Boğaz’daki Kilit ve Siyah Altının Ateşten Dalgası
- GİRİŞ08.03.2026 10:00
- GÜNCELLEME13.08.2026 08:52
Coğrafyanın kaderiyle küresel ekonominin iştahı, Hürmüz’ün daracık sularında bir kez daha çetin bir imtihana çekiliyor. Tahran’daki rafinerilerin alevlere teslim olmasıyla göğe yükselen dumanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferin kilitlenmesiyle birleşince Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar barajını adeta yıkarak son dört yılın zirvesine tırmandı. Doğu ile Batı arasındaki güç çekişmelerinin faturası bir kez daha dünya pazarlarına kesilirken; enerji koridorlarında yankılanan bu sarsıntı, küresel ölçekte yeni ve yıkıcı bir enflasyon dalgasının ilk habercisi olarak kayıtlara geçti.
Tarih bize öğretmiştir ki, Haçlı zihniyetinin ve bölgesel hırsların tutuşturduğu her ateş, en nihayetinde halkların ekmeğine ve ocağına göz diker. Emperyalist odakların ve gözü dönmüş aktörlerin coğrafyamızı bir harp sahasına çevirme hırsı, bugün insanlığı tedarik zincirlerinin koptuğu, gıda ve enerji krizlerinin kapıyı çaldığı tekinsiz bir eşiğe sürüklemiştir. Hürmüz’de tıkanan her damar, Batı’nın konforlu sırça saraylarından Doğu’nun mazlum coğrafyalarına kadar her yerde hayat pahalılığının ve belirsizliğin tırmanması demektir.
Gelişmeler açıkça göstermektedir ki, etrafımızı saran bu ateş çemberinde en büyük güvencemiz; milli enerji hamlelerimizi kararlılıkla sürdürmek, yerli ve milli imkânlarımızı tahkim etmek ve Türk devletinin ali menfaatlerini her şeyin üstünde tutmaktır. Küresel sistemin fay hatları çatırdar, siyah altın küresel bir şantaj aracına dönüşürken; sağlam bir ekonomi, sarsılmaz bir devlet aklı ve bağımsızlık şuuruyla hareket etmek, milletimizin bekası için yegâne ve vazgeçilmez pusulamızdır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol