Basra’da Yakılan Meşale
- GİRİŞ15.03.2026 10:00
- GÜNCELLEME13.08.2026 08:53
Tarihin ve coğrafyanın kaderi bir kez daha Basra Körfezi’nin sularında, küresel güçlerin kanlı kapışmasına sahne oluyor. ABD ve İsrail hava kuvvetlerinin, İran’ın adeta ekonomik şahdamarı sayılan Hark Adası’ndaki petrol tesislerini hedef alması, çatışmanın seyrini sıradan bir askeri operasyon olmaktan çıkarıp küresel bir enerji harbine dönüştürmüştür. Mavi suların ortasındaki devasa tesislerden yükselen alevler, sadece bir adanın değil, Doğu ile Batı arasındaki tüm diplomatik köprülerin kökünden yanışının göstergesidir. Tahran yönetiminin "sevkiyatlar sürüyor" açıklamaları ise çatışmanın psikolojik boyutunu ve bölgedeki direnç hattının kırılmadığını ilan etme çabası olarak ele alınabilir.
Ancak tarihten ders almayan Haçlı zihniyeti ve bölgesel işbirlikçileri bilmelidir ki; Doğu’nun enerji damarlarını kesmeye dönük her fütursuz hamle, en nihayetinde küresel ekonominin ve insanlığın harmanına ateş düşürür. Körfez’deki her patlama; mazlum halkların aşını, ekmeğini ve huzurunu hedef alırken, Siyonist ve emperyalist hırsların sınır tanımayan pervasızlığını bir kez daha tescil etmektedir. Enerji koridorlarını birer şantaj ve imha alanına çeviren bu zihniyet, coğrafyamızı ucu bucağı belirsiz bir kaosun eşiğine sürüklemekte, dünya pazarlarını derin bir belirsizliğe mahkûm etmektedir.
Etrafımızı kuşatan bu ateş çemberi karşısında bizlere düşen en temel vazife; milli bünyemizi tahkim etmek, yerli ve milli imkânlarımızı her alanda en üst seviyeye çıkarmaktır. Küresel güçlerin coğrafyamız üzerinde yürüttüğü bu kirli denklemde Türk devleti; köklü devlet aklı, güçlü ordusu ve sarsılmaz milli iradesiyle hem kendi bekasını muhafaza edecek hem de coğrafyasının teminatı olmaya devam edecektir. Siyah altından sızan kanın ve alevlerin ortasında tek pusulamız, Türk milletinin mukaddes menfaatlerini ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutmaktır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol