Türkiye olmadan olmuyor
- GİRİŞ25.02.2026 08:52
- GÜNCELLEME25.02.2026 08:52
Putin, Rus İç İstihbarat Servisi FSB’nin yönetim toplantısında yaptığı konuşmada çok önemli bir detay verdi. “Karadeniz’deki Türk Akım ve Mavi Akım doğalgaz boru hatlarına yönelik sabotaj girişimleri var” diyerek kendi güvenlik bürokrasisini uyardı.
Bu bizim açımızdan da bir uyarı olarak değerlendirilebilir. Çünkü Türkiye, doğalgaz ihtiyacının önemli bir bölümünü bu boru hatları üzerinden tedarik ediyor. Böylesi bir sabotaj görülmemiş şey değil. Enerji maliyetleri yüzünden tüm Alman sanayisini çökme noktasına getiren olay Eylül 2022’de Kuzey Akım boru hattına yapılan saldırıydı.
Ne Batılı ülkeler ne de Ukrayna olayın sorumluluğunu üstlenmedi. Hatta bir ara İngiliz medyası Rusları kendi boru hatlarını patlatmakla suçlama noktasına kadar geldi! Ancak zaman içinde ortaya çıkan bilgiler, boru hattının 7 kişilik bir Ukraynalı ekip tarafından patlatıldığını gösterdi. Almanya, bu adamlar hakkında tutuklama emri çıkarmasına rağmen henüz hiçbirini yakalayamadı.
WSJ’ın Beyaz Saray’daki bir kaynaktan aktardığı bilgiye göre plan Zelenski’nin talimatı ile yapıldı. CIA planı son anda öğrenince Zelenski’ye durmasını söyledi ama Zelenski’nin operasyonu durdurmaya gücü yetmedi. Araştırmacı gazeteci Seymour Hersh, aksine planın asıl sahibinin Beyaz Saray olduğunu yazdı. Trump ise “Ruslar yapmadı, bildiklerimi söyleyip başıma dert açmak istemiyorum” dedi.
Detaylar bir yana, sonuçta olan Almanya’ya oldu. Ülke, bugün de etkilerini yaşamaya devam ettiği bir enerji krizinin içine girdi.
Benzer bir senaryo Türkiye’ye gelen boru hatları için de devreye konulabilir mi?
Doğrusu, bu pek de uzak bir ihtimal değil. Ukrayna’nın Türkiye’yi karşısına almak istemeyeceği açık. Çünkü Türkiye, Almanya gibi savaşın tarafı olan bir ülke değil. Böylesi bir harekete karşı sessiz kalmaz. Ancak sabotajın Ukrayna tarafından yapılması gerekmiyor ki!
Birleşik Krallık ve Fransa istihbaratlarının Ukrayna’nın iplerini tuttuğu ve pek çok operasyonu bizzat kendilerinin yönettiği biliniyor. Hatta, bu tip bir sabotaj “Ukrayna’ya rağmen” bile yapılabilir. Putin’in uyarısını ciddiye almak lazım.
SAVAŞIN VE BARIŞIN TARAFLARI
Dün, Ukrayna - Rusya savaşı 4. Yılını doldurdu. Her iki taraftan sayısız insan öldü, iki taraf da büyük ekonomik kayıp verdi.
Ancak Ukrayna’nın durumu çok daha ağır. Topraklarının %30’u işgal altında. 10 milyondan fazla insan mülteci durumunda, enerji ve ulaşım alt yapısı çökmüş vaziyette. Ülke ekonomisi tamamen dışarıdan gelen yardımlara bağlı, yolsuzluk ise baş edilmez bir hal almış.
Türkiye, savaş çıktıktan sadece bir ay sonra iki ülkeyi barış masasına oturtmayı başarmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inisiyatifi ile Dolmabahçe’de bir araya gelen taraflar, koşullar konusunda büyük oranda anlaştılar, yazılı bir metin bile ortaya çıktı. Ruslar, Moskova ile görüşüp “tamam” dediler. Ukraynalılar ise “mutabıkız ama bir iki maddeye Zelenski bir kez daha bakacak, pazarlığa geri döneceğiz” dediler.
Bu esnada Türkiye’nin ricası ile Rus ordusu bir jest olarak ateşkes yaptı, Kiev’e doğru ilerleyişini durdurdu.
Ancak Ukrayna heyeti Kiev’e döndükten sonra kendilerinden ses seda çıkmadı ve birkaç gün sonra Zelenski’den çok sert açıklamalar geldi. Ukrayna Devlet Başkanı “asla anlaşmayacağız” dedi, savaş kaldığı yerden devam etti.
Ne olmuştu da Ukrayna fikrini değiştirmişti?
İşin aslı, zamanın İngiltere başbakanı Boris Johnson, apar topar Kiev’de gelmiş ve Zelenski’yi savaşmaya ikna etmişti. Johnson, klasik İngiliz taktiğini kullanmış, biraz şantaj biraz ödül yolu ile Zelenski’ye masayı devirtmişti.
Türk basınında bu olayı ilk ben yazdım. Hem de doğrudan Kiev yönetimi içindeki kaynaklarıma dayanarak. Bakmayın şimdi bizdeki bazı yorumcuların bu öyküyü tekrarladığına… O zamanlar hepsi benim haberime burun kıvırıyor, papağan gibi İngiliz basınının yazdığı martavalları tekrarlıyordu.
Oysa formül çok basitti… Başbakanını Ukrayna’ya operasyona gönderen Birleşik Krallık, basınını boş bırakır mı? Onlara da dezenformasyon vazifesi verilmişti. Rusların katliam haberleri servis ediliyordu. Maksat hasıl olmuştu, pek çok insan Ukrayna’nın Rusların katliamları yüzünden anlaşmayı imzalamadığına inandı. Sanki Rus işgalinin kendisi zaten bir katliam ve tecavüz değilmiş gibi!
Bugün apaçık görülüyor, Ukrayna, Türkiye’nin kurduğu o masayı devirmeseydi hem ülke bölünmeyecek hem de bunca insan ölmeyecekti. Türkiye’yi kılavuz seçmekle Avrupa’nın peşine takılmaz arasında nasıl bir fark var bundan daha dramatik şekilde anlaşılamazdı.
İRAN’DA DA AYNISI MI OLACAK?
Şimdi sabah akşam ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısını konuşuyoruz. İki ülkenin heyetleri Ankara’da bir araya gelecekti. Ancak son anda İran tarafı Türkiye’yi istemedi, toplantılar Umman’da ve Cenevre’de oldu.
Oysa İranlıların, şu dönemde Ankara’da kurulmayan bir masadan hayır gelmeyeceğini öğrenmiş olmaları lazım. Nitekim yapılan açıklamalardan İran ve ABD’nin henüz birbirinin ne dediğini, ne istediğini bile tam olarak kavrayamadıklarını anlıyoruz.
Bu arada Türkiye’nin arabuluculuğunun tekrar gündeme gelmemesi için canla başla çalışan güçler de var. Dün akşam, Bloomberg’e dayandırılan bir haber hızla yayıldı… Güya Türkiye bir karmaşa durumunda İran’ın bazı bölgelerini işgal etmek istiyormuş!
Tabii ki Türkiye herhangi bir tehlike durumunda kendi güvenliği için gereken tedbirleri alır. Ancak Türkiye’nin bir çatışmayı önlemek için canla başla çalıştığı, her fırsatta komşularının toprak bütünlüğünü vurguladığı bir dönemde böylesi bir haberin servis edilmesi gerçekten çok manidar.
Dileyelim ki İran, kendi içindeki Türkiye düşmanlarına ve dışarıdan yapılan bu tahriklere değil, kendisini selamete çıkarabilecek komşusu Türkiye’ye kulak versin.
Yorumlar8
-
Aks15
1 saat önce
Şikayet Et
Azerbeycan Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu da Türkiye devreye girene kadar onyıllarca çözümsüz kaldı.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Ertuğrul
1 saat önce
Şikayet Et
Her zaman ki gibi güzel bir yazı
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Murat
1 saat önce
Şikayet Et
Bir suda iki balık kavga ediyorsa oradan beş dakika önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir... -Kızılderili Atasözü
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Barbaroslar geliyor
1 saat önce
Şikayet Et
Yazar doğru teşhis etmiş türkiyenin olmadığı bir arabuluculuk başarıszlığa mahkumiran abd arasında türkiye arabulucu olacakken iran kalktı ummanı istedi sanki daha iyi oldu
.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Abbas
1 saat önce
Şikayet Et
Malesef İran ahde vefa göstermiyor Türkiye'nin ön plana çıkmasını da istemiyor bu yüzden sürekli kaybetmeye basladi
Beğen
Cevapla
Toplam 6 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle