Raşit Küçük Hoca İle Hayat Hikayesini Konuştuk - 46

  • GİRİŞ08.02.2026 09:07
  • GÜNCELLEME08.02.2026 09:07

Prof. Dr. Raşit Küçük Hoca ile yaptığımız aşağıdaki konuşma,

“Raşit Küçük, Hatırımda Kalanlar” adı ile Hayat Yayınları’ndan

kitap olarak yayımlandı.

Umarım; Türkiye’nin en ücra köylerinden birinden başlayan,

başarılarla dolu bu hayat hikayesi genç nesillerimize yol gösterici olsun.

HUMEYNİYİ ŞİA İÇİNDE İSTİSNA GÖRDÜM

FK: Eğer Humeyni de bu konuda onlara etki edememiş, ölümünden sonra yine bildiklerini okumuşlarsa, bu meselenin çözümü olmaz gibi düşünüyorum Hocam.

RK: Tabi Humeyni hem çok tecrübeli bir âlim, hem de hakikaten âlim, ilim ehli, aynı zamanda devleti, son deminde yönetmiş bir kişi. Ben oturduğu evi de ziyaret ettim Tahran’da.

Devlet Başkanıyken oturduğu ev bizim gecekondu bölgelerindeki ev gibi bir yer, orada oturuyor ve gelenleri kabul ediyor.

Böyle de bir hayat tarzı var, mütevazılığı var.

Onun için Humeyni etkileyici bir insandı, bunda hiç şüphe yok.

Zaten koskoca İran’ı, yani Pers geleneğini de yaşatan İran’ı etkileyip de rejimi değiştirerek dünyanın en önemli işlerinden birini başarmış.

O bakımdan Humeyni’nin istisna şahsiyeti her zaman kabul edilmelidir. Bu istisna şahsiyetin, Şia’nın aşırılıklarından kendini kurtarabilmiş, toplumu da ısrarla yaşamasına rağmen, onlara bu yönde “Hayır, böyle yapmayın”, diye nasihat edebilmiş olması çok değerli bir şey.

Bu, herkesin yapacağı bir iş değil.

Bu bakımdan ben Humeyni’yi Şia içinde istisna bir kişi olarak gördüm. Kırk Hadis Şerhini de okuduğumda bunu daha iyi anladım.

Böyle insanlar keşke çok olsaydı, keşke onun tarzı devam etseydi, belki Şia-Sünnî birlikteliği olurdu.

Zaten öyle bir diyalog kurulmuştu zamanında.

 

TERÖR BELASI DA BU İKİ UÇTAN ÇIKIYOR

FK: Humeyni hakkında bunların pek bilindiğini zannetmiyorum.

Bir de meselenin şu tarafı var Hocam: Humeyni yaşarken İran halkı bu doğrultuda yani, Humeyni’nin görüşleri doğrultusunda hareket etmiş olabilir ama ya sonrası?

 

RK: Evet çok haklısın.

Ondan sonra görüşleri doğrultusunda devam edilmedi.

Hâlâ İran’da bu basireti az çok yansıtan, benim karşılaştığım kişiler olduğunu söyleyebilirim.

Diyanetle onların bazı âlimleri arasında yapılan görüşmelerde bu niteliği en azından zahiren yansıtan kişiler gördüm.

Ama bunlar cesaret edip de kendi toplumları içinde bunu Humeyni gibi söyleyemiyorlar.

Belki konumları buna müsait değil, belki söylediklerinde dışlanacaklar, belki dinlenmeyecekler.

Ama bu ızdırap her zaman duyulmuş, duyuluyor.

Dolayısıyla ben bu Şii-Sünnî ihtilafının, zaman zaman adavete varan ayrılığın, ihtilaf ve aykırılığın ortadan kalkması için gayret gösterilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum, inşaallah zamanla mesafe alınır, diye düşünüyorum.

Ne yazık ki bugün dünyada, en büyük sıkıntımız yeryüzünde İslam’ı adeta iki grubun temsil ediyor olması: Selefilik ve Şia.

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’in, Sünni anlayışın esamesi ise okunmuyor.

İkisi de aşırı iki uç.

Terör belası da bu iki uçtan çıkıyor.

Bakın terör gruplarına; ya Şii veya Selefi kaynaklıdır, ne yazık ki, çok üzgünüm ama böyledir.

 (Devam Edecek)

 

 

Ferman Karaçam

YouTube : youtube.com/c/Ferman Karaçam

Twitter : twitter.com/fermankaracam

Instagram : instagram.com/fermankaracam

Facebook : facebook.com/karacamferman

E-mail : fermankaracam@gmail.com

Web Sitesi : fermankaracam.com

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat