Şiddet ve öğretmenin statüsü

  • GİRİŞ10.05.2026 09:14
  • GÜNCELLEME11.05.2026 08:54

Eskiden çocuk okula verilirken öğretmene “eti senin kemiği benim” denirmiş. Uzunca bir süre “ister çocuk olsun ister yetişkin insanın etinin de kemiğinin de kendisine ait olduğunu” anlatmaya çalıştık. Okullarımızda “dayak yolu ile eğitim” gibi bir garabet vardı ve bunun önüne geçmeye çalışıyorduk.

Garabet diyorum çünkü, dayak yolu ile eğitim mümkün değil; en fazla disiplin sağlanabilir, o da çok kısa bir süreliğine. Çocuğa yönelik fiziksel veya psikolojik şiddet genellikle arzu edilenin tam tersi sonuçlar doğurur. İyi bir eğitim sisteminin en kuvvetli sütunu sevgi olmak zorundadır.

Bu konudaki çabamız başarılı oldu. Okullarımızda dayağın ve şiddetin yeri olamaz dedik, öğretmenlerimizi bilinçlendirdik, öğrenciyi koruyan gayet net kurallar koyduk.

Lakin gelin görün ki okullardaki şiddetin önüne geçemedik. Çünkü öğretmen dayağından çok daha büyük iki sorunla karşı karşıya kaldık: Biri akran zorbalığı, diğeri ise öğretmene yönelik şiddet.

Her gün bir yenisini duyduğumuz, yaş ve cinsiyet tanımayan akran zorbalığı sonunda okuldaki silahlı saldırılara kadar gelip dayandı. Çok yazdık, çok tartıştık, umuyoruz ki yeni düzenlemeler bu tip olayların yaşanmasını engeller.

Öğretmene yönelik şiddet ise genellikle görmezden geldiğimiz, kronik değil münferit olduğunu sandığımız bir sorun.

Önceleri kabadayılık yapan sorunlu öğrencilerin disiplin dışı davranışlarından ibaret gibiydi. Zamanla öğretmene zırvalık yapan, tehdit eden, dayak atan, bıçakla silahla saldıran öğrenciler peyda oldu. Gün geçmiyor ki öğretmenlerin hedefinde olduğu bir şiddet vakası duymayalım. Üstelik artık veliler de işin içinde. İnanılması gerçekten zor ama, toplumumuzda artık çocuğuna eğitim veren öğretmene saldırabilecek düzeyde insanlar var.

Ne yapmalı?

Tabi ki acil müdahale için öncelikle yasalar ve uygulama sertleştirilmeli. Öğretmene şiddet, sağlıkta şiddet konusu gibi özel olarak ele alınmalı. Velilerin okullara istedikleri gibi giriş çıkışına izin verilmemeli. Sorunlu öğrenciler için ilgili devlet birimleri devreye girdiğinde aileyi de mutlaka soruşturmalı.

Ancak sorunun sadece böylesi tedbirlerle çözülebileceğini düşünmek gerçekçi olmaz. Çünkü en temelde yer alan iki faktör var.

Bunlardan biri toplumda şiddetin yükselişi. Sebepleri çok karmaşık belki ama şiddet kültürünün yaygınlaştığı görüyoruz. Gündelik yaşamdaki şiddetten okullar da payını alıyor. Dolayısı ile önce internetten başlamak üzere şiddet kültürünün kaynaklarına korkmadan müdahale etmemiz gerekiyor.

Şiddet probleminin kaynağındaki diğer bir etken “öğretmenin statüsü” sorunu. Türkiye, uluslararası raporlara göre çok kötü bir noktada değil. Toplum hala öğretmenliği saygın bir meslek olarak görüyor. Ancak öte yandan öğretmenlerin nitelikleri ve maddi koşullarında gerileme var.

Öğretmenler, başka ülkelere kıyasla daha az maaş alıyor. Sözleşmeli olanlar ise gerçekten çok düşük ücretler ile öğretmenlik yapmak zorunda. Her şeyin maddiyatla değerlendirildiği bir çağda öğretmeni iş yerinde ve toplum içinde güçsüz düşürmemek gerekiyor.

Nitelik sorunu da maddiyat kadar önemli. Türkiye, eğitimin kalitesi anlamında hala olması gereken noktada değil. PISA skorlarımız OECD ortalamasının gerisinde kalıyor. Hem matematikte hem fen bilimlerinde hem de okumada. Tek faktör belki öğretmen değildir ama, öğretmenin niteliği açısından da bir eksiliğimiz olduğunu kestirmek güç değil. İyi eğitilmemiş, mesleğine hakim olmayan bir öğretmenin sınıftaki saygınlığının düşmesi ve disiplini yitirmesi pek de şaşırtıcı bir sonuç olmasa gerek. 

Demek ki öncelikle öğretmene el kaldıranı o hareketine pişman etmeliyiz.  Sonra da öğretmenlik mesleğini itibarlı ve tercih edilen bir meslek haline getirmeliyiz.

Gaffar Yakınca / Haber7

Yorumlar47

  • Semendire 1 ay önce Şikayet Et
    Disiplinin olmadığı yerde eğitim olmaz.
    Cevapla
  • Hikmet 1 ay önce Şikayet Et
    Özel okul öğretmenlerinin taban maaşları , devlette çalışan öğretmenlerle eşitlemelidir. Ne acıdır ki, özelde çalışan pek çok öğretmen, asgari ücretten az maaş almaktadır
    Cevapla
  • Hikmet 1 ay önce Şikayet Et
    Yazarımız güzel yorumlamış, eline sağlık. Kanaatime göre şiddetin önlenmesi için; Ebeveynler çocuklarına küçük yaşlarda çocuklarına, büyüklere nasıl saygı gösterileceğini öğretmeli ve rol model olmalıdır. Okullardada ilkokuldan itibaren ahlaki kurallar ve nezaket kuralları öğretilmelidir. Özellikle özel okul öğretmenlerinin özlük hakları düzeltilmeli.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Kenan 1 ay önce Şikayet Et
    Eğitim ilk önce evde başlar, evde sevgi saygı şefkat görmeyen çocuk yada aşırı şekilde şımartılan her dediği anında yerine getirilen çocuk eğitim hayatında bocaliyor sonuncun dada disipsinsizlik başlıyor
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Abidin 1 ay önce Şikayet Et
    Cappar sen bu eğitime el atmasan düzelmez hayran
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat