Wahsington’da zoraki dans

  • GİRİŞ25.09.2026 09:37
  • GÜNCELLEME25.09.2026 09:37

Washington'daki son ABD-Çin zirvesi, diplomatik bir nezaket ziyaretinden çok, dünyayı döndüren 700 milyar dolarlık devasa ticaret hacminin sigortasını attırmama çabasıydı…

Kameralar önünde verilen ılımlı pozlar kimseyi yanıltmasın; kapalı kapılar ardında iki süper güç, bir nevi kontrollü kriz simülasyonu yürütüyor…

ABD, Çin'in teknolojik şahlanışına yasal bariyerler çekerken, Pekin yönetimi Washington'un Pasifik'te kurduğu askeri çevreleme çemberini yarmaya çalışıyor. Bu temas, dostane bir el sıkışma değil; uçurumun kenarında birbirinin yakasından sıkıca tutan iki devin soğukkanlı bir denge arayışıdır.

Analitik merceği masadaki asıl dosyalara çevirdiğimizde savaşın cepheleri netleşiyor: Yarı iletkenler, yapay zeka ve Tayvan…

ABD, modern ekonominin yeni petrolü sayılan gelişmiş mikroçiplerin küresel üretiminde aslan payını elinde tutan Tayvan'ın Pekin kontrolüne geçmesini varoluşsal bir tehdit olarak görüyor.

Washington'un Çin'e uyguladığı yüksek teknoloji ve çip ihracat kısıtlamaları, fiili bir 'teknolojik Soğuk Savaş' ilanı olarak görülebilir.

Çin ise bu ablukaya, küresel pazarın yüzde 80'ini domine ettiği güneş panelleri, batarya teknolojileri ve nadir toprak elementlerindeki tekel gücünü bir silah gibi kullanarak yanıt veriyor.

Bu iki kutuplu satrancın dünyamıza faturası ise giderek kabarıyor.

Siyaset bilimcilerin, yükselen bir gücün mevcut hegemonyayı tehdit etmesiyle ortaya çıkan sıcak çatışma riskini tanımlamak için kullandığı "Tukidides Tuzağı", şu an yalnızca iki ülkenin birbirine olan karmaşık ekonomik bağımlılığı sayesinde erteleniyor.

Nitekim Washington'daki masadan çıkan sonuç yeni bir küresel barış değil; çip ambargoları, gümrük duvarları ve donanma tatbikatlarıyla sürecek uzun bir yıpratma savaşının yeni kurallarının belirlenmesiydi.

Filler tepişmemek için zoraki bir dansa kalktı; dünyanın geri kalanı ise bu ritme ayak uydurmak zorunda…

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat