnek olsalardı.Yaşadıkları yerler, durum utanç verici.
Birde sonu var.Kaçışı olmayan. İslam'a uygun yaşamayanın sonu hüsrandır.
Beğen
Cevapla
Toplam 7 beğeni
-
Bedri
3 saat önce
Şikayet Et
Az alçak değilller
Beğen
Cevapla
Toplam 7 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle