Moskova ve Ankara Bişkek masasında

  • GİRİŞ30.08.2026 09:24
  • GÜNCELLEME30.08.2026 09:24

Bişkek bozkırında bir masa kuruluyor…

Peki bu masa diplomasinin salon nezaketlerini aşarak bizzat sahadaki barutun, gaz vanalarının ve döviz kurlarının konuşulacağı çetin bir hesaplaşma divanı olabilir mi?

Bir mübalağa elbette ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in ŞİÖ Zirvesi marjındaki bu randevusu sadece iki liderin birbirine hatır sorduğu bir protokol buluşması değil…

Ukrayna cephesindeki çıkmazdan Karadeniz’in mayınlı sularına, Akkuyu’nun tedarik çarklarından yerel parayla ticarete kadar doğrudan sahayı kilitleyen dosyaların açılacağı stratejik bir uzlaşı zemini…

Dünya bloklara ayrılıp kapıları birbirinin yüzüne çarparken, Ankara ile Moskova’nın aynı masada göz hizasından pazarlık yürütebilmesi, Bişkek’i laf kalabalığının bittiği, somut kartların açıldığı en sahici güç terazisi haline getiriyor.

Erdoğan ile Putin’in ŞİÖ Zirvesi marjındaki randevusunda ana omurgayı üç temel dosya oluşturacaktır:

Ukrayna savaşı, Karadeniz’deki son gelişmeler ve iki ülke arasındaki ticari-ekonomik iş birliği…

Bu kapsamda Ukrayna savaşında sahadaki fiili durum ve kış öncesi olası müzakere kanalları,

Karadeniz’de ticari seyrüsefer güvenliğini sağlayan MCM Black Sea koordinasyonu ile 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefi doğrultusunda yerel paralarla ticaret

Ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin finansman/tedarik akışı da ele alınabilir…

Masadaki pazarlıkların Karadeniz ve enerji ayağı, teknik ayrıntılarıyla doğrudan iki ülkenin sahadaki kazanımlarını ilgilendiriyor.

Moskova cephesinde ise Batı yaptırımlarının etrafından dolanmayan, ancak ikili bankacılık ve gümrük süreçlerinde tıkanıklık yaşamayan ödeme modelleri ile tahıl ve gübre ihracatının lojistik güvencesi en sıcak gündem maddesi.

Kafkasya’da Zengezur Koridoru’nun açılması ve Suriye’nin kuzeyindeki istihbari-güvenlik koordinasyonunun yeni yol haritası da kapalı kapılar ardındaki görüşmenin kritik kaldıraçları arasında yer alıyor.

Bişkek ziyareti öylesine bir ziyaretin ötesinde;

Türkiye’nin denge politikasının sadece retorikte değil, kurumsal ve rasyonel pazarlık zemininde ne kadar karşılık bulduğunu tescilleyecek bir takvim…

Rusya’nın küresel tecridi kırma arayışında Ankara vazgeçilmez bir nefes borusu niteliği taşırken, Türkiye de savunma sanayii dengeleri, bölgesel koridor güvenliği ve enerji arzında Moskova ile asgari müştereklerde buluşarak jeopolitik manevra alanını genişletiyor.

İki liderin Bişkek’te uzlaşacağı teknik parametreler; Karadeniz’deki sıcak çatışma riskini sınırlayacak, Kafkaslar ve Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan etkileyecek ve bölgesel tedarik zincirlerinin işleyişini belirleyecek stratejik bir mutabakat zemini üretecektir.

Fatih Yoncalık / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat