Mahkeme bahane gündem değişiyor şahane

  • GİRİŞ05.06.2026 09:06
  • GÜNCELLEME05.06.2026 09:06

Geçen yazımda; “Mahkeme kararı, CHP içi bir iç hesaplaşmaya dönüştü. Her iki taraf da aylardır adeta içinde biriktirdiklerini dışa vurmaya başladı. Partiyi içinde bulunduğu kaostan kurtarmak ve bölünmesinin önüne geçmek gibi dertler, özellikle Özgür Özel ve ekibinde olmuş olsaydı iş buralara gelmeden rahatlıkla çözülebilirdi. Orta yol bulunabilirdi…”

Demiştim…

Benzer kanaatim Kemal Kılıçdaroğlu için de geçerli…

Orta yol bulunmamasının arkasında yatan nedenlerden biri ve en önemlisinin de Özgür Özel cephesi açısından belediyelerdeki yolsuzluk, rüşvet, irtikap, metres kadro ve taciz iddialarının gündemden düşürülmesi olduğunu düşünüyorum.

Hem yeni partinin zeminini oluşturmak hem de belediyelerdeki pespayelikleri gündemden düşürmek için mahkeme kararını tanımama ve binayı boşaltmama görüntüleri bulunmaz bir fırsattı…

Özgür Özel ve ekibi, partiyi içinde bulunduğu kaostan kurtarmayı, bölünmenin önüne geçmeyi gerçekten dert etmiş olsaydı, iş buraya gelmeden çok önce orta yol bulunabilirdi.

Birkaç görüşme, birkaç uzlaşma cümlesi, belki de bir ‘parti büyükleri’ toplantısı…

Bunların hiçbiri tercih edilemedi, yapılmadı.

Yapılmadı çünkü ortada öyle bir niyet yoktu.

Aksine, gerilimi kontrollü biçimde tırmandırarak hem rakibi -yani Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini- zayıflatmak hem de kendi tabanını konsolide etmek tercih edildi.

Bu gerilimin asıl sebebinin, özellikle Özgür Özel cephesi açısından, belediyelerdeki o ağır iddiaları gündemden düşürmek olduğunu düşündüğümü belirtmiştim bunu biraz açmak istiyorum…

Yolsuzluk, rüşvet, irtikap, ‘metres kadro’ atamaları, taciz ve mobbing iddiaları…

Bunlar aylardır CHP’nin sırtında kambur gibi duruyor.

Her yerel seçim zaferinden sonra ‘halka hizmet’ nutukları atanların, kendi yönetimlerinde bu tür rezaletlerin konuşulması işlerine gelmiyor.

“Kararı tanımıyoruz, binayı boşaltmıyoruz” görüntüsü, hem yeni bir “direniş” efsanesi yaratmak hem de “dışarıdaki düşmanlara” karşı birlik çağrısı yapmak için ideal bir malzeme oldu.

Böylece belediyelerdeki skandallar ikinci plana itilecek, ‘asıl mesele’ parti içi iktidar mücadelesi gibi gösterilecekti.

Halk da “bunlar yine birbirine girdi” deyip geçecek, asıl meseleler unutulacaktı.

Oysa mesele o kadar basit değil.

CHP, yıllardır sözümona ‘temiz siyaset’ söylemiyle seçmeden oy istiyor.

Kendi belediyelerinde böyle ciddi iddialar ve yargılamaları olanların rakiplerine laf etme hakkı olabilir mi?

Pek tabii ki olamaz…

Vatandaş, “Siz birbirinizi yiyorsunuz ama bizim vergilerimizle beslenen o kadroları, o metresleri, o tacizcileri koruduğunuzu görüyoruz” diyor.

İşte bu ses, ne kadar bastırılmaya çalışılırsa çalışılsın, duyuluyor.

En azından biz gazetecilerin gerçeklerin üzerinin örtülmemesi için ‘yapılan bastırmalara’ inat gerçekleri anlatmak için var gücümüzle çalışmalıyız.

Unutturulmak istenen önemli bir konuyu bugün bir kez daha anımsatmak istiyorum.

Henüz 16’sında hayata gözlerini kapatan ya da kapattırılan Göreleli Tuana Elif Torun’un hikâyesini unutmamalıyız.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Özgür Özel ve ekibinin Giresun’un Görele ilçesinde belediye başkan adayı gösterdiği Hasbi Dede isimli şahıs, seçimleri kazandı ve belediye başkanı oldu.

Hasbi Dede, belediye çalışanının 16 yaşındaki kızı Tuana Elif Torun’a Instagram ve WhatsApp üzerinden cinsel içerikli mesajlar attığı iddiası ile mağdur kız tarafından suç duyurusunda bulundu.

CHP’li Hasbi Dede, dava dosyasında yer alan bilgilere göre Tuana’ya; “Beni etkiliyorsun, aklımdaydı sana yazmak” gibi ifadeler yazmıştı.

Tuana Elif, atılan mesajlar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ve okula gidemediğini söyledi.

Soruşturma başladı, önce adli kontrol verildi, sonra tutuklandı, kısa süre sonra tahliye olup tutuksuz yargılandı.

İçişleri Bakanlığı Hasbi Dede’yi görevden uzaklaştırdı.

CHP ilkin ne yaptı?

“Başkanımızın arkasındayız” açıklaması yaptı.

Hatta TBMM’de “Ülkemizde kadına ve çocuğa yönelik şiddetin boyutları aldı başını gitti. Hemen her gün kadınlar acımasızca katlediliyor, çocuklar kayboluyor; artık yeter! Kadın cinayetlerinin durması için Hükûmet, derhâl somut adımlar atmalı, yasaları etkin uygulamalı, cezasızlığa son vermeli, bireysel silahlanma yasaklanmalıdır.” diyen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Hasbi Dede’ye tutuklanmadan önce verilen adli kontrol kararında kendisini Adliye kapısında karşılayan kişi oldu.

İçişleri Bakanlığı Hasbi Dede’yi görevden alınca ve kamuoyunda tepkiler artınca CHP kendisini ihraç etmek zorunda kaldı.

Ancak yaşananlara dair herhangi bir özür filan da dilemedi.

Dava süreci devam ederken Tuana Elif Torun, 28 Mart 2026’da sahil yolunda bir arabanın çarpması sonucu ağır yaralandı ve iki gün sonra hastanede hayatını kaybetti.

Kaza şüpheli bulundu çünkü çarpan aracın sürücüsünün Hasbi Dede’nin eski eniştesinin restoranında çalışan bir kişi olduğu ortaya çıktı.

Tuana’nın ailesi bu olayın da ayrıca araştırılmasını istedi.

Kazadan birkaç gün önce baskı ve tehditlerden bunalan Tuana, annesine “Gidelim buralardan” demiş…

Ancak bu dünyada başka bir yere gitmek yerine ahirete göçmüş.

Allah mekanını cennet eylesin…

Tuana’nın ölümü sonrası dava dosyası daha da dikkat çekti.

Mahkeme 30 Nisan 2026’da Hasbi Dede’ye ‘çocuğa karşı elektronik haberleşme yoluyla cinsel taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi ve hükmü ertelemedi.

Karar halen itiraz sürecinde.

Tuana’nın ailesi acısını yaşarken, CHP buna ortak oldu mu?

Sorumluluk aldı mı?

Hayır, tıpkı Özkan Yalım’ın ‘havlulu görüntüsünde’ de olduğu gibi sadece gündemi değiştirmekle meşguldü…

İlginç olan şu ki adli kontrol kararı verildiğinde Hasbi Dede’yi Adliye’nin önünde ilk karşılayan isimlerden biri olan CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 12 Mart 2026 tarihli Meclis konuşmasında isim vermeden doğrudan Hasbi Dede olayına değindi.

Gezmiş konuşmasında; “Giresun’da genç bir kızımız tacize uğradı, dava devam ederken hayatını kaybetti. Bu olayda cezasızlık algısı çok tehlikeli. Eğer bir belediye başkanı böyle bir suçla yargılanıyorsa ve arkasında siyasi destek duruyorsa, bu toplumda kadına ve çocuğa yönelik şiddete karşı verilen mücadelenin samimiyetini sorgulatır. Kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik tacizler artık siyasi aidiyet gözetmeksizin en sert şekilde cezalandırılmalı” ifadelerini kullandı…

Genç kız tacize uğradı, hayatını kaybetti ama kimin tacizine uğradı?

Kendisine siyasi desteği kim verdi acaba?

Evet, kadına ve çocuğa şiddet uygulayan herkes en sert şekilde cezalandırılmalı…

Ancak onu koruyup kollayanlar, mesuliyet almayanlar, gündemi değiştirmeye çalışanlara ne olmalı?

Gündem değiştirme çabalarının önüne geçilmeli…

Halkın çalındığı iddia edilen paraları unutturulmamalı…

CHP’nin suni gündemine alet olmak yerine, gerçek gündemleri konuşmalı…

Yorumlar23

  • Saadet Zinciri 1 saat önce Şikayet Et
    ekrem özgür cephesi delegeleri belediyeleri tam bir borç ve yolsuzluk hırsızlık batağında bu yüzden birbirlerine destek olup kenetleniyorlar çünkü zincirin her hangi bir halkayı çeksen diğerlerini ele veriyor domino taşı misali o taşın kopması istenmiyor hangisine dokunsan bataklık batmamak için kenetlenmişler
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • sitemkar 2 saat önce Şikayet Et
    kısas ve idam
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Misafir 2 saat önce Şikayet Et
    Ölen Başkası olsaydı solcu kadınlar giresunlu olsun olmadın , sokaklara dökülür sosyal medyada çarşaf çarşaf paylaşım yaparlardı. Şimdi neredeler neden sesleri çıkmıyor,bence ailesi de susturulmuş sesleri çıkmıyor
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Mehmetx 2 saat önce Şikayet Et
    Özlem Gürses de "akpli göreleli belediye başkanı" diye tv de haber yaptı, bunu da bizden başka kimse görmedi. Yazıklar olsun böyle adalete.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • konuk 3 saat önce Şikayet Et
    Türkiyede gündem hızlı değişiyor, haklısınız unutturmamak gerek
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat