Rezilliği rezilliklerle örtmek
- GİRİŞ13.02.2026 09:08
- GÜNCELLEME13.02.2026 09:08
Biz yazmaktan, konuşmaktan bıktık ama CHP her gün yeni bir pespayelik ile karşımıza çıkmaya bıkmıyor.
Bir gün ilçe belediye başkanına ağza alınmayacak küfürler savuran yüzüyle, bir gün 16 yaşındaki kıza taciz iddiasından tutuklanan belediye başkanıyla gündemi gereksiz ve negatif bir psikolojiyle meşgul ediyor.
Bunlar da yetmezmiş gibi; deprem bölgesinde ‘neler neler’ yaptıklarını 50-100 çöp konteyneri ile anlatıp, üç yıldan kısa sürede biten 455 bin konut ve işyerini lekelemeye çalışıyor.
Durun daha bitmedi…
Önceki gün Anayasa’nın 106’ıncı maddesi gereği yemin etmesi gereken Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin etmesini ‘teamül dışı’ provakasyonlar ile engelleme girişiminde bulunuyor.
Protesto yapmak demokratik bir haktır.
Ancak kürsüyü işgal etmek, bakanlara fiziki saldırı teşebbüsünde bulunmak demokratik bir hak değil, orman kanunları ile açıklanabilecek bir eylem türü olarak karşımıza geliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in üzerine yürüyen CHP’li Mahmut Tanal’ı durdurmak isteyen AK Parti’li Osman Gökçek de Tanal’a fiziki saldırıda bulunuyor.
Ortaya istenmeyen görüntüler çıkıyor.
Bir milletvekilinin ceketi yırtılıyor, ayakkabıları çıkıyor.
Özetle; TBMM, periyodik olarak dünyaya ‘Tayvan Meclisi’ne benzer görüntülerle dünya basınında gündeme geliyor.
Tıpkı Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın TBMM’de dünyaya verdiği Gazze mesajının ertesi gününde yaşanan kavga görüntülerinde olduğu gibi…
Siyasetçilerin kabiliyetinin dillerinin gücü olması gerekir.
Fikirlerin tartışılması beklenir.
Ancak bunlar yerine yumrukların yarıştığı bir noktaya gelinmesi, kendi partisinin belediye başkanına ve ailesine küfredilmesi ‘siyasetin çukurunu’ kazmakla eşdeğerdir.
Bu saydıklarım son bir haftada şahit olduklarımız…
Daha geriye dönmeye gerek duymuyorum.
Bir hafta içinde bu kadar rezilliğe neden şahit olduğumuzu sorguluyorum.
CHP, bu rezillikler sayesinde vatandaşta iktidara gelebilecek bir ümidi oluşturabilir mi?
Tabii ki hayır…
Yani bu rezillikler ile ‘ülkeyi yönetebilecek irade CHP’dir kanaati’ vatandaşta oluşmaz…
Öyleyse neden yapıyor olabilirler?
Bir rezilliği, başka rezillikler ile örtmek için olabilir…
Görele Belediye Başkanı tacizden tutuklanır, muhalif basın CHP’li olduğunu saklayarak verir.
Özgür Özel’in neyin etkisinde attığı çeşitli tahminlerle açıklanan ‘skandal mesajlar’ gündemde çok yer bulunca, ‘nefesine sağlık’ diyenler ve tebrik edenler de vatandaşta yeterince yumuşamaya neden olmayınca; meclisi karıştırma stratejisi devreye girmiş olabilir…
Çivi çiviyi söker misali Özgür Özel’e ve partisine zarar verebilecek ‘çok sorunlu’ konular gündemi değiştirerek giderilmeye çalışılmış olabilir…
Her ne amaçla olursa olsun ortaya çıkan manzara açık ve net…
CHP, çamura saplanmış bir şekilde ayaklarını çamurdan kurtaramıyor.
Freni boşalmış bir kamyon misali şarampole doğru yuvarlanıyor.
Ancak olan ülkeye oluyor…
Ülkede yapılan olumlu işler kamuoyunda yeterince yer bulamıyor…
Vatandaşın gerçek sorunları ve çözümlerine dair birçok mesele yeterince konuşulamıyor…
KABİNE’YE YENİ KAN
Önceki gece yarısı Resmî Gazete’de yayınlanan atama kararlarına göre Adalet ve İçişleri bakanları değişti…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Akın Gürlek Adalet Bakanlığı’na, Mustafa Çiftçi de İçişleri Bakanlığı’na getirildi.
Başka değişimlerinde olabileceği konuşuluyor.
Bu değişimleri nasıl değerlendirmek gerekir?
Aynı gece İçişleri ve Adalet bakanlarının değişmesi, İstanbul’da gerçekleşen ve kimsenin gözünün yaşına bakılmadan devam eden yolsuzluk, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve benzeri operasyonların 81 ilde koordineli bir biçimde karşımıza çıkma ihtimalini karşımıza çıkarıyor.
Kabinedeki bu kan değişiminin enerjisi, önümüzdeki günlerde pek çok farklı şehirde İstanbul’da ve İstanbul’dan farklı şehirlere sirayet eden şehirlerde gördüğümüz operasyonların genişleyeceğini düşünüyorum.
SIFIR ATIK BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK
Salı günü Sıfır Atık Vakfı tarafından Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde düzenlenen ‘COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları’nın Gaziantep Sonuç Konferansı’nı yerinde izlemek için Gaziantep’te idim…
Konferans hem yerel hem de ulusal ölçekte umut verici mesajlar taşıyordu.

Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla yola çıkan bu süreç, ‘Yerelden Ulusala İsraf ve Atık’ temasıyla 81 ilde sürdürülüyor.
Gaziantep ayağı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Çevre Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin gibi isimlerin katılımıyla güçlü bir iradeye tanıklık etti.
Konferansta en dikkat çekici noktalardan biri, Gaziantep’e özgü Sıfır Atık Hedef Belgesi’nin kamuoyuna ilan edilmesiydi.
Kentteki iyi uygulama örnekleri paylaşıldı; bu örnekler, sadece atık yönetimini değil, tarımdan sanayiye, eğitimden belediye hizmetlerine kadar geniş bir dönüşüm potansiyelini gözler önüne seriyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın konuşması ise konferansın ruhunu özetliyordu…
Ağırbaş; “COP31, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük uluslararası etkinliği olacak. 197 ülkenin katılımıyla, 100 binden fazla insanın bir araya geleceği bu zirve, Antalya’da düzenlenecek ve küresel iklim diplomasisinin kalbi Türkiye’de atacak” ifadelerini kullandı.
Samed Ağırbaş’ın vurguladığı gibi, Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu tanımı değişiyor; daha adil, daha kapsayıcı ve daha etkili bir katılım hedefleniyor.
Dijital Koordinasyon Merkezi’nin devreye girmesiyle dünyanın her köşesinden paydaşlar sürece online katkı sağlayabilecek.
Türkiye, ‘dünyanın zirvesi’ mesajını güçlü bir şekilde veriyor.
Bu çalıştaylar ve konferanslar, COP31’e giden yolda sadece hazırlık değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü anlamına geliyor.
Gaziantep’in ortaya koyduğu irade de yerelden başlayarak ulusala, oradan da küresel ölçeğe taşınan bir sıfır atık kültürünün mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan bu hareket, artık sadece bir proje değil; geleceğe bırakacağımız oldukça değerli miras haline geliyor.
2026 Kasım’ında Antalya’da buluşacak dünya, Türkiye’nin bu vizyonundan çok şey öğrenecek.
Sıfır atık, artık bir tercih değil; zorunluluk.
Ve Türkiye, bu zorunluluğu fırsata çevirmekte kararlı…
Yorumlar8
-
Bülent Duman
38 dakika önce
Şikayet Et
Tek kelime, bunları destekleyenler,rezil insanlar
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Sefa
1 saat önce
Şikayet Et
Bunların rezilliklerini yazılı ve görsel yayinlarda çarşaf çarşaf yayınlamak lazım insanlar unutuyor gündem saptiriyorlar .....
Beğen
Cevapla
-
vatandaş
1 saat önce
Şikayet Et
CHP milletvekilleri meclis lokantasında ucuza yedikleri çok proteinli yemekleri yiyip hiçbir iş yapmayınca kudurup ancak böyle başkalarına saldırarak enerjilerini harcıyorlar.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
İsmet
1 saat önce
Şikayet Et
Pusuda yatan timsah nasıl olsa arka bahçe besliyor mutlu azınlığı irtica korkusu her daim sıcak chp de özal rahmetli parti isimlerini serbest bırakmasaydı çok iyi olacaktı chp ve mhp ismi çok uçlarda kaldı
Beğen
Cevapla
-
emekli vatandaş
2 saat önce
Şikayet Et
Yav bu millet hiç chp ye yetki verirmi chp demek çöp çamur çukur demek emeklileri kandırmaya çalışıyor bende emekliyim eğer imkanları olsa şimdiki maaş ın yarısını vermezler inanın Allahtan başımızda reis var yoksa çoktan bitmiştik...
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle