Sizin yolunuz daha uzun hanımefendi

  • GİRİŞ30.11.2025 09:05
  • GÜNCELLEME30.11.2025 09:05

Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg şöyle konuşmuş: “AB’ye tam üyelik için Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu kriterler ile arasında uzun bir yol var.”

Bugün Türk halkının Avrupa Birliği üyeliği gibi bir gündemi yok. Ezici çoğunluk AB üyeliğine karşı. Karşı olmakta da haklılar.

Birincisi AB bir Hristiyan kulübü. Hristiyan değerleri ve bin yıllık Hristiyan amaçları üzerine kurulmuş bir topluluk.

Bu ne demek? Yani “bin yıllık Hristiyan emelleri” esasen nedir?

En sade hali, Doğu’nun geri alınmasıdır. Kutsal toprakların. Yani Kudüs’ün ve İstanbul’un…

Bu “kutsal” amacın temelindeki motif ise İslam düşmanlığı ve Türk düşmanlığıdır. Zaten Avrupa kolektif hafızasında Müslüman ile Türk hemen hemen aynı şeydir.

1940’lardan beri, Avrupa birlik olsun diye koparılan bunca siyasi tantananın sebebi Rusya mıydı sanıyorsunuz?

Evet, Rusları sevmezler. Doğulu, aşağı, bayağı görürler.

Neden dersiniz? Çünkü gözlerinde Ruslar, Türkler ile bulaşmış “barbar” bir ulustur!

Ruslar da bunun farkındadır. Avrupa’ya yaranmak kırk takla atarken tam da bu noktayı kaşırlar.

Moskova’daki Devlet Tarih Müzesini ilk gördüğümde hayretler içine kalmıştım. Adamların bütün tarih anlatısı tek bir iddia üzerine kurulmuş: “Biz medeni Avrupa’yı barbar Türklerin istilasından kurtardık”

Koskoca Rus ulusunun, kendini Avrupa’nın kapı bekçisi gibi görmesi, bu rolden bir kimlik çıkarmaya çalışması…. Akıl alır gibi değil!  Bizdeki Batıcı kiralık kafalara ne kadar da benziyor değil mi?

Her ne ise, bu Rusların sorunu. Biz konumuza dönelim…. 

Avrupa meselesinin kurulduğu temeli oluşturan “öteki”, esasen biziz.

Müslüman Türk, Avrupa’nın birleştirici ‘ötekisidir’.

Dolayısıyla ile onu birliğin içine almak, ontolojik bir inkar anlamına gelir. Türkün içinde olduğu bir Avrupa’ya Avrupa denemez.

E, peki Avrupalılar bunu bilmez mi dersiniz?

Bilmez olurlar mı, gayet iyi bilirler.

Bilmeyenler, bizdeki Batı budalalarıdır.

Batılılar, bunları kah kendi mekteplerinde bizzat yetiştirdiler, kah türlü çeşitli yollar ile devşirdiler.  Son yüz elli yılda kıblesi Batı olan mebzul miktarda tipe sahip olduk. Üstüne bir de Avrupa’nın fonları ile satın aldığı tipler eklendi.. İşte bu kalabalık, en azından yüz yıldır Batı propagandası yapıyor. Son kırk yıllarını da Avrupa Birliği hülyaları ile geçirdiler.

İçlerinde sağcısı da var solcusu da.

Muhafazakarı da var seküleri de.

Okumuşu, entelektüeli de var ayak takımı da.

Hepsinin kafası aynı hülya ile bulanmış: “Avrupa’ya girersek kurtuluruz”.

“Giremiyor muyuz? O zaman hiç değilse kapı bekçisi olalım.

Ruslar gibi poz keser, yalakalık ederiz, ‘biz sizi İran’dan Araplardan koruyoruz’ deriz.”

İşte Almanya Büyükelçisi bu tiplerin varlığına güvendiği için öyle kibirli kibirli konuşuyor. Hala utanmadan “Türkiye ödevini yapsın” diyebiliyor.

Belli ki içinden şöyle geçiriyor: “Nasılsa her durumda beni alkışlayacak, benim sözlerimi baş tacı edecek bir ekip var. Türklere caka satmaya, ayar vermeye devam edeyim…. “

Hanımefendi kendine güvenmekte haklıdır. Deyim yerinde ise “önden yatırımını yapmıştır.”

Ne diyorum anlatayım…

Nerede konuşuyor? Konrad Adenauer Vakfı’nın düzenlediği bir toplantıda!

Adı darbe süreçlerinde, FETÖ ilişkilerinde ve Necip Hablemitoğlu cinayetinde geçen, sık sık andığımız şu meşhur “Alman Vakıfları” var ya hani…

İşte onların en meşhurunda…

En çok ulufe, peşkeş dağıtanında…

Türkiye’de en kirli ilişkilere gireninde…

Yani, Alman vergi mükelleflerinin parasını Türkiye’deki kaba saba muhaliflere, düşünce özürlü Batıcılara dağıtan bir “kurumdan” söz ediyoruz.

O kurumun kürsüsüne çıkıp konuşan Alman diplomatın “yol gösterici” kibrine şaşırmamak gerekir.

Hanımefendinin sözünü ettiği “Kopenhag Kriterleri ile aramızdaki uzun yola” gelince…

Herhalde Almanya’nın ABD’nin aşağılayıcı gölgesinden çıkması için yürümesi gereken yoldan daha uzun değildir…

Yorumlar14

  • Selcukdogan 36 dakika önce Şikayet Et
    Haklısınız aynen katılıyorum. Bizden olmayan içizdekilerden Allah kurtarsın bizleri
    Cevapla
  • bülent 39 dakika önce Şikayet Et
    ab bizi almamak için her yolu denedi deniyor bizim yöneticiler boşa zaman harcıyor bizi ab ye almazlar onların planı böl , parçala,sömür ,yönet
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • recep 39 dakika önce Şikayet Et
    Gündemi gelmek için Türkiye AB ile anılmasına müsaade etmeyelim AB ülkeleri Konya şehrimiz kadar olmayan ülkeleri birliğine alırken ülkemizin 50 senedir tartışılmasını izin vermek abesi iştigaldir tabiki yinede en güzeline en iyisine devletimize yöneten hükümetimiz kara verir
    Cevapla
  • H. Bayram. 48 dakika önce Şikayet Et
    Şöyle başlığa bakıp bir kaç satır göz atıp çıkayım dedim ama ne mümkün kendimi adeta soluk soluğa son satırını okurken buldum. Gaffar bey, toplumun her kesimine yol gösterici, faydalı konuları işliyorsunuz, ne diyeyim Allah razı olsun sizden
    Cevapla Toplam 18 beğeni
  • Sakin 56 dakika önce Şikayet Et
    Ciddi bir yazı tebrikler
    Cevapla Toplam 18 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat