Ezber bozan adam Batrakov

  • GİRİŞ04.11.2026 08:51
  • GÜNCELLEME04.11.2026 09:03

Galatasaray'ın yükselişi devam ediyor. Şampiyonlar Ligi'nde kritik maçta Sttutgart'ı hak ederek mağlup eden sarı kırmızılılar, Avrupa'da güçlü adımlarla ilerliyor.

Oyun felsefesi açısından birbirine benzer iki ekibin mücadelesinde farkı ortaya koyan taraf Galatasaray oldu. Batrakov yıldızlaştı, taraftarları mest etti. Avrupa'nın bu sezon dikkat çeken genç oyuncularından biri konumuna geldi. Okan Buruk'un ekibi, tempoya çok iyi karşılık verdi ve artık Şampiyonlar Ligi'nde daha iddialı pozisyona ulaştı.

OYUNCULAR SAHA ŞARTLARIYLA DA MÜCADELE ETTİLER

Maç 0-0 devam ederken rakibin atağı iki direğe birden çarpıp gol olmayınca işin gidişatı belli oldu. Kısa süre sonra Batrakov'un harika golüyle 1-0 öne geçen Galatasaray, oyunun kontrolünü almaya başladı. İlk yarı gerçekten maçın temposu yüksekti. Açıkçası bu kötü zeminde oyuncular yalnızca birbirleriyle değil, saha şartlarıyla da mücadele ettiler. Böylesine rakamların ödendiği bir platformda zemini bu şekilde bırakmak ciddi bir eksiklik ve en kısa sürede düzeltilmesi gerekiyor.

İlk yarı Batrakov dışında Lemina, Torreira ve Yunus öne çıkan isimler oldu. Barış ve Osimhen de rakip savunmayı fazlasıyla yıprattı. Galatasaray'ın merkezde kurduğu üstünlük, skpra da doğal olarak yansıdı. Oyuncular, formda olmanın da etkisiyle özgüvenli, ne oynadığını bilen ve birbirine üst düzey uyumlanmayla sahadaydı. 

İkinci yarı rakibin özellikle kanatları ve Demirovic üzerinden hücumun merkezini kullanması beklenen bir durumdu. Baskıyı arttırıp, risk aldılar. Bu dakikalarda oyuncu değişiklikleri daha erken olabilirdi. Uğurcan'ın sahne aldığı dakikalarda Galatasaray kalesini gole kapattı. Başarılı kaleci, son haftalarda formunu yükseltiyor. Takım savunmasında yaşanan sıkıntıların ardından Okan Buruk'un hamleleri rakibin ritmini de bozdu. Leao ve Sara'nın girişiyle hücumda daha çok görünen Galatasaray, Singo ve Eren'in girmesiyle de kanatları kapatmayı amaçladı. Bu noktada, Okan Buruk'un elinde belki de geldiği günden bu yana en geniş kadro bulunması büyük avantaj. Her teknik direktör böyle bir yedek kulübesi hayal eder denebilir ama bu lüksü oluşturan husus, Okan Buruk'un forma adaletidir. Yunus ve Barış iyiyse, Leao ve Sane bekler. Sallai iyiyse, Singo bitiren kadroda yer bulur. İlkay temposuz ve yetersiz ise oyuna hiç.girmez. Oyuncuların sırtında yazan isimlerine değil, çimde bıraktıkları ayak izlerine göre verilen kararlar, elbette kadroyu geniş gösteren unsurların başında geliyor. Hak eden oynuyor, takım kazanıyor.

GALATASARAY KÜLTÜRÜNE YAKIŞAN BİR REFLEKS

Lille maçının anlam kazanması için bu mücadeleden 3 puan almak gerekiyordu; tam da öyle oldu. Milli araya girmeden önce yine çok kritik Amedspor maçı öncesi kazanılan bu moral, o karşılaşmaya da taşınacaktır. Avrupa'da yeniden iddialı hale gelen sarı kırmızılı ekip, ligde de zirvedeki yerini sağlamlaştırmak amacıyla sahaya çıkacak. Üstelik, yönetim kurulunda yaşanan istifaların yeşil sahaya yansımaması da Galatasaray'ın kültürüne yakışan bir refleksti. Oyuncular sahaya odaklı ve başarı temelli ilerliyor. Konsantrasyon merkezini başka bir noktaya çekmek asla büyük takımlara iyi gelmez. Burada hem Başkan Dursun Özbek'in deneyimi hem de Okan Buruk'un liderliği çok kıymetli. Fırtınalı denizde yol almak, durgun suda yapılan manevralardan çok daha önemlidir.

 

Yorumlar1

  • cem 21 dakika önce Şikayet Et
    Saha rezalet. dünkü barcelona maçını izleyin bakiyim saha nasıl olurmuş görün. o sağanak yağış bizde olsaydı ne olurdu bizim zemin düşünemiyorum.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat