Mazlumun denizinde Türk kalkanı
- GİRİŞ12.07.2026 13:57
- GÜNCELLEME27.08.2026 13:58
Gözünüzü haritaya çevirin ve Somali kıyılarına, o masmavi ama yıllardır sömürülen sulara bir bakın. Hint Okyanusu ile Kızıldeniz’in kesiştiği o stratejik boğazda, Türkiye ile Somali arasında devriye görevi yapan sahil güvenlik botlarının menzili daha da genişletildi. Batılı sömürgecilerin asırlardır korsanlıkla, fakirlikle ve kaosla anılmasını istediği bu kadim sahillerde, artık ne emperyalistlerin fırkateynleri at koşturabiliyor ne de deniz haydutları cirit atabiliyor. Ankara’nın Mogadişu ile omuz omuza kurduğu bu güvenlik kalkanı, sadece teknik bir deniz devriyesi değil; Türk’ün adalet sancağının okyanus ötelerine kadar uzanan sarsılmaz mührüdür.
Yıllarca Afrika’nın zenginliklerini emip geride sadece kan ve gözyaşı bırakan o kibirli başkentler, Türk donanmasının bu sularda nöbet tutmasını hazmedemiyor. Çünkü onlar gittikleri yere sömürmek, bölmek ve garnizon kurmak için gittiler; Türk askeri ise inşa etmek, mazluma kol kanat germek ve kardeşinin denizini korumak için orada. Somali’nin balıkçısı artık rızkını korkusuzca denizden çıkarabiliyorsa, limanlarında kardeşliğin ve bereketin çarkları dönüyorsa, bunda ecdadımızın bize miras bıraktığı o cihanşümul vicdanın ve millî devlet aklımızın imzası vardır.
Somali ile geliştirilen ilişkiler, coğrafi mesafenin ötesinde stratejik, ekonomik ve güvenlik boyutları olan çok katmanlı bir ortaklığa dayanmaktadır. Türkiye’nin Kızıldeniz ve Hint Okyanusu hattındaki deniz güvenliği varlığı; deniz haydutluğu, kaçakçılık ve bölgesel istikrarsızlık kaynaklı riskleri sınırlandırmayı hedeflerken, kritik deniz ticaret yollarının güvenliğine de katkı sunmaktadır. Savunma sanayii kabiliyetleri ve ikili askeri iş birliği protokolleriyle desteklenen bu operasyonel kapasite, Ankara'nın Afrika Boynuzu'ndaki kurumsal varlığını pekiştirerek bölgedeki güç dengelerinde etkin bir aktör olarak konumlanmasını sağlamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol