30 euro meselesi ve Devlet Aklı: Türkiye gelen tehlikeyi gördü

  • GİRİŞ23.01.2026 09:23
  • GÜNCELLEME23.01.2026 10:12

Son günlerde Suriye’de yaşanan gelişmeler, devlet aklının nasıl uzun soluklu bir strateji üzerine kurulu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Devlet aklının nasıl işlediğini anlamayanlar ise en sonunda 'haklıymış' dedi.
Devlet yönetimi günlük reflekslerle değil; yılları, hatta on yılları hesaba katan derin stratejik öngörülerle şekillenir.

Peki, bunun yurt dışından yapılan 30 euroluk gümrüksüz alışverişle ne ilgisi var diyebilirsiniz.

İşte tam bu noktada ‘devlet aklı’ yine devrede.. Çünkü uzun vadede elimizdeki en güçlü şeyi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.

30 EURO MESELESİ VE TÜRKİYE’NİN SAVUNMA MEKANİZMASI

Yurt dışından gümrüksüz alışveriş limiti yıllar içinde kademeli olarak düşürüldü ve son olarak 30 euroya kadar geriledi. Yeni yılla birlikte ise bu limit tamamen kaldırıldı.

Burada küçük bir parantez açmak gerekiyor.
Yurt dışı alışveriş yasaklanmış değil. Hâlâ alışveriş yapılabiliyor; ancak artık ürünler gümrük işlemine tabi tutuluyor. Yani mesele “yasak” değil, kontrol meselesi.

Konuya buradan devam edelim.

Bu karar yalnızca ithalat rakamlarıyla ilgili değil. Arkasında son derece hassas bir ekonomik öngörü yatıyor.
30 euro gibi bireysel ölçekte küçük görünen bu rakam, aslında küresel ekonomide yaşanan sert dönüşümlere karşı kurulmuş bir savunma mekanizması.

Peki neden özellikle Çin?

Bu noktayı biraz açmak gerekiyor.

DÜNYANIN YENİ REZERV PARA BİRİMİ ELEKTRİK’

Çin son yıllarda son derece agresif bir enerji üretim politikası izliyor. Güncel verilere göre ülkenin elektrik üretim kapasitesi 3,72 milyar kilovata ulaşmış durumda ve artış hız kesmeden devam ediyor. Bu rakam, dünya toplam elektrik üretiminin yüzde 25’inden fazlasına karşılık geliyor. Nitekim, Çin son dönemde elektriği dünyanın yeni rezerv para birimi olarak lanse etmeye bile başladı.

Elektrik üretiminde ikinci sırada yer alan ABD ise bu seviyenin oldukça gerisinde.

Bu tablo bize iki önemli gerçeği gösteriyor.

Birincisi; elektrik üretimi arttıkça enerji maliyetleri düşer.
İkincisi; elektrik tüketiminin artması, sanayi üretiminin de güçlü seyrettiğinin en net göstergelerinden biridir.

Sonuç net:
Bol ve ucuz enerji, bol ve ucuz üretim demektir.

KÜRESEL PAZAR ÇİN'E BAĞIMLI HALE GELİYOR

Ancak bu durumun küresel ölçekte ciddi sonuçları var.

Çin, sahip olduğu bu üretim gücüyle dünya pazarlarını adeta istila ediyor. Tüm dünya için aynı ürünü kendi ülkenizde üretmek, çoğu zaman onu dünyanın öbür ucundaki Çin’den satın almaktan daha pahalı hâle geliyor.

Bunun doğal sonucu ise yerli üreticilerin rekabet gücünü kaybetmesi oluyor. Uzun vadede üretim hacmi daralan ülkeler, Çin merkezli ucuz üretime bağımlı hâle gelme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Çin’in ucuz otomobil markalarının Avrupa pazarında yarattığı etkiyi mutlaka okumuşsunuzdur. Birçok Avrupalı otomobil devi işçi çıkardı, bazıları ise fabrikalarını kapattı.

Rakamlar da bu tabloyu açıkça doğruluyor.
Çin’in ticaret fazlası 2025 yılında yaklaşık 1,2 trilyon dolara yükselerek tarihi bir rekor kırdı. Bu büyüklük, dünya ekonomisi açısından ciddi bir alarm anlamına geliyor.

 

FIRSATÇILAR, STRATEJİK HAMLEYİ BALTALAMAMALI

Elbette 30 euro limitinin kaldırılmasıyla ilgili vatandaşın tepkisini ve endişesini anlamak gerekiyor. Ancak vatandaş da son dönemde fırsatçıların elinde fazlasıyla yıprandı. Bu sürecin bir fırsatçılık sarmalına dönüşmesine asla izin verilmemeli.

Mesele’ Çin’den ucuza güneş gözlüğü alamadım’ isyanından çok daha büyük ama ‘Devlet Aklı’ uzun vadeyi planlarken, sosyal dengeyi de aynı titizlikle korumalı.

Haber7/ Fuat Öner

Yorumlar68

  • Talip 3 hafta önce Şikayet Et
    Güvensiz olduğu iddia edilen bazı ürünlerin aynısı toplu olarak ithal edilip yerli sitelerde zaten satılıyor. Üstelik, maliyet olmasın diye Çin'deki fotoğrafların aynısını kullanıyorlar. Demek ki, mesele halk sağlığı değil. Satın alınan ürünlerin büyük çoğunluğunun yerli üretimi yok. Demek ki, mesele yerli üreticiyi korumak değil. İthalatçıların ekmeğine halis tereyağı sürülmüştür. Nokta.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Harbinger35 3 hafta önce Şikayet Et
    Çin ile türk ürünlerini bir tutmayın!Türkiyenin ürettiğini uzun süre kullanırsın!Ama çin kullan at gibi!Sen zenginmisin kullan at kullanacaksın!(Sonuç olarak 10 tane onu alacağına bir tane almamak ne demek!)Alırsın kaliteli bir ürün arkana bakmazsın!
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Toros 3 hafta önce Şikayet Et
    Sen hangi çağda yaşıyorsun.? Çin malı birçok şey Avrupa'dan bile kaliteli
    Toplam 1 beğeni
  • Halil 3 hafta önce Şikayet Et
    Kusura bakmayın da insanlar çinden bir ürünü 100tl'ye alıyorsa aynı ürün burada 300e hatta abartıp 10 katına satan bile var. Tamam onlarda ekstra vergi veriyor ama 3 katı vergide veriyorlardır ki bizden dahada ucuza alıyorlardır zaten. Denetim meselesine gelince gerekirse rastgele seçip denetim yapılabilir. AB' de farklı mı işliyor sanki orada da herkes her istediğini alıyor çinden.
    Cevapla Toplam 15 beğeni
  • Lütfi Alemdar 3 hafta önce Şikayet Et
    30 Euro vergi istisnası in kaldırılmasının sebebi net döviz ve altın rezervlerinin azalması ve ihracatin ithalatı karşılayamaması ve dış borçların döviz ve altın rezervleri ile sifirlanacak şekilde ödenememesi olmasın. Birde borç yigitin kamçısıdir diye atasözü uydurmuslar. Kamçı mi yoksa iflasın ilanimidir sizce . Ben çok bilemedim. Ne dersiniz.
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • ali 3 hafta önce Şikayet Et
    MB net rezervleri ve altın stokları şuan Cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarlarına ulaşmış durumda , yani bir halt bilmediğini kendi kendine itiraf etmişsin :D
    Toplam 3 beğeni
  • Halil 3 hafta önce Şikayet Et
    Devlet Çin'den alınan malları inceleyip kalitesiz ürünlerin ithalatını önlesin. İçeride ise makul fiyat üzerinde satanların mallarına el koyup kendisi satsın. O zaman denge sağlanır. Biz devlet düşmanı değiliz. Kazık yemeye de meraklı değiliz.
    Cevapla Toplam 19 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat