30 Avro İşi Ne Olacak?

  • GİRİŞ14.01.2026 08:11
  • GÜNCELLEME14.01.2026 08:11

Yurtdışından getirilen mallardaki 30 Avroluk gümrük muafiyeti kaldırıldı. Tartışma giderek büyüyor.

Bir karara varmadan önce önümüzdeki gerçeklere bir bakalım….

Son yirmi yılda Türkiye’deki orta sınıf hızla büyüdü.

Kim ne derse desin, bu dönemdeki ekonomik ilerleme de insani gelişme de açık bir gerçek.

Eskiye göre çok daha fazla insan yurtdışına çıkıyor, çok daha fazla insan yabancı dil konuşuyor, çok daha fazla insan internet kullanıyor.

Ayrıca hayatımıza internetten alışveriş diye bir kavram girdi. Özellikle pandemiden sonra perakende alışverişin hatırı sayılır bir bölümü internet üzerinden yapılır, eşyalar kuryeler yolu ile teslim edilir oldu.

Büyüyen orta sınıfın bir özelliği daha var: Bu insanlar daha fazla özgürlük, daha fazla seçenek talep ediyor…

İşte dananın kuyruğu da burada kopuyor….

Tüm dünyaya perakende ürün satan sitelerin Türkiye’ye gümrüksüz teslimat yapması engellenince orta sınıftan şiddetli bir homurtu yükseliyor. Bu sitelerden ufak tefek ihtiyaçlarını gideren genç insanlar, hayal kırıklığı içinde olayları anlamaya çalışıyor.

Uygulamanın iki gerekçesi var…

Biri sağlık. Bakanlık, yurtdışında ülkeye giren malların zararlı kimyasallar içermemesi için çalışıyor. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre çok sayıda üründe sağlığa aykırı maddeler bulunmuş. Bu yüzden gümrüksüz girişlerin önüne geçilmek istenmiş.

İkincisi haksız rekabetin önlenmesi. Yurtdışından çok ucuza gelen ürünler içerideki üreticiyi zor duruma düşürüyor deniliyor….

Sağlık gerekçesi önemli. Devletin görevlerinden biri de halk sağlığını korumak, sağlığa zararlı ürünlerin satışını engellemektir. Ancak öyle sanıyorum ki bu iş komple bir yasak konulmadan da yapılabilir. Misal, belirli ürün gruplarında sadece Türkiye’den sağlık sertifikası almış tedarikçilerin mallarının girişine izin verilir. Bu da kargo beyanı yolu ile çok basitçe çözülür. Devlet arada bir denetleme yaparak “kaynak yapmaya” kalkışanları yakalar, cezayı da lojistikçiye keser. Bu geriye doğru zincirleme bir denetim anlamına gelir. Öte yandan Türkiye’de de satışta olan tüm dünyaca bilinen markalar var. Bunların ürünleri için ek bir sağlık kontrolüne zaten gerek olmadığı da açık.

Ancak ikinci konuya, yani haksız rekabet gerekçesine gelince işler biraz karışıyor…

Özellikle uzak doğu menşeli ucuz ürünlerin yerli üreticiyi zor sokma ihtimali var, bu doğru. Ama gerçekten de sorun üreticiler mi? Daha doğrusu yurtdışından getirilen ucuz ürünlerin ne kadarı Türkiye’de üretiliyor? Korunan üretici mi yoksa ithalatçı tüccarlar mı orası biraz tartışmalı.

Doğrusu bu sitelerde satılan ürünlerin çoğunun içeride bir üreticisi bile yok…  Birebir aynı ürünlere ilişkin birkaç örnek verelim…

Yurtdışındaki bir sitede 156 TL’ye satılan gözlüğü yerli satıcılar 3000 TL’ye fiyatlıyor.

Yurtdışından 56 liraya alınabilen boya fırçası, Türkiye’de 750 liraya satılıyor.

Yurtdışındaki sitede 59 liraya satışa sunulan gitar penası ithalatçı tarafından 2.400 liraya satılıyor, 180 liralık İngiliz anahtarı takımı, 1.300 lira fiyatla satışa sunuluyor.

200-300 liralık şarj aletleri, elektronik ürünler yerli satıcılar tarafından binlerce liralara satılıyor…

Makyaj malzemesinden kırtasiyeye, temizlik ürününden aksesuara, kitaptan oyuncağa her şey “bizim esnaf” tarafından on kat yirmi kat daha pahalıya satılıyor.

Türkiye’deki satıcıların hiçbiri üretici değil. Hepsi ithalatçı tüccar ve akıl almaz derecede yüksek kar oranları ile çalışıyorlar. Ancak lobileri kuvvetli!

Mesleklerini ilgilendiren pek çok sorunda kılını kıpırdatmayan esnaf odaları, ticaret odaları bu konuda pek aktifler. Sayın oda başkanları, ortak açıklamalar yapıp “yerli ürün” kılıfı altında yeni gümrük uygulamasını savunuyorlar. İnsan sormadan edemiyor, madem yerli sanayiyi korumaya o kadar meraklılar neden hepsi hala en lüks Alman otomobillerine binmeye devam ediyor? Makam araçlarını TOGG ile değiştirerek işe başlayabilirler değil mi?

Gerçek enflasyon %20’lerde seyrederken fahiş fiyat artışları ile hayat pahalılığını başımıza bela edenler kimlerdi? Çinliler mi, Amerikalılar mı, yoksa bizim pamuklara sardığımız ticaret erbabımız mı? Bu beyefendiler, bu konuda en küçük bir özeleştiri yaptılar da biz mi duymadık acaba? Şimdi aynı filmi bir kez daha izlememiz için ısrar ediyorlar… Ancak halkın bu işe ikna olması pek zor.

Tartışmaya konu olan ürünlerin hiçbiri zorunlu değil belki ama, hepsi ihtiyaç. Özellikle çalışan genç nüfusun yaşamında önemli yerlere denk geliyor. Ve dedim ya, eski dönemde değiliz, artık herkes her türlü bilgiye kolayca ulaşabiliyor. Yurtdışındaki fiyatları bilen insanların buradaki fahiş fiyatları görüp kızmasından daha doğal ne olabilir?

Tamam yerli sanayimizi koruyalım, tüccarımızı koruyalım… Ama ticaretin bir rekabet ve ahlak işi olduğunu, bunlar olmadan ilerlemenin mümkün olmadığını da unutmayalım.

Bir de zorunlu ek yapayım….

Hiç yazmayayım diyordum ama Özgür Özel de tartışmaya bir yerden dahil olmaya kalktı…  Ama hep yaptığı gibi çaydanlığı kulpundan değil burnundan tuttu… Konu Çin’e konulan bir gümrük vergisi imiş gibi açıklama yaptı, işi Türkiye’nin dış politika tercihlerine falan bağlamaya kalktı! Oysa konunun gümrük vergisi ile veya spesifik bazı ülkeler ile bir ilgisi yok, Çin’den gelen de ABD’den gelen de aynı uygulamaya tabi. Gümrük vergisi de zaten bambaşka bir kavram. Sayın Özel, milletin hayrına yapılacak bir tartışma varsa onu da muhalefet mantığınız ile engelliyorsunuz, gerçekten gölge etmeyin başka ihsan istemez.

Yorumlar32

  • Hakan 24 dakika önce Şikayet Et
    Altına imzamı atarım muhteşem yazı.
    Cevapla
  • abdullah 35 dakika önce Şikayet Et
    Birde konunun ülkede bulunamayan ürünler kısmı var. Onlar ne olacak ? Yani bizim esnafımız (bir gülme geldi) tenezzül etmediği ürünler. Maalesef ülkede her yapılanın faturası ise vatandaşa çıkıyor.. Muafiyet zamanında zaten bizim esnafımız 10 tllik ürünü 100 tl satıyor ve en dandiğini getiriyor buda başka konu .. Bu mafiyetten sonra 1000 tl .. maalesef ve daha dandiğini getirecekler...
    Cevapla
  • Ali asker 39 dakika önce Şikayet Et
    Almayın tüketmeyin. Devlet bunu diyor herkes ihtiyacı olmayan o kadar şey alıyorki. Üretmediğini alma
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Selami 43 dakika önce Şikayet Et
    Ülkede 30000 ₺ olan mont ABD 'de 110 dolar etiketlerin enflasyona etkisi iktidar etiket terörünü durdurmalı serbest piyasa adı altında yapılıyor bu terör buna dur denilmelidir.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Vatandaş 46 dakika önce Şikayet Et
    Çünki üreticide aslında üretmiyor ürettiyor çinden vatandaşın aldığında çok daha ucuza alıyor ve yarı mamül göstererek vergidende kaçıyor ve 30 kat kar ediyor üstelik hem halkı zorunlu tutuyor hemde ülkeyi zarara sokup vergi acığını halka ödettiriyor
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat