Körfez’de çetin satranç
- GİRİŞ03.05.2026 09:22
- GÜNCELLEME23.08.2026 17:22
Basra ve Hürmüz hattı yine barut kokuyor. Tahran yönetiminin nükleer ısrarı ve deniz yollarındaki baskıcı hamleleri, bölgedeki tansiyonu sürekli diri tutuyor. Hürmüz’den Kızıldeniz’e uzanan hatta atılan her kontrolsüz adım, hem küresel güçlerin müdahalesine zemin hazırlıyor hem de komşu coğrafyaların huzurunu dinamitliyor. Güç devşirme hırsıyla yürütülen bu sert manevralar, kardeş coğrafyayı yeni krizlerin eşiğine sürüklüyor.
Körfez ile yürütülen diplomasi trafiği masada olumlu görünse de sahadaki vekâlet savaşları ve güvensizlik kolay kolay aşılmıyor. Yabancı donanmaları bölgeye çeken bu gerilim siyaseti, en çok da bölge halklarına zarar veriyor. Suni krizlerden beslenen emperyal odaklara koz vermemek için bölge ülkelerinin hamasi ve yayılmacı hevesleri bir kenara bırakıp hakkaniyetli bir çizgiye gelmesi şart.
Türkiye ise bu karmaşanın ortasında hem caydırıcılığı hem de adil hakemliğiyle dimdik duruyor. Ankara, ne sınırlarının dibinde bir nükleer krize ne de ticaret yollarının şantaj aracına dönüştürülmesine rıza gösterir. Bu coğrafyanın kaderi, tek bir aktörün hırslarına da Batı’nın sinsi planlarına da teslim edilemez. Bölgede gerçek istikrar; yayılmacı politikalardan değil, Türk devlet aklının temsil ettiği adalet ve dengeden geçecektir.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol