Raşit Küçük Hoca ile hayat hikayesini konuştuk - 58

  • GİRİŞ24.05.2026 08:51
  • GÜNCELLEME24.05.2026 08:51

Prof. Dr. Raşit Küçük Hoca ile yaptığımız aşağıdaki konuşma,

“Raşit Küçük, Hatırımda Kalanlar” adı ile Hayat Yayınları’ndan 
kitap olarak yayımlandı. 

Umarım; Türkiye’nin en ücra köylerinden birinden başlayan,
başarılarla dolu bu hayat hikayesi genç nesillerimize yol gösterici olsun.

MEHMET ZAHİD KOTKU HAZRETLERİ ALİM BİR İNSANDIR 

FK: Erbakan Hocanın ümmetçi görüşlere sahip olmasında tasavvufi tarafının etkisi var mıdır sizce? 

RK: Elbette, elbette tamamen Hocanın ümmetçiliğinin kaynağı oradan gelir. 
Ayrıca şu da var: benim âcizane kanaatim şudur ki; Nakşî Dergâhı, Hâlidî Dergâhı, Gümüşhanevî Dergâhı, hepsi birbirinin devamı, bir silsiledir.

Hâlidî kolu, Nakşilîğin bir koludur ve Mevlana Hâlid-i Bağdadî’den dolayı Halidî denir.
Bağdadi de demezler çünkü kabri Dımaşk’tadır, yani Şam’dadır, Şamlılar Dımaşkîderler.
Bu dergâhın şeyhleri yani Ziyaeddin Gümüşhanevî’den sonra gelen şeyhlerden, bu mürşitlerden ilim ehli olmayan bir tek insan yoktur.

Mürşit silsilesi, muhteşem bir ilmi birikime sahiptir.

Abdülaziz Bekkine Hazretleri âlim bir insandır. Hasip Efendi âlim bir insandır.
Mehmet Zahid Kotku Hazretleri âlim bir insandır.

Bu dergâhın üç şeyhinin terbiyesini almıştır Erbakan.

Yani Hasip Efendiden, Abdülaziz Efendiden ve Mehmet Zahid Efendiden. Ayrıca Mehmet Zahid Efendi, Erbakan’ın siyasi bir hareketin içine girmesine, milletvekili adayı olmasına açıkça yol vermiştir.

Çünkü kendisine sorulduğunda olumlu görüş beyan etmiştir.

FK: Bu konu çok merak ediliyor Hocam..!

RK: Hocaefendi’nin olumlu görüş bildirdiğine eminim Ferman, meraklılarına buradan söylemiş olayım bunu.

Öte yandan şunu da ilave edeyim: bugün Türkiye’nin geldiği noktada hem Rahmetli Erbakan’ın bizatihi kendisinin hem de kurduğu ve başında bulunduğu partilerin çok büyük rolü vardır ama bir o kadar da şunu inkâr etmemek lazım ki, Türkiye’nin siyasetinin ıslahında ve biraz istikamet bulmasında İskenderpaşa çevresinde yetişmiş olan Türkiye bürokrasisinin de asla ve asla ihmal edilmez bir etkisi vardır.

Çünkü orada çok önemli siyaset adamları, mühendisler, akademisyenler yetişmiştir.
Bu çok önemlidir ve başka bir örneği de yoktur, tarikat anlamında.

Pek çok tarikat vardır ama İskenderpaşa kadar akademik camianın alaka gösterdiği veya müntesip olduğu bir ikinci dergâh hatırlamıyorum, Erbakan da bunlardan biridir.
 
ERBAKAN’IN NEZAKETİ, HAFIZASI VE ÇALIŞMA AZMİ

FK: Erbakan Hocanın yakından şahit olduğunuz başka özelliklerinden de bahseder misiniz Hocam? 

FK: Merhum Erbakan Hocanın en bariz özelliklerinden bir de onun çalışma, yeni bir şey ortaya koyma azmidir.

Ayrıca Rahmetli Erbakan’ın şu özelliğine dikkat çekmek benim için bir görevdir. Merhum, hakikaten nezaket ve insani ilişkiler açısından emsali bulunmaz derecede beyefendi bir insandı; herkese, büyüğe, küçüğe karşı da davranışı daima nezaket içindeydi ve bunu hiç kaybetmedi.

Bazen kızar, kızması bile nezaketlidir.

Kendisini en çok istemeyen kesimlere karşı da her zaman nezaketini korudu.
Mesela askere karşı tavrı... Kendisine hakaret edeni bile “Bu bizim askerimiz, hata ediyor.” şeklinde karşıladı.

Onu yok saymadı, böyle itip kakmadı. “Bu arkadaşımız anlamıyor, bu işin farkında değil, belki bu gerçeklerden gafil” gibi şeylerle, dışlamayan ama bir ilişki düzeni devam ettirmekten yana bir tavır koydu.

Sonuna kadar da böyle devam etti. 
(Devam Edecek)


Ferman Karaçam / Haber 7
fermankaracam@gmail.com
www.fermankaracam.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat