Hayvan dedik bin ah işittik
- GİRİŞ01.06.2014 09:26
- GÜNCELLEME01.06.2014 09:26
Araya bir sempozyum girdi. Bunlardan bazı cümleler vermek istiyorum:
'Ülkemizde geleneksel yollarla yapılan, hayvanların mera ve otlaklarda yayıldığı hayvancılık tarzı ölmek üzeredir. Bunun yerini Batı tarzı modern hayvancılık almış, bu tarzla beraber birçok sorun ve soru da gündeme gelmiştir:
Hayvanlar belli mekânlara hapsedilmekte, genellikle dışarı yüzü, güneş yüzü görmemekte, insanlar tarafından değişik kimyasal maddeler katılarak elde edilen suni yemlerle beslenmekte, fıtratlarında olan yeşil otlarla beslenmekten mahrum bırakılmakta, yaşamak zorunda bırakıldıkları mekânlar genellikle dar olmakta, özellikle de besi ve yumurta tavukçuluğunda hayvanlar neredeyse darlıktan nefes alamamaktadır. Bu hayvanların güneş görme hakkı doğal beslenme hakkı, daha rahat bir mekânda nefes alma hakkı, kısaca hayvanca yaşama hakkı yok mudur?
Bugün yaygınlaşan bu modern hayvancılıkta hayvanların üremeleri suni tohumlama yoluyla olmakta, dolayısıyla hayvanlar doğal yollarla üreyememektedir.
Bu hayvanların doğal yollarla çiftleşme, zevklenme, doğal yollarla dünyaya gelme hakları yok mudur?
Gene günümüzde hayvancılık alanında hayvanların genleri ile oynanmakta hayvanların fıtratları, sonuç itibariyle de insanların fıtratları bozulmaktadır. Mesela normal şartlarda altı ayda yetişebilecek bir piliç, iki üç günde bir iğne yapmak, dar mekânlarda 24 saat beslenmek suretiyle 40 günde kesime hazır hale gelebilmektedir.
Geleneksel yolla yapılan hayvancılıkta yavru, doğduktan sonra gelişinceye kadar annesiyle yaşar, onu emer onunla oynardı. Şimdi yavru doğar doğmaz annesinden ayrılmakta, sütü annesinin memesinden değil biberondan emmektedir. Yavru hayvanların annelerini emebilme hakkı, onlarla beraber olma, oynama hakkı yok mudur?
Başka bir mesele de şudur. Vakıf medeniyetinden, dolayısıyla su medeniyetinden gelen bir milletin torunlarının yaşadığı şehirlerde neredeyse akar bir çeşme kalmamıştır (İstanbul örneği). Bizler susadığımızda 50 kuruş verip susuzluğumuzu giderebilmekteyiz peki şehirlerimizin sokaklarında yaşayan evcil hayvanlar, kuşlar, çeşmeleri akmayan bu şehirlerimizde susuzluklarını, özellikle de sıcak günlerde nasıl giderecekler? Bu hayvanların su bulabilme hakkından kim sorumludur? (İsmail Önder).'
Devamı için tıklayın >>
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol