Sandığın gölgesinde bir meşruiyet oyunu
- GİRİŞ25.01.2026 14:56
- GÜNCELLEME08.08.2026 14:56
2021 darbesinden bu yana iç savaşın ve Arakanlı mazlumların feryadının yükseldiği Myanmar’da sandıkların kurulması, cuntanın iktidarını meşrulaştırma tiyatrosundan ibaret. Ordu güdümlü Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi’nin (USDP) rakipsiz girdiği bu "çok partili" seçim, milli iradenin tecellisi değil; namluların gölgesinde yazılmış bir senaryodur. Muhalefetin tasfiye edildiği bir iklimde sandıktan çıkan sonuç, milletin helal oyu değil, üniformalı cunta aklının vesayetini sivil kılıfa sokma gayretidir.
Küresel aktörlerin ve BM’nin "tanımıyoruz" açıklamaları ise Doğu Asya jeopolitiğindeki ikiyüzlü diplomasiyi bir kez daha ifşa etmiştir. Batı'nın konjonktürel tepkileri ile bölge ülkelerinin ticari kaygıları, cunta lideri Min Aung Hlaing’e "Dış dünya umurumuzda değil" dedirtecek cüreti vermiştir. Kendi milletine ve coğrafyasına yabancılaşan bu zihniyet, gücünü küresel sistemin bencil dengelerinden ve Doğu’daki güç odaklarının sessiz onayından almaktadır.
Hülsa, milli hakimiyete ve adalete dayanmayan hiçbir seçim, ne akar kanı durdurabilir ne de devlete beka sağlayabilir. Demokrasi; yalnızca sandık kurmaktan ibaret değildir, ruhunu meşruiyetten ve milletin kendisinden alır. Myanmar tecrübesi, hakiki bir adalet tesis etmeyen seçimsel süreçlerin, ancak zalimlerin vesayetini tahkim etmek için biçilmiş bir kaftan olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol