5 derste nasıl darbeci olunmaz
- GİRİŞ08.07.2008 08:10
- GÜNCELLEME08.07.2008 08:10
Arkadaşlar merakla yüzüme bakarken, "Ben bir kişi tanıyorum" deyip devam ettim:
"Ben..."
Telefonlarımın 20 yıldır dinlendiğini çok iyi biliyorum.
Her Türk vatandaşının "Telefonum dinleniyor" paranoyası vardır.
Bu paranoya bende hakikate dönüşmüştür.
O nedenle telefon konuşmalarında, her şeyin şakasını yaparım, bir tek "darbe şakası" yapmam.
* * *
Ancak artık korkumuz dinlenmenin ötesine geçti.
Şimdiki korkumuz, "Konuştuğumuz şeyler acaba hangi tarafa çekilir, altında neler aranır, nelere yorulur ve hangi dosyalara sağlam delil olarak girer" endişesidir.
Mustafa Balbayın sorgulaması, bu endişemizin yersiz olmadığını hepimize ispatladı.
Önce bu soru ve "belgelerle" bir insan nasıl gözaltına alınır diye şaşırdım.
Asıl vahimi ise arkasından geldi: Bu soru ve belgelerle bir insan nasıl "tutuklanma" istemiyle mahkemeye sevk edilir?
Buna inanamadığım için aklıma şu soru geliyor:
Acaba Balbay, kendisine sorulan soruları ve gösterilen belgeleri tam olarak anlatmadı mı?
Eğer anlattıysa ben bu sorgulamadan şu sonuçları çıkaracağım:
Bir:
Artık hiçbirimiz kendimizi emniyette hissedemeyiz. Hepimiz her an evimizden alınıp götürülebiliriz.
İki:
Artık telefonda bırakın darbe şakası yapmayı, AKPye yönelik en küçük eleştiriyi bile yapmamalıyız.
Çünkü bu eleştiri, yarın bir gün önümüze "darbe delili" olarak çıkabilir.
Üç:
Okuyuculardan gelen fakslara, gönderilen davetiyelere çok dikkat etmemiz gerekir. Çünkü, herhangi birinin bize gönderdiği davetiye, bir yorum, tutuklanma nedenimiz olabilir.
Dört:
Kimlerle konuştuğumuza, davet edildiğimiz yerlerde kimlerle yan yana geldiğimize dikkat etmeliyiz. Çünkü o insanlardan herhangi biri terör örgütü mensubu ilan edilirse, bu bize de bulaşabilir. Zaten "Medya ayağı eksik" diyen bir koro, her gün gammazlamaya devam ediyor, hayatımız anında kayabilir.
Beş:
Yabancı büyükelçiliklerden, özellikle de ABD Büyükelçiliğinden gelen davetlere kesinlikle katılmamalıyız. Hatta mümkünse, davetiyeleri geri gönderip, bunu da dinlenen telefonumuz aracılığıyla hakkımızda dosya hazırlayanlara iletmeliyiz.
Tabii bütün bunları yapmak yine de yeterli olmayabilir.
Başka biri başka biriyle konuşması sırasında, sizin adınızı da telaffuz etti mi, ayvayı yediniz demektir.
Çünkü işleyen mantık, "O söylemişse doğrudur" mantığıdır.
Tabii bir de şansınıza, kimliği belirsiz bir "gizli tanık" düşmemişse...
* * *
Orta ve lise döneminde en çok dinlediğimiz hikáyelerden biri Abdülhamid dönemi jurnalciliği ve istihbaratçılığıydı.
Bunun nasıl bir duygu olduğunu bir türlü anlamazdım.
Artık anlıyorum.
Güya "derin devleti" çökertmeye çalışıyoruz ama yerine gelen devletin ondan daha sığ, daha müşfik olacağı konusundaki umudumuz da giderek azalıyor.
Yine de içimde hálá, bekleyip iddianameyi görmemiz gerektiğini söyleyen iyimser bazı kırıntılar kaldı.
Bu yazdıklarımı art niyetli bir yaklaşım olarak da okuyabilirsiniz, iyi niyetli ve yapıcı bir eleştiri olarak da...
Ben samimi olarak, yaratılan bu ürkütücü havanın, "Ergenekon" denilen ilişkiler ağını ortaya çıkaracak sağlam bir soruşturmanın itibarını ve gücünü azaltacak endişesiyle yazıyorum.
Devlet içinde böyle bir örgütlenme varsa bunun ortaya çıkarılması hepimizin lehinedir.
Ama şu ana kadar soruşturmanın yürütülüş biçimi, sızdırma yöntemleri, uçurulan balonlar ve bazı sorgulamalarda belge diye ortaya konan şeyler, sorulan sorular, bizde samimi bir araştırmadan çok, etkili bir "sindirme" operasyonu izlenimi yarattı.
Öte yandan Genelkurmaya gelen gazetecilerin konuşmalarının görüntüleriyle kaydedilmesi, başka komutanlara ait özel bilgilerin özel arşivlerde saklanması, bir takım hareket planlarının hazırlanması da insanı ürkütüyor.
Böyle olunca da ister istemez insanın aklına Devlet Bahçelinin tespiti geliyor:
"Ülkemiz gerçekten bir korku imparatorluğuna mı dönüştürülüyor?"
Yorumlar89
-
tol_a
17 yıl önce
Şikayet Et
sacma tespitler. ya kardeşim ben halkım.
yolda aracım cevrilir polisler görevini yapar.
cezayı keser arabayı baglar.
kimlik denetimine takılırım nezarethanede bekletilirim. kimsenin gıkı çıkmazda sen sorgulanmak için mahkemeye cagrıldıgındamı emniyette degiliz sonucu çıkar.
adalet işler bir şekilde kaygı yapma.
darbecilerde cezasını ceker yandaşlarıda destekcileride..
kimsenin yaptıgı yanına kar kalmaz.
yeter ki vatan sagolsun.
...
Beğen
Cevapla
-
Ejder Ejderha
17 yıl önce
Şikayet Et
Kimse sizin kadar olamaz emin olun. Bir ülkede durduk yerde darbe havası estirmeyi, her yer süt liman iken ekonomi çöküyor, ülke yönetiliemiyor havası vermeyi, iki tane başörtülü görünce eyvah irtica geliyor demeyi sizden daha iyi kimse beceremez.
Bu ülkede korku cumhuriyeti oluşturmayı en iyi siz beceriyorsunuz. Niye başkasını suçluyorsunuz. Başkalarına olunca iyi, size gelince kötü iyi valla.
Beğen
Cevapla
-
baybars can
17 yıl önce
Şikayet Et
önemli olan konu. açık ve aleni bir şekilde darbe çığırtkanlığı yapmak,darbe programı hazırlamak ve mahkemelerde hakimler vasıtasıyla hukuksuz ve mesnetsiz bir şekilde sırf kendi siyasi çıkar gaileleri ile koskoca bir partiyi kapatmaya çalışmak ve ideolojik baskılarla başörtüsü yasağını devam ettirmek için hukuku siyasallaştırmak askerleri organize etmek bürokratları organize etmek klasik bir cuntacı çete bina etmektir bu meşru görmeniz cubtacı bir rejimde yaşamanız olmasıdır.
Beğen
Cevapla
-
Yusuf Çınar
17 yıl önce
Şikayet Et
Bunları yutacak kadar geri zekalı (Söz Baykal'a ait) değiliz. Buraya çok ağır ifadeler yazmak isterdim ama yazamıyorum. Sadece bu zevatla ilgi şunları yazıyorum. Okul mescitlerinde namaz kılan insanları bile ergenekon cinayet şebekesinden tehlikeli gören hasta beyinlere ne denebilir ki? Ruhsatsız lokantada bir kadeh rakı içmek için manşet atıp; ergenekon çetesini bir kadeh rakı kadar önemsemeyen hasta ruha ne yazılabilir?
Beğen
Cevapla
-
kılıç ali
17 yıl önce
Şikayet Et
mhp ye oy verdiğini söyleyip sonrada bela okuyanlar. ilk olarak bu yazıyla mhp nin ne alakası var mhp mi yazdı bu yazıyı darbe günlüklerinin neresinde mhp geçiyor şimdi bu heri 1960 allah bilir müslümalıkdan dinden kitaptan bahsedecek ama ben bu şahsın 22 haziran 2007 tarihinde bir siteye yazdığı yorumu buldum yani genel seçimlerden 1 ay önce bu yazıyı yazmış ve alenende akp ye desteğini ortaya koymuş ama burada ısrarla mhp ye oy verdim deyip aklınca mhp yi karalamaya çalışıyor son sözüm dindar olmak kadar namuslu olmakta önemli bir erdemdir
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle