Motosikletle simit getirtenden çevreci olmaz…

.

  • GİRİŞ23.09.2022 08:22
  • GÜNCELLEME24.09.2022 09:19

Mısır’da iklim zirvesi yapılıyor.

Dünyanın felaketine yol açan baronlar, dünyanın en zengin tatil beldesinde dünyayı kurtarmak için toplandı.

Çölün ortasına, dağın tepesine, okyanusun dibine gitmek yerine, iklim felaketinin nelere yol açtığını parmağını uzatarak, örnekleriyle göstermek yerine lüks otelleri, tatil beldelerini tercih etti baronlar.

Niye ordalar biliyor musunuz?

Güvenlik nedeniyle!..

Kimse gelip kapıdan bacadan bağırıp çağırmasın, protesto etmesin, keyfimizi kaçırmasın diye üst düzey güvenlik önlemleri altında içine ettikleri dünyayı temizlemeye(!) çalışıyorlar güya.

Pakistan’ın üçte biri sular altında.

Avustralya ormanlarının beşte ikisi yandı, kül oldu.

Çin’de, kuraklıktan ölen insan sayısı çeşitli hastalıklardan ölenlerden kat kat fazla.

İngiltere, meteorolojinin kayıtlı tarihinde en yüksek sıcaklık değerlerine ulaştı.

Karadeniz havzasında hissedilen ısı değerleri yaz aylarında Akdeniz seviyesine yükseldi.

Afrika’nın beşte üçü, artık geri döndürülemez denilerek “felaketler çölü” adıyla kaydedildi.

Kanada, ikinci kez kuraklık raporu açıkladı.

Hindistan, topraklarının küresel iklim felaketine karşı “dünya mirası” olarak kabul edilmesi için başvuruya hazırlanıyor.

Türkiye, bilinçsiz sulamaya, hatalı yapılaşmaya ve erozyona karşı önlem alamadığı için “sağır topraklar” diyarına dönüştü, dönüşecek.

Norveç, tohum bankasını uzaya taşımak için girişimlerde bulunurken diğer yandan buzulların altını oyarak petrol çıkarmaya devam ediyor..

Bunlar olurken…

Amerika ve Rusya arasında eriyen buzulların olduğu bölgelerin kimin toprağı ya da karasuyu olacağı tartışması yaşanıyor.

Petrol şirketlerinin milyarlarca dolarlık kar bilançoları konuşuluyor.

Bazı ahmaklar da…Çok özür dilerim…

Bu şirketlerin daha çok vergi vermesi gerektiğini söylüyor.

Yani…

Adam öldürüp kefaletle serbest kalabilirsin, diyor.

Yeter ki daha çok para ver, daha çok para verirsen dünyayı yakabilirsin, diyor.

Dünya hukuk tarihine geçecek “davalar serisi” başlıyor.

Üçüncü dünya ülkeleri, iklim felaketine yol açan büyük ülkeler ve şirketler hakkında peş peşe davalar açıyor.

Şimdi göreceğiz bakalım adaletiniz, göreceğiz insanlığınızı.

Afrika’daki donsuz çocuk…

Kamboçya’daki sığır çobanı…

Kutuplardaki balıkçı…

Çöldeki bedevi…

İskenderiye’deki hamal…

Rize’deki balcı…

Nepal’deki yolcu…

“Ahlaksız herif, utanmaz adam!” diyecek sana.

İki günlük dünyayı zehir ettin hepimize, her yanımızı dinamitledin, havamızı çaldın, suyumuzu, ekmeğimizi, aşımızı, eşimizi çaldın, bizi perişan ettin, lanet olsun, diyecek.

Bakacağım ne diyecek senin mahkemelerin o zaman, bakacağım.

Haa bu arada…

İki adımlık yola gidip simit almak yerine…

Ya da suşi..

Ya da her neyse işte…

Cep telefonundan “sütçü beygiri” şirketlerini arayıp…

Motosikletle simit getirten…

Bir simit için elektriği, benzini, insan gücünü, zamanı sorumsuzca harcayan…

Sonra da eline tutuşturulan yeşil broşürle “çevreci şapşalına” dönüştürülen sevgili çok bilmişim…

Sen de izle bakalım bu davaları.

Kulağın çınlayacak mı, seni de bir kaşıntı tutacak mı..

İzle izle…

Yorumlar2

  • Bilgi 6 gün önce Şikayet Et
    Ayrıca yaygın motorsiklet kuryeliğini artıran meşhur şirket, istihbarat amaçlı kişisel bilgi edinimi yapabilir,...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Para 6 gün önce Şikayet Et
    Her şeyin tek kurtlş çaresi inadına dahaçok para gibi lanse ediliyor, din,vicdan, namus, hukuk, hak getire yeter ki para gelsin, 10 yıl sonra sadece çok para sömürenin yaşama hakkı olacak, 20 yıl sonra en fazla sömüren yaşayacak buda dünyada en fazla sömüren beş yüz ailenin yaşaması demek olacak, yani göl kuruduğunda çukrda kalanlar biraz daha yaşayacak.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat