Barış Başkanı mı, güç sarhoşu mu?
- GİRİŞ04.01.2026 09:20
- GÜNCELLEME05.01.2026 09:12
Donald Trump ikinci kez Beyaz Saray’a dönerken kendisi için parlak bir unvan seçmişti:
“Barış başkanı.”
Aradan bir yıl bile geçmeden bu sıfatın vitrinde durduğunu, gerçeğin ise bambaşka bir yöne savrulduğunu görüyoruz…
Yeni yıl, Venezuela’ya yönelik geniş çaplı ABD askeri saldırısıyla açıldı; Trump, Venezuelalı lider Nicolas Maduro’nun yakalanıp ülke dışına çıkarıldığını ilan etti.
Barış söylemi, yerini yine bombaların gürültüsüne bıraktı…
Venezuela operasyonu tek bir örnek değil; İran’a yönelik “kilitlenmiş ve hazırız” tehditleri de bu kapsamda ele alınabilir…
Trump yönetimi neredeyse her ay yeni bir cephe açıyor.
Bu tablo, Trump’ın sık sık dile getirdiği “sekiz savaşı bitirdim” iddiasını daha da tartışmalı hale getiriyor…
Trump, ikinci yemin töreninde “en gurur duyacağım mirasım barış olacak” demişti.
Ardından Savunma Bakanlığı’nı “Savaş Bakanlığı” olarak yeniden adlandırması ise bu iddiayla alay eder gibiydi…
Kendisinin ve ekibinin savunması net: “Güç yoluyla barış.”
Ronald Reagan’dan Roma İmparatoru Hadrian’a uzanan bu slogan, aslında savaşları önlemek için caydırıcılığı savunurdu…
Bugün ise Trump’ın elinde, savaşı meşrulaştıran bir gerekçeye dönüşmüş durumda.
İşin ironik yanı şu: Trump yıllarca Amerikan müdahaleciliğini yerden yere vurdu…
George W. Bush yönetimini Irak işgali üzerinden “savaş çığırtkanlığıyla” suçladı…
Riyad’da yaptığı konuşmada “sözde ulus inşa edicilerin, inşa ettiklerinden çok daha fazla ülkeyi mahvettiğini” söyledi…
Haklı olduğu noktalar vardı. Ancak bugün gelinen yerde, Trump’ın farkı sadece uzun vadeli plan yapmaması gibi görünüyor.
Bombalıyor, çekiliyor, geride bıraktıklarının hesabını umursamıyor…
Venezuela örneği bu açıdan çarpıcı.
Sonuçta karşımızda şu soru duruyor: Trump gerçekten barışın peşinde mi, yoksa gücün cazibesine kapılmış bir lider mi?
Bugünkü tablo, “barış başkanı” söyleminin, askeri müdahaleleri parlatan bir siyasi pazarlama sloganından ibaret olduğunu düşündürüyor.
Barış, bombalarla değil; diplomasiyle, hukukla ve sabırla gelir…
Fatih Yoncalık / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol