PKK neden geri adım attı?
- GİRİŞ15.08.2012 07:47
- GÜNCELLEME15.08.2012 07:47
CHP Dersim milletvekili Hüseyin Aygün’ü kaçıran PKK’lılar “Partimiz adına sizi alıkoyuyoruz’ demişlerdi.
Oysa dün KCK adına yapılan açıklamada “Bir gerilla birimimiz milletvekili Hüseyin Aygün’ü kendi inisiyatifi ile bir süreliğine alıkoydu” deniyor.
Ardından ekliyor…
“Söz konusu vekil işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün salıverilecektir.”
Elinde silah zorbalıkla insan kaçır, ‘alıkoyma’ de.
Halkın seçtiği bir milletvekilinin canına ve özgürlüğüne kastet, ‘adli işlem’ de.
***
Kullanılan dilin saçmalığı bir yana, ne oldu da PKK geri adım attı?
Hani parti kararıydı?
Son anda KCK çıkıp neden ‘bir gerilla biriminin kendi inisiyatifleri’ dedi?
Şaşırdığım için sormuyorum…
Çünkü PKK geçmişte de benzer çelişkili açıklamalar yaptı.
Baskın yapmayacağız dedi, baskın oldu.
Sivilleri hedef almayacağız dedi, siviller öldü.
Sivil ölümlerden özür dilendi, özrün değil ama sivil ölümlerinin yenileri geldi.
Bir eylem sonunda ne zaman sıkışsa faturayı ‘yerel unsurların kendi inisiyatifine’ havale etti.
Şimdi de benzer bir taktikle aynısını yapıyor.
Burada önemli olan PKK’nın taktiği değil, bu taktik açıklamayı neden yapmak zorunda kaldığıdır.
***
Evet, PKK Hüseyin Aygün gibi bir aydın siyasetçiyi kaçırarak hem Alevilere, hem CHP’ye, hem BDP’ye, hem Meclis’e hem de iç ve dış kamuoyuna bir gözdağı verdi.
Ama verdi de ne oldu?
Bir yanda hükümetin Meclis’te toplanmayı bile gereksiz bulan güvenlikçi politikaları…
Diğer yanda PKK’nın bir halkın haklarını savunmaktan, Hüseyin Aygün gibi bu coğrafyada acılar çekmiş bütün halkların hakkını koruyan bir milletvekilini kaçırması.
Al birini vur ötekine.
Öl, öldür, hayatı, siyaseti, bir coğrafyanın kaderini esir al.
Sonuç?
Sonuç, silahlar konuşsun.
Televizyonları stratejistler doldursun.
Alan hâkimiyeti ne demek?
Vur kaçtan vur kala nasıl geçildi?
Köşe yazısının devamını okumak için tıklayınız
Yorumlar2