Kuyruktan bağlı
- GİRİŞ24.06.2026 09:19
- GÜNCELLEME24.06.2026 09:19
Geçtiğimiz haftanın en önemli olaylarından biri Gaziantep Şahinbey Belediyesi ile bir zincir market arasındaki davanın sonucuydu.
İsimleri genel olarak “üç harfliler” oldu ama bu seferki altı harfli. Sayının bir önemi yok çünkü bunların harf sayısı kaç olursa olsun ahlak düzeylerinin aynı olduğunu son birkaç yılda hep beraber gördük.
Tedarik zinciri dümenleri ile fiyatları şişirdikçe şişirdiler…
Bir’e alıp on’a, hatta yüz’e sattılar…
Bir yandan da “üç kuruş kazanıyoruz” diye ağlamayı ihmal etmediler.
Üreticinin de toptancının da aracının da nakliyecinin de esasen kendileri olduğu bir dünyada “bize gelişi bu kadar, kurtarmıyor abi” yalanı ile gemilerini yürüttüler.
Yetmezmiş gibi son kullanma tarihi geçmiş, bozuk ürünleri araya kaynattılar…. Farkına varırsanız ne ala, varmazsanız haram paraya “yarabbi şükür” dediler…
İşte bu turuncu renkli, aslen bir İsviçre markası 6 harfli market de tam böyle bir dümen çevirirken yakalanmıştı…
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, halkı kandırmaya kalkan marketin cezasını kesip kapısına kilidi vurmuştu.
Peki suç üstü yakalanan bu 6 harfli arkadaşlar özür mü dilediler dersiniz?
Ne gezer! O kadar alışmışlar ki yaptıklarının yanlarına kar kalmasına, özür dileyeceklerine tutup bir de belediyeyi mahkemeye vermişler.
E öyle ya, memleketimizde bir sürü hırsız uğursuz ortalıkta hala “adam” niyetine dolaşıyor. Belli ki bunlar da “bir yolunu buluruz” diye düşünmüşler.
Mahkemede diyorlar ki “belediyenin bizi kapatma yetkisi yok, yapılan işlem hukuksuz…”
Memlekette bu konuları doğru düzgün denetleyen belediye olmadığı için şaşırdılar zaar!
Bir de dedik ya, belli ki eminler “bir yolunu bulacaklarına”.
Ama bu olayda o aradıkları “yolu” bulamamışlar işte…
Hem ilk derece mahkeme hem de üst mahkeme, belediyenin yaptırımını haklı bulmuş…
Eh, helal olsun tabi. Memlekette hakimler varmış.
Ama asıl önemli olan, memlekete belediye başkanları da varmış.
Rüşvetçi müteahhitlerin, pavyon fedailerinin, İngiliz büyükelçilerin değil, halkın başkanı olmayı tercih eden başkanlar….
Özgür Özel aylardır canhıraş savunuyor ya yolsuzluk dosyalarını…
“Sütte leke var onun belediye başkanlarında yok” ya hani…
Bir tane de şöyle örnek gösterebiliyor mu acaba?
Öyle ya, hani hayat pahalılığı en önemli sorununuzdu?
Hani halkın derdi ile dertleniyordunuz?
Şu market terörüne el atan, kodamanların kar hırsına kafa tutan bir tane örnek göstersenize?
Yıllardır onca belediye elinizde. Diyelim ki marketlere karşı hükümet yetersiz kaldı, sizin belediyeleriniz bir şeyler yapsaydı ya, eliniz armut mu topluyordu?
Halk konseri yapmaktan ibaret bir halkçılık
Slogana indirgenmiş bir kamuculuk…
Demokrasi : İmar rantı paylaşım metodu,
Sosyal adalet : Belediye işçisinin maaşına çökme sanatı…
İşte size “çağdaş demokratik” Türkiye vizyonu…
Marketler mi dediniz, çarşı pazar mı dediniz? Ah pardon, ona yetkimiz yok ki!
Hayır hayır, elimizi bağlayan şey yasalar değil;
Çok başka gerekçeler ile kuyruğumuzdan ve işkembemizden bağlıyız!
Yorumlar4