Zengezur’un fethi ve Türk asrı
- GİRİŞ17.05.2026 09:23
- GÜNCELLEME23.08.2026 17:23
Asırlık bir hasretin, kökleri ötelerden beslenen kutlu bir mefkûrenin eşiğindeyiz. Haritalara zorla çekilen suni setler birer birer yıkılırken, Hazar’ın iki yakası kadim hafızasıyla yeniden kucaklaşıyor. Türkiye, Azerbaycan ve ata yurdumuz Orta Asya Türk devletlerinin Zengezur güzergâhında ve Hazar Geçişli Orta Koridor’da attığı bu tarihi lojistik adımlar, salt bir demir yolu projesi ya da iktisadi protokol değildir. Bu hamle; ecdadın at koşturduğu bozkırlardan Akdeniz’e uzanan çelikten bir kardeşlik köprüsünün, Türk dünyasının jeopolitik uyanışının ve bağımsızlık mührünün ta kendisidir.
Yıllarca bizi birbirimizden koparmak, Türk dünyasının arasına fitne ve sınır duvarları örmek isteyen emperyal zihniyet, bugün Kafkaslar’da kurulan bu sarsılmaz irade karşısında çaresiz kalmıştır. Zengezur’dan geçecek her tren, Hazar’ı aşacak her kervan; yalnızca ticaret mallarını değil, ortak tarihimizi, dilimizi, inancımızı ve tek bir yürek haline gelen milli şuurumuzu taşıyacaktır. Basra ve Kızıldeniz gibi küresel kriz noktalarının kilitlendiği bir çağda, Türk kuşağının inşa ettiği bu güvenli hat; hem doğunun zenginliğini batıya ulaştıracak hem de küresel ticaretin atan kalbi haline gelecektir.
Artık söz de karar da bu toprakların asıl sahiplerinindir. Ankara ile Bakü’nün omuz omuza vererek Taşkent’ten Aşkabat’a, Bişkek’ten Astana’ya ördüğü bu birlik halkası, 21. asrın "Türk Asrı" olacağının en somut müjdesidir. Dün hayal denilenler bugün çelik raylarla coğrafyaya nakşedilmekte; ayrılık türküleri yerini muazzam bir kızılelma yürüyüşüne bırakmaktadır. Şüphe yok ki; Zengezur’un kapılarını sonuna kadar açan bu basiretli devlet aklı, Türk-İslam medeniyetini yeniden cihanşümul bir nizam ve adalet mihveri kılacaktır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol