Erdoğan liderliğinin konforu
- GİRİŞ24.03.2026 08:51
- GÜNCELLEME24.03.2026 09:17
Türkiye’nin etrafı ateş çemberi…
Son 25 yılda; Türkiye'nin çevresinde bulunan Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar, Karadeniz, ve Kuzey Afrika’yı da dahil ettiğimizde 17-18 büyük kriz veya savaş çıktı…
Suriye, Libya, Ukrayna, Karabağ, Yemen, Irak/IŞİD, Gazze, 9 ay önceki 12 Gün Savaşı ve şu an devam eden Amerika-İsrail ve İran gerilimini hemen bir çırpıda sayabiliyoruz.
Kısacası, Türkiye ateş çemberinin tam ortasında...
Ama bakın…
İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Diyarbakır’da, Van’da, Edirne’de hiçbir vatandaşımız “Acaba bugün başımıza ne gelecek?” korkusuyla uyanmıyor.
Ya da yastığa kafasına koymuyor…
Sokaklarımızda bombalar patlamıyor, sınırlarımızdan kaçak terörist orduları girmiyor, şehirlerimizde mülteci kamplarına dönüşmüş çadır kentler de yok…
Güvenlik açısından Türkiye, komşularının aksine ‘nimet’ içinde yaşıyor.
Bu nimetin adı Erdoğan liderliğidir…
2016’dan bu yana Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye hangi mücadeleye girdiyse, o mücadeleden galip çıktı…
Suriye’de Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı harekâtlarıyla terör koridoru paramparça edildi.
PKK/YPG’nin ‘kanton’ hayali çöktü.
Libya’da, Hafter’in darbe girişimine karşı meşru hükümeti destekledik; Trablus düşmedi, Türkiye’nin deniz yetki alanı genişledi, Doğu Akdeniz’de ‘olmaz’ denilen yapıldı.
Azerbaycan’da 2020 Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin stratejik desteğiyle 30 yıllık işgal 44 günde bitti.
Şuşa aslına döndü yani Türk’ün oldu, Ermenistan diz çöktü.
Akdeniz’de sondaj gemilerimiz “Yunanistan engeller” diye geri dönmedi; Oruç Reis, Yavuz, Fatih, Kanuni kararlılıkla çalıştı…
Doğu Akdeniz’de Libya ile imzalanan mutabakat muhtırası hâlâ masada en güçlü kozumuz olarak duruyor…
Terörle mücadelede PKK’nın beli kırıldı; şehirlerimize roket atamaz, dağda barınamaz hale geldi, şimdi tamamen lağvolmak üzere…
Bunların hepsine ‘tesadüf’ diyebilir miyiz?
Asla...
Afrika’da da aynı irade, aynı kararlılık var.
Özellikle Somali’de Türkiye, Erdoğan liderliğinde adeta tarihi bir başarı hikâyesi yazdı.
2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mogadişu’ya yaptığı tarihi ziyaretle başlayan süreç, ülkeyi enkaz halinden ayağa kaldırdı...
Mogadişu’da TÜRKSOM Askeri Eğitim Üssü (Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük üssüdür) kuruldu.
2017’den beri on binlerce Somalili asker burada eğitildi…
El-Şebab terörüne karşı Somali ordusunun bel kemiği haline getirildi.
Binlerce subay ve astsubay yetiştirildi, ülke kendi güvenliğini sağlayabilir hale geldi.
Somali-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi olarak anılıyor) 200 yataklı bir dev tesis olarak açıldı.
Ülkenin en modern sağlık merkezi oldu, binlerce Somalili’ye şifa verdi, doktor ve asistan yetiştiriyor…
Son yıllarda imzalanan savunma ve ekonomik iş birliği anlaşmalarıyla Somali’nin deniz yetki alanları koruma altına alındı, mavi ekonomi ve enerji kaynakları alanında ortaklık kuruldu.
Türkiye, Somali’ye 1 milyar doları aşan insani ve kalkınma yardımı yaptı; okullar, yollar, altyapı projeleriyle ülkeyi yeniden inşa etti.
Afrika’da Somali başta olmak üzere Libya, Nijer, Senegal gibi ülkelerde de Türkiye’nin ayak izi var…
Askeri eğitim, SİHA satışları, kalkınma projeleriyle eşit ortaklık modeli oluşturuldu.
Bu, sömürgeci değil, ‘kazan-kazan’ üzerine kurulu bir yaklaşımdı...
Erdoğan’ın vizyonuyla Afrika’da Türkiye, güven veren, istikrar sağlayan bir güç haline geldi.
Eğer 2016’dan itibaren Türkiye’nin başında Erdoğan olmasaydı, bugün ülkemiz de Suriye gibi, Libya gibi, Lübnan gibi ateş çemberinin tam ortasında olurdu.
Hatırlayalım; 15 Temmuz’da FETÖ darbe girişimiyle Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeye çalıştı.
Erdoğan “Milletimle birlikte” deyip tankların önüne çıkmasaydı, bugün Türkiye’nin haritası değişmiş olurdu.
2016 sonrası kurulan o büyük ittifaklar, S-400’den yerli SİHA’ya, TCG Anadolu’dan yerli ve millî savaş uçağımız KAAN’a kadar yapılan savunma sanayi atılımları, Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi büyük güç yapma’ iradesinin eseri olarak karşımıza çıktı…
Başka bir lider olsa ne olurdu?
Mesela ülkeyi CHP yönetseydi…
Suriye’de “Esad’la masaya otururuz” diye terör koridoruna razı olurduk.
Libya’da “Orası bizi ilgilendirmez” deyip Trablus’un düşmesine seyirci kalırdık.
Karabağ’da “Azerbaycan’ın iç meselesi” deyip 30 yıllık işgale boyun eğerdik.
Doğu Akdeniz’de “Yunanistan’a kaptırmayalım” gerekçesiyle gemileri limana çeker, enerji oyununda sıfır olurduk.
‘Tabi önce o gemileri alırlar mıydı?’ ayrı mesele…
Somali’de ise “Uzak diyar” deyip o enkazı kendi haline bırakır, Afrika’da hiç varlık gösteremezdik.
Kendisine ‘Jöntürkleriz biz’ diyenler bu süreçte Allah’tan sadece muhalefetteydi…
Onun da çokça mahsurlu olduğu durumlar var ancak bugün konumuz bu değil…
Türkiye bugün ateş çemberinin içinde değil, o çemberin etrafında dimdik ayakta duran, çemberi kendi iradesiyle şekillendiren bir ülke…
Afrika’dan Akdeniz’e, Kafkaslar’dan Ortadoğu’ya uzanan bu başarı zinciri, Erdoğan’ın liderliğinin en somut kanıtı.
Bu konforun, bu güvenin, bu zaferlerin tek bir adı var: Recep Tayyip Erdoğan.
Tarih bunu yazdı, gelecek nesiller okuyacak.
Yorumlar18
-
Recep
27 dakika önce
Şikayet Et
Ekonomi savaşları petrol savaşları kol gazi dünyamızda sayın cumhurbaşkanımız ülkemiz için vazgeçilmez bir dünya lideri Allah ondan razı olsun küresel ekonomik savaşlarda normal savaşlarda ülkemiz çok iyi idare edilmiştir
Beğen
Cevapla
-
Misafir
31 dakika önce
Şikayet Et
Elhamdülillahi Rabbilalemin...
Beğen
Cevapla
-
vatandaş51
38 dakika önce
Şikayet Et
Kitlenmiş kitle anlamaz. Reis varolsun.
Beğen
Cevapla
-
Erol öksüz
47 dakika önce
Şikayet Et
Çok güzel bir yazı
Beğen
Cevapla
-
Bayram
1 saat önce
Şikayet Et
Rabbim reisden ve dava arkadaşlarından razı olsun. Allahın milletinize bir hediyesi kiymetini bilmek lazım
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle