‘Çağdaş’ çürüme
- GİRİŞ10.04.2026 09:15
- GÜNCELLEME10.04.2026 09:15
Türkiye’nin yerel yönetimlerinde son dönemde yaşanan skandallar, özellikle CHP’li belediyelerde patlak veren taciz ve cinsel istismar iddiaları, vicdanları sızlatıyor.
Hemen her platformda ‘kadın hakları’ nutukları atan, ‘laiklik ve çağdaşlık’ diyerek toplumu sözümona aydınlatmaya soyunan bir partinin yönettiği belediyelerde, iş vaadiyle genç kızlara uzanan ellere, 16 yaşındaki çocuklara atılan iğrenç mesajlara ve suskun kalan bir parti mekanizmasına şahit oluyoruz.
Bu tablo aslında sadece kişisel sapkınlıkları değil, sistematik bir çürümeyi karşımıza çıkarıyor.
Bunun son örneği Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde yaşandı.
Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın 63 yaşındaki başdanışmanı ve MUBRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Levent Arkan, üniversiteli bir genç kıza iş vaadiyle yaklaştı.
Mesajlar ortada…
“Ben yalnız yaşıyorum, istediğin zaman arayabilirsin”, “Gel artık”, “İşi bırak, biletini göndereyim yanıma gel”…
Nitelikli cinsel taciz iddiasıyla gözaltına alınan Arkan’ın dosyasında ‘bana göre ne yaşına ne de başına yakışan’ bu utanç verici yazışmalar yer alıyor.
Kızı yaşındaki bir üniversite öğrencisi, iş umuduyla gittiği kapıda tacizle karşılaşıyor.
CHP’li belediyelerdeki ‘skandal bitmiyor’ dedirten bu olay, ilk defa karşılaştığımız bir olay olmadı, temennim sonuncusudur.
Giresun’un Görele ilçesinde ise tacizin boyutu ve sonuçları daha ağır.
CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede, belediyede çaycılık yapan bir annenin 16 yaşındaki kızı Elif Tuana Torun’a sosyal medya üzerinden cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla tutuklandı, görevden uzaklaştırıldı.
‘Çocuğa karşı cinsel taciz’ suçlaması çok ağır bir suçlama...
Mağdur kızcağız, dava süreci devam ederken şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Babası Ahmet Torun, şikâyet ettikleri gün CHP’li vekilin evlerine gelip şikâyeti geri çekmelerini istediğini, CHP’lilere cenazeye gelmemelerini söylediğini dile getirdi.
Frene dahi basılmadan yaşanan bu kaza, şüpheleri artırıyor.
‘Kadın haklarını’ dilinden düşürmeyen CHP’de konuya dair parti içinden yeterince güçlü bir kınama gelmediği gibi bazı kesimler ‘sahiplenme’ refleksi gösterdi.
Meclis’te kadın cinayetlerinden dem vuran CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Görele Adliyesi’nin önünde “Başkanımızın arkasındayız” diyordu.
Ancak 16 yaşındaki bir kız çocuğu hayatını kaybetti.
Ya da hayattan koparıldı…
Bu, 16 yaşındaki bir çocuğun hayatıyla oynayan bir zihniyetin yansıması değil mi?
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın adı rüşvet soruşturmasında geçerken otel odasında belediye çalışanı sevgilisiyle yakalanması, Balıkesir’e bağlı Marmara Adalar Belediyesi’nde mimar bir kadının maruz kaldığı iddialar, eski tarihli Maltepe, Avcılar, Ümraniye, Esenler gibi CHP İstanbul teşkilatlarındaki seri taciz vakaları…
Hepsi CHP bayrağı altında veya yerel iktidar mekanizmalarında yaşandı.
Şimdi ben size üzülerek yeni bir vakayı daha hatırlatmak istiyorum.
Medyada kısmen yer buldu ancak yeterince işlendiği kanaatinde değilim.
Malum Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde 31 Mart 2024’te CHP’li Mustafa Bozbey belediye başkanı olmuştu.
Tutuklanana kadar da Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’li kadrolar tarafından yönetiliyordu.
CHP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nda önce metin yazarı olarak atanan ancak yöneticilerle anlaşamadığı gerekçesiyle haber şefi olarak görevlendirilen Mustafa Buçan isimli şahıs, göreve başladığı ilk gün haber merkezinde görev yapan personel ile tanışıyor.
Tanışma esnasında genç kadın çalışanların yanına yönelen Buçan, özellikle 20’li yaşlardaki bir kızcağızı gözüne kestiriyor ve doğrudan telefon numarasını istiyor.
Adı bende mahfuz genç kız, ilk başta geçiştirmek istese de ısrar devam edince ve iş kapsamında destek olmak amacıyla istendiği düşüncesi ile telefon numarasını paylaşıyor.
Aynı gece Instagram’da genç kızın fotoğraflarını beğendikten kısa bir süre sonra şu mesajı gönderiyor:
“Merhaba, rakı içiyorsan bir gün misafirim ol, yetenekli kız, yoksa yemek ısmarlarım sana.”
Genç kız bu mesaja hiçbir şekilde cevap vermiyor.
Bunun üzerine WhatsApp üzerinden mesajlar göndermeye başlıyor:
“Merhaba, yanlış bir şey mi dedim, cevap vermedin… Neyse kusura bakma, iyi geceler… Olmadı bizde yanlış olmaz… Yanlış anlama, üzüldüm… Canın sağ olsun… Instagram’dan da sildin… Ben senin mesleğini beğendim… Neyse hayırlı geceler… Daha asla yazmam.”
Bu arada bu mesajların orijinallerini de gördüm, kişisel yazışma olduğu için ekran görüntülerini paylaşmak istemiyorum.
Yaşanan olayı yöneticilerine aktaran genç kıza Kurum Müdürü Murat Karagül, konuyu başkana bildireceğini ve Mustafa Buçan’ın tekrar tacizde bulunması durumunda kendisini bilgilendirmesini söylüyor.
Sonrasında Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Uş, genç kızı odasına çağırıyor ve Mustafa Buçan’ın başkan tarafından getirildiğini, bu nedenle genç kızın biriminin değiştirilmesi gerektiğini, bunun da genç kızı korumak için yapıldığını söylüyor.
Genç kız bu teklifi kabul etmiyor.
Bu arada ilişikler öyle enteresan ki; parantez içinde Mehmet Uş’un kim olduğunu da anlatayım: Mustafa Bozbey, seçim sonrası mazbatasını alırken kendisine belgeyi teslim ettiği esnada “Bu kadar mı alkışlarınız” ifadeleriyle hatırlayacağımız İl Seçim Kurulu Müdürü…
Şaka gibi değil mi?
Ama gerçek…
Her neyse konumuza devam edelim.
Ardından Basın Birimi Müdürü Murat Karagül genç kızı çağırarak, genç kızın Mustafa Buçan’a mesaj atıp sildiğini söyleyerek, suçluyor ve genç kız kendisini ifade edemeden odadan çıkarılıyor.
Kız müdürüne ekran resimlerini göstermek istese de bu sırada Basın Müdürü Murat Karagül, odaya girmeden önce kendisini arayan CHP 25, 26 ve 27’nci dönem Bursa Milletvekili Lale Karabıyık’ın olayın aslını öğrenmek istediğini ve “Kızın çıkışını verin” şeklinde bir ifade kullandığını basın biriminde çalışan personele aktarıyor.
Sonra kızın hakkında dedikodular çıkarılıyor.
Belediyenin reklam bütçeleri ile finanse edilen internet sitelerinden birinin Yayın Yönetmeni Aysın Komitgan, sosyal medya hesabından “Kim bu xxxx?” şeklinde paylaşım yapıyor.
Yerel medyada genç kıza yönelik yakışıksız ithamlar yazdırılıyor.
Ve bu sürecin sonunda memur olmayan belediye personellerinin çalıştırıldığı iştirak şirketi Binted’in Genel Müdürü Nurcan Kırçova iddiaya göre genç kızı çağırarak; “Bu olay; Mustafa Bozbey’in, kurumun itibarını zedeledi ve basına senin tarafından sızdırıldığı düşünülüyor. Olayı detaylı şekilde anlatan bir tutanak yaz” ifadelerini kullanıyor.
Ardından da Nurcan Kırçova, kendisinin iş akdinin feshedildiğini söylüyor.
Yani taciz eden değil, tacize uğrayan kişi işten çıkarılıyor.
Taciz edilen değil, taciz eden korunuyor.
Genç kızın Mustafa Buçan’a karşı açtığı dava 24 Eylül 2025’te sonuçlanmış ve mahkeme Buçan’ın cezalandırmasına hükmetmiş.
CHP’de maalesef durumlar böyle…
Biz de bunları yazarken mutlu olmuyoruz.
İş, makam ve güç vaadiyle genç kızlara ve kadınlara yaklaşanlar, suskun kalan parti yönetimi, mağdurlara baskı iddiaları sadece benim canımı sıkıyor olamaz…
‘Kadın cinayetlerine karşıyız’ diye mitingler düzenleyenler, kendi içlerindeki vakalarda neden üç maymunu oynuyor?
Neden ihraç süreçleri yavaş işliyor veya hiç işlemiyor?
‘Ahlaksızlık’ ve ‘yozlaşma’ suçlamalarına karşı ‘siyasi operasyon’ diyerek savunma yapmak, toplumu aptal yerine koymak değil mi?
Aynı hassasiyetle vurgulamak gerekir ki, AK Parti’de de son dönemde benzer iddialarla gündeme gelen belediye başkanları oldu.
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun özel kalem müdürüyle ‘yasak aşk’ iddiaları ve Aydın Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler’in kendisinden 22 yaş küçük belediye çalışanı bir kadınla ilişki fotoğraflarının ortaya çıkması üzerine AK Parti’nin her iki isim için de kesin ihraç talebiyle disiplin sürecini başlatması, en azından partinin kendi içinde bir refleks gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bu iddialar da eğer doğruysa, kesinlikle gereğinin yapılması, adaletin tecelli etmesi ve kamu görevlerinin ahlaki çöküntüye uğramaması şarttır.
Hiçbir parti, kendi içindeki çürümeyi ‘münferit’ diye örtbas etme lüksüne sahip değildir.
Yerel yönetimler halkın parasının, güveninin ve gençlerin geleceğinin emanet olduğu yerlerdir.
Taciz, bir belediye danışmanının veya başkanının ‘özel hayatı’ değildir!
Aksi durum, kamusal bir ihanet ve güven kırımıdır.
CHP, bu skandalları ‘münferit’ diye geçiştireceğine, aynaya bakmalı.
AK Parti de benzer vakalarda gösterdiği refleksi sürdürmeli.
Kamuoyu, ‘çağdaş’ söylemlerle örtülen bu çürümeyi görmeye başladı.
KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇABİLECEK GELİŞME
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Rana Sanyal’ın öncülüğünde geliştirilen ve Boğaziçi Üniversitesi laboratuvarlarında keşif sürecinden klinik aşamaya taşınan Türkiye’nin ilk özgün ilaç adayı RS-0139’un Faz 1 klinik araştırması başarıyla tamamlandı.
Akademi, teknopark ve AR-GE iş birliğinin örneği olarak karşımıza çıkan bu gelişme, yalnızca RS-0139’un ilerleyen faz çalışmalarına değil, aynı platform teknolojisi üzerinden geliştirilen diğer ilaç adaylarının da klinik potansiyeline işaret ediyor.
Böylece Türkiye’de biyoteknoloji alanında özgün molekül geliştirme ve klinik doğrulama kapasitesinin güçlendiği bir döneme giriliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şubat ayında benim de katıldığım Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Öğrenci Yurtları Açılış Töreni’nde “Üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler imtiyazlarını kaybetmek istemiyor" diyerek ‘duran adamları’ eleştirmişti.
Evet, bazıları ‘durarak’ imtiyazlarını kaybetmek istemiyor, birileri de insanlığa katkı sunmak adına olması gerektiği ‘bilim’ üretiyor.
Umarım bu ilaç fazları başarıyla tamamlanır ve amansız hastalık nedeniyle sevdiklerimizi kaybetmeyiz.
Ferhat Murat / Haber7
Yorumlar9
-
bekleme
55 dakika önce
Şikayet Et
yolsuzluk, taciz, rüşvet vs.. partinin kapatılması için daha ne olmalı?
Beğen
Cevapla
-
Fettah
58 dakika önce
Şikayet Et
Bu sadece buz dağının görünen kısmı, görünmeyen kısmında daha neler neler var ALLAH bilir.
Beğen
Cevapla
-
Metin
1 saat önce
Şikayet Et
Boşuna yazıp nefesini tüketme onlar asla vazgeçmez kardeşim
Beğen
Cevapla
-
Vatandas.
2 saat önce
Şikayet Et
Universitelerde basarili insanlar calismak isteyenler engellenip bi sekilde küstürüluyor.
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
cemaziyelevvel
2 saat önce
Şikayet Et
Allah ıslah etsin..
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle