Kara Kutu’nun İBB’deki çömezinden beklenen hareket

....

  • GİRİŞ31.03.2020 11:36
  • GÜNCELLEME31.03.2020 11:36


Önceki gün sosyal medya ve medya yıkıldı. İçinden geçtiğimiz şu tehlikeli günlerde adeta milletin Koronavirüs salgınından kırıma uğramasını ister gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu “yolcu az” diye 30 hattın otobüslerini iptal etti. Bu da doğal olarak yığılmalara sebep oldu. Sosyal medyada yayınlanan fotoğraf Kâğıthane-Kabataş hattında seyreden bir belediye otobüsünde insanların balık istifi görüntüsüydü.  
Bu görüntü tepki toplayınca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sözcüsü ve pek çok şirketinin başındaki isim Murat Ongun bir açıklama yaparak bu hattaki otobüse Fazilet durağında “organize biçimde 47 yolcunun tüm ikazlara rağmen bindiğini” ve içeriden birinin de fotoğraflayıp servis ettiğini söyledi.
Bu patolojik teorisiyle demek istediği şuydu:
Ekrem İmamoğlu’nu yıpratmak isteyen AK Partili intihar timleri aynı anda koronavirüse rağmen otobüse doluşmuşlar ve fotoğraf çektirmişlerdi. Sonra otobüsle ilgili görüntüler yayınladı ama adı geçen hattaki otobüse ait değildi. GPRS ile seyir görüntülerine bakıldığında otobüs Fazilet durağında yalnızca 30 saniye durmuştu. Murat Ongun’dan o durağın görüntülerini yayınlaması istendi ama tabii bir cevap alınamadı. Yalnızca şıracının şahidi bozacı misali otobüs şoförlerine mikrofon uzatılıp istedikleri doğrultuda konuşturuldu.
Kısacası Murat Ongun komplocu paranoyadan mustarip bir eleman gibi uydurduğu akıllara ziyan “teorisi” ile AK Partililerin “kamikaze dalışı” yaptığını iddia etmekteydi.
Oysa, dün pazartesiydi ve İstanbul’un çeşitli hatlarından onlarca benzer görüntü yayınlandı.
Murat Ongun’dan böyle bir komplocu yaklaşım beklemek aslında sürpriz değildi. Çünkü Türkiye’deki komplocuların arasında önde gelen isimlerden biri olan Soner Yalçın’ın yetiştirmesiydi. Murat Ongun’u ta Cem TV dönemlerinden alarak her yere tavsiye eden, “Tanırım iyi çocuktur” referansıyla televizyonlardan reklam ajanslarına, gazetelerden siyasal partilere kadar öneren Soner Yalçın’ın ta kendisi.
Şimdi Murat Ongun da çeşitli televizyonlara Soner abisini programcı olarak almaları için öneriyor. Karşılığında da başında olduğu belediye şirketlerinden “destek” vadediyor. Ancak CHP’li televizyonlar dâhil hiçbiri bu öneriye sıcak bakamıyor çünkü Soner Yalçın’a güvenemiyorlar.
Murat Ongun da bu yüzden hepsine kızgın. İBB, el altından Tuncay Özkan’a ait olan CHP televizyonu KRT dışında diğer CHP’li ve solcu-kemalist televizyonlara pek para koklatmıyor. Bu konuda Sözcü TV’nin durumu nedir bilmiyorum. Eğlence (entertainment) kanalı olmayı hedefleyen Sözcü TV uzun zamandır kuruluş aşamasında. Uğur Dündar başına geçmek ya da etkin rol almak için çok yeşillendi ama anlaşılmaz biçimde kanal yöneticileri buna sıcak bakmadı. Sitesinin adına bile TV koyan Soner Yalçın’ın da adını anmadılar. Hatta Yılmaz Özdil’e sadece spor programcılığı önerdiler. Üstüne bir de Nevşin Mengü’yü aldılar. Bunun üzerine Uğur Dündar HDP’den 1,5 milyon lira alıp bunu da yıllık 2 milyon lira abonelik ücreti olan Dijitürk’e yatırdığı iddia edilen Tele-1’de program yapmaya başladı.
Ekrem İmamoğlu’nun sağ kolu Murat Ongun, Soner Yalçın’ın televizyonu olsa hemen yatırım yapacaktı ama o da yoktu. Bu arada sol-kemalist ekip de İmamoğlu’nun kapısından hayal kırıklığıyla döndü. Gürkan Hacır ve arkadaşları İBB’yi ziyaret edip kuracakları televizyon için para istediler. Ama ne hikmetse İmamoğlu umut verip para vermedi. Hacır bir süre ortalıkta “Bir milyon lira harcadım verdikleri umut yüzünden” deyip ağlayarak dolaştı.
Görüldüğü üzere Soner Yalçın’ın Kara Kutusu Murat Ongun hayli seçici. Şimdilik Fox TV ve Habertürk ile çalışmayı tercih ediyorlar.
Zaten İmamoğlu gak dese bu iki televizyondan birinde. Başakşehir Şehir Hastanesi yolunu yapmama ve bu son otobüs rezaletinden sonra dün sabah soluğu Fox TV’de alması gibi.

BND takipte, MİT de takip ediyor mu?
Almanya’da yayın yapan Rus orijinli Russia Today adlı yayın kuruluşu, salgın haberleri ve yorumları nedeniyle Alman medyasının ve siyasetçilerinin yoğun tepkisine neden oldu. 
 
Almanya’da yayın yapan Rus orijinli Russia Today adlı yayın kuruluşu, salgın haberleri ve yorumları nedeniyle Alman medyasının ve siyasetçilerinin yoğun tepkisine neden oldu. Hepsi birden Russia Today’ın Almanya’da kara propaganda yapıp algı operasyonu yürüttüğünü ileri sürmekteydi. Tepkiler o kadar çoğaldı ki sonunda Alman İstihbarat Teşkilatı BND bir açıklamayla “Russia Today’ı yakından izliyoruz” demek zorunda kaldı.
Türkiye’de yayın yapanlara bakalım. Alman Deutsche Welle (DW) televizyonu ve internet sitesi bunların başında. Russia Today’i takibe alan Alman Devletinin yayın organı DW sürekli olarak Türkiye’ye yönelik olarak kara propaganda yürütmekte. Hatta bu konuda Russia Today’ı çırak çıkaracak denli. En son yaptığı akıllara ziyan. Alman devleti inşaat sektörünün salgın nedeniyle çalışabileceğini duyurdu malum. DW bunu önemsemedi ama Türkiye’de inşaat sektörünün faaliyetlerine sınırlama getirilmemesinin salgında risk oluşturduğunu yazmaktan utanmadı.
BBC Türkçe’yi biliyorsunuz. En son zengin bir kadını fakir kılığına sokup Türkiye aleyhtarı propaganda yaptırmıştı. Kadının tekne partilerinde fotoğrafları çıkınca da yüzleri kızarmadı. Ahlaksızların yüzü kızarmaz!..
Rus sermayeli Sputnik, Suud ve BAE sermayeli İndependent Türkçe de aynı yolun yolcusu. Hep algı, hep kara propaganda, hep ters manyel haberler.
Milletin canıyla uğraştığı şu günlerde bir de bunlarla mı uğraşmak zorundayız? Elin oğlu uğraşmıyor. Bakın BND takibe alıyor. Bir süre sonra da gereğini yaparlar.
Ben de bu yüzden soruyorum, daha ne kadar tahammül edeceğiz?
BND takipteyse MİT de takibe almasın mı?

Enseyi karartmayalım, iyi haberin ucu göründü
Her gün akşam Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın açıklamalarına odaklanıyoruz.
Her gün akşam Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın açıklamalarına odaklanıyoruz.
Kaç test yapıldı, kaç vaka eklendi ve kaç vefat var?
Ardından dünyadaki durum. İtalya fena, İngiltere, İspanya ve Fransa feci, ABD desen hepsinden beter.
Son iki günlük verilere bakıyorum.
Toplam test sayısı 65.446-76.981
Toplam vaka sayısı 9.217-10.827
Vefat edenler 131 kişi-168 kişi
Son iki günün test sayısı 9.982-11.535
Son iki günün vaka sayısı 1.815-1.610
Sonuçları yorumlayalım.
Pazar günkü vaka sayısına göre (9.217) vefat oranı yüzde 1,4 olarak görünüyor. Dünkü sayılara göre oran yüzde 1,63'e yükseldi. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında hayli düşük.
İtalya’da yüzde 11.4, Fransa’da yüzde 7, İspanya'da yüzde 8.6 vb. En düşük Almanya yüzde 0,87.
Ama ülkemiz açısından dünkü sonuçlara baktığımızda ÜÇ İYİ HABER bulunmakta.
 
BİRİNCİ İYİ HABER
 
Test sayısında dün itibarıyla rekor kırıldı ve 76.981'e çıktı. Vaka sayısı 10.827 olduğuna göre demek ki 66.154 kişide sonuç negatif çıkmış. Bu da test yapılanlar arasından pozitif çıkanların oranının sadece yüzde 14 olduğunu gösteriyor. Oysa pazar günkü oran yüzde 18'di.
 
İKİNCİ İYİ HABER
 
Pazar günkü vaka sayısı 1.815 kişiyken, dün bu sayı 1.610'a düştü. Üstelik test yapılanların sayısının hayli artmış olmasına rağmen. Vaka sayısı bir gün içinde 215 azaldı. 
 
ÜÇÜNCÜ İYİ HABER
 
İyileşenlerin sayısındaki ümitlendiren artış. Bir günde 89 hasta daha iyileşti. Şu anda 162 iyileşmiş hasta var ama bu sayının önümüzdeki günlerde daha da belirgin biçimde artması bekleniyor.
O hâlde EVDE KAL TÜRKİYE ya da sosyal mesafeni koru, ellerini sık sık yıka, kendini izole et derken söylenmek istenenin pozitif olanların sayısının artışını durdurmak olduğunu anlamalıyız.
Kısaca enseyi karartmayalım. Yukarıya doğru giden eğriyi yatay seyir izler hâle getirebildiğimizde salgını kontrol altına almış olacağız.
Geçen cumartesi-pazar günü sokağa çıkmama konusunda ciddi bir sınav verdi Türkiye. Ama dün akşam saatlerinde özellikle büyük şehirlerde bazı vatandaşlar yine cıvıttı. Sahillerde koşanlar mı ararsınız, sokaklarda amaçsızca dolaşanlar mı?
Umuyorum bu umursamazlık ve sorumsuzluk sona erer.
Yoksa Macaristan'ın aldığı önlemlerin bir benzerini almaktan başka çare kalmayacak gibi görünmekte.

TÜRKİYE GAZETESİ
 

Yorumlar1

  • dede korkut 3 yıl önce Şikayet Et
    belki şöyle bir slogan üretilebilir; evde televizyon bile seyretmek, yoğun bakımda tavan seyretmekten iyidir
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat