On beş günün riskleri ve SDG sevici solcular

  • GİRİŞ28.01.2026 08:56
  • GÜNCELLEME28.01.2026 08:56

Dünya çok hızlı değişiyor.

Sanırım bu hızı elektronik ve sanal “teknoloji” sağlıyor.

Fakat dünyanın değiştiğini anlamak herkese nasip olmuyor.

Bazı kimseler anakronik anlayışlarından vazgeçemiyor.

Bu da değişimi algılayamayan zihniyetin anaforunda debelenmek gibi bir şey olsa gerek.

Suriye ordusu iki gün içinde Amerikasız SDG’nin gerçek yüzünü ortaya çıkarıp yapıyı kalbura çevirince, bizim kronik solcular da, desteksiz atmaya, rastgele yazıp çizmeye ve konuşmaya başladılar.

Güya Kürtlere acımışlar..!

Kürt sevici olmuşlar..!

Yapmayın, böylesine dönek olmayın, merhum Yazıcıoğlu’nun dediği gibi dünya, bu kadar fırıldak olmaya değmez.

Hem siz geçmişinizi ne çabuk unuttunuz?

Bu ülkede Kürtleri kim yok saydı?

Onların varlığını inkâr edenler siz değil miydiniz?

Güneydoğu’da Kürtleri eşikten beşiğe yok etmek üzere bebeklerini bile Sabiha’ya bombalatan kimlerdi?
 

Sağ kalanları çil yavruları gibi dağıtan, sürgün eden kararların altındaki imzalar kimlere aittir?

Dillerini yasaklayan, kimliklerini kart-kurt efsanesi yapan, dağlarına taşlarına kendi ırkınızın isimlerini kazıyan, karda tipide beton yapıların karşısına dikip, Kürt çocuklarına ırkçı andımız marşını yazan ve söyleten siz değil miydiniz?

PKK’nın ortaya çıkması sizin ırkçı uygulamalarınız sonucunda olmuştur.
 

Şimdi kalkmışsınız Kürtleri savunuyorsunuz.

Kürtlere sahip çıkmak ve onlara hamilik yapmaktaki samimiyetiniz Amerika ve Avrupa kadar sahte ve yalandır.

Tıpkı onlar gibi kullanıp atmakta, sizin de üstünüze yoktur.

AYNI DELİKTEN İKİNCİ DEFA ISIRILMAYACAĞIZ

Onlardan tek farkınız siz, içeridesiniz.

İçeriden olunca, biz de sizi, Kürdümüzle, Türkümüzle hepimiz birden bizden sandık ve sanıyoruz.

Ama bu sefer, “aynı delikten ikinci kez ısırılmayacağız”.

Çünkü siz, bizden değilsiniz.

Bu sebeple riyakarlığınızın açıkça belirtisi olan Kürt yandaşlığınızı Müslüman Kürtlere inandıramazsınız.
 

Müslüman Kürtlere diyorum çünkü, diğerleri de sizin gibi aynı yolun yolcusu oldular; yalan, riya, aldatma, hırsızlık, arkadan iş çevirme karakteriniz olmuş.

Aslında bunu sadece ben demiyorum, aynı tespiti Donald Trump”un Ortadoğu danışmanı Massad Fares Boulos söylüyor.

Boulos geçenlerde New York Post gazetesine verdiği demeçte SDG'den neden vazgeçtiklerini çok açık ve net olarak sıralamış.

Diyor ki, Massad Fares:

“Birincisi: SDG liderleri 14 yıl boyunca, bizim ödediğimiz maaş ve yardımları çalmak amacıyla, bünyelerindeki savaşçı sayılarını gerçek rakamların üç katıymış gibi gösterdiler.
 

İkincisi: Bizim ortaklık yaptığımız SDG'nin neredeyse tamamı hükümetimizin terör listesinde yer alan PKK'nın kontrolüne girdi.

Üçüncüsü: Sivilleri tutuklayıp bize "IŞİD üyesi" diye teslim ettiler.
 

Fakat yaptığımız soruşturma ve araştırmalar sonucunda SDG'nin bu iddialarının yalan olduğu ortaya çıktı.

Dördüncüsü: Gece saatlerinde kendi adamlarına IŞİD kıyafeti giydirerek kendi bölgelerinde sabotaj eylemleri yaptılar.

Bu yolla IŞİD varlığının sürdüğü imajını yayarak bizi kandırdı, hem paramızı hem desteğimizi aldılar.

Böylece bizi aptal yerine koydular.

Beşincisi: Desteğimiz sayesinde şımardılar, bölgedeki temsilcimiz Tom Barrack'ın talimatlarına artık uymadılar.

Ayrıca, biz ve tüm dünya ülkeleri Suriye hükümetini ve ordusunu meşru kabul etmemize rağmen, SDG onları hala gayrimeşru görmeye devam etmiştir. Suriye hükümeti bölgeyi, komşularına zarar veren ve halkına karşı suç işleyen bir yapıdan kurtarmıştır.

SDG'nin bu tutumları onu bölgede desteklediğimiz halde ABD'nin itibarına her şeyden daha fazla zarar vermiştir”.
 

Şimdi bu görüşleri ileri süren ABD yönetimine “Bizi bırakmayın” diye feryat, figan eden SDG, 15 günlük ateşkes için neden Suriye yönetimine de ısrar etti bir de ona bakalım.

ON BEŞ GÜNLÜK UZUN SÜRENİN RİSKLERİ

— Irak'ta bulunan Kürt Bölgesel Yönetimi Suriye’deki devlet başarısından çekiniyor, bu sebeple yerini sağlama almak için sözde PKK/SDG’ye yanaşmaktadır.

Bu yakınlaşmada, Afrika’daki yenilgiden dolayı ortalıkta dolaşan Fransa’nın çok ciddi bir payı var.

Ayrıca Fransa’nın, bu bölgede Amerika'nın bıraktığı boşluğa göz diktiğini de unutmayalım.

— Gerek DEM Parti, gerekse Kandil ve Avrupa’daki Kürt Diasporası hedefe Öcalan’ı koydular. Öcalan’ı itibarsızlaştırmak için her yola başvuruyorlar ve onu devreden çıkarmak için bütün güçleri ile çalışıyorlar. Bunu başarırlarsa terörsüz süreç sıkıntıya girebilir.
 

— Bu on beş günlük süre içerisinde sivilleri karşı taraftan gelecek topçu ateşlerine karşı hedef olacak şekilde dizayn edecekler. Daha ilk günden belli olan bu girişim için SDG tüm imkanlarını seferber ederek sivilleri Suriye’nin açtığı koridorlara sivilleri yaklaştırmamak için İran’ın kendilerine verdiği kamikaze dronlarla üzerlerine ateş açmaktadır.

— 15 günlük sürenin kendilerine sağlayacağı geniş zaman diliminde, önceden kazdıkları uzun tünellere ek olarak, beton bloklar kullanılarak tahkimatlarını güçlendireceklerdir.

— DEM Parti taraftarları ve sempatizanları ile Türkiye’de ve birçok merkezde ABD, İsrail, Suriye ve Türkiye üzerinde daha fazla baskı oluşturabilirler.

Bu çerçevede Kandil baronları hem Vatikan Sarayı’nda Papa ile görüştü, hem de İsrail Devlet Televizyonu’na çıkıp Siyonist lobilerine seslendiler.
 

Trump yönetimi bu baskılara ne kadar dayanabilir, ayrıca Trump’ın sürekli fikir değiştirmesini de buna ilave etmeliyim.

— İran’ın başında önemli sıkıntılar olmasına rağmen bir yandan da vekil güçleri Haşdi-Şabi taraftarlarının SDG’ye destek verdiği haberleri giderek yoğunluk kazanıyor, bu da önemli bir gelişme olarak kaydedilmeli.

— Bu 15 günlük uzun zamanda devreye Kemalistlerin, Fetöcülerin, gizli ve açık DEAŞ taraftarlarının, İsrail yanlısı Dürzilerin, İran yanlısı Nusayrilerin girmesi ayaklanma çağrılarına hız vermeleri ve bir yandan da bölgeye Kandil’den ve Sincar’dan silahlı takviye elemanlar yığmaları riskler arasında sayılmalıdır.
 

Gerek Suriye, gerekse Türkiye sivil kaybı konusunda son derece duyarlı davranıyorlar, ne var ki duyarlı davranışı kaybetmeden bu kadar uzun bir sürenin riskleri de dikkate alınmalıdır.

 

 

Ferman Karaçam

YouTube : youtube.com/c/Ferman Karaçam

Twitter : twitter.com/fermankaracam

Instagram : instagram.com/fermankaracam

Facebook : facebook.com/karacamferman

E-mail : fermankaracam@gmail.com

Web Sitesi : fermankaracam.com

 

 

Yorumlar6

  • KÜRTLER 22 dakika önce Şikayet Et
    kürtlerin nüfusu fazla gösterilerek aksiyona zorlansa bile kürtler mayının üstüne sürülerek yazık ediliyor, Kart kurt meselesi değil, Kürtler bir oğuz boyu, Öz türküm ama kürt müsün derler, yüzlerce türk kabilesinede kürt lakaplar verilmiş, kürt isimli mevkilerimiz yaylalarımız var, Orhun anıtları da Kürtlerin ve türklerin beyi geçer, kürt kelimesi sadece türkçede var. olmasada farket
    Cevapla
  • Ahmet G 22 dakika önce Şikayet Et
    Evet sayılan risklerin hepsi haklı, belki artı risklerde çıkabilir ama bunun tersinden genç Suriye hükümeti için doğabilecek fırsatları ve avantajları da hesaba katmak gerek. Suriye yönetimi şuana kadar tam bir devlet sorumluluğuyla hareket ediyor ve dünya da lehine destekler artıyor.
    Cevapla
  • TAHRİK 26 dakika önce Şikayet Et
    Sosyal medyadanda gözlediğimiz kadarıyla chp tetikçilik ve tahrikçilik yapmayı kahramanlık sayıyor, 150 yıldır Türklerin Türk ırkı da dahil olmak üzere özgün bir ırkçılık projesi yok, IRKLA İLGİLİ PROJELER FRANSA VE İNGİLTERE SPONSORLUĞUNDA YÜRÜDÜ, mesela Doğu türkistandaki Türk ırkının tahrik edilp çin e kışkırtılıp ezdirilmeside böyle, Kim nerde farklı onu kullanıyorlar
    Cevapla
  • Mehmet 2 saat önce Şikayet Et
    Besbellidir ki YPG (PKK) zaman kazanmaya çalışıyor. Bu arada lobi faaliyetine girmiş durumda, mazlum rolü oynuyorlar. Bunlara hiç güvenilmemeli.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • abdullah 2 saat önce Şikayet Et
    güzel analiz etmişsiniz hocam.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat