Gözlük, şaplak, bornoz ve gömlek
- GİRİŞ06.11.2026 09:10
- GÜNCELLEME06.11.2026 09:10
Gözlük, Fatma Betül’e ait.
Şaplak, Mustafa Sarıgül’ün şaplağı.
Bornoz Özkan Yalım’ın,
Gömlek ise Ekrem’inki….
Gözlükten başlayalım….
Hepimiz dün Fatma Betül Sayan Kaya’nın adliyeye gelirken taktığı gözlüğü konuştuk. Çok pahalı falan denildi ama eni konu 22 bin liralık bir gözlük. Fatma Betül’ün cukkaladığı 2 milyarın yanında devede tüy kalır.
İyi de neden bu kadar tepki çekti dersiniz?
Çünkü insanlar “o kadının” gözlerini görmek istiyordu, çünkü gözler yüzü tamamlayan en önemli unsur. Gözlük bu bakımdan önemli bir detaydı.
Anlatılmayan çok şey var….
Konu Fatma Betül’ün fon vurgunundan ibaret değil. Aynı zamanda son derece acımasız, son derece kariyerist, son derece çıkarcı bir tipten söz ediyoruz. O kadar çok kirli ilişkiye girmiş, o kadar çok insanın canını yakmış ki gözlerinin gizlenmesi özel olarak bir öfkeye sebep oluyor.
Sanırım en kötüsü de insanlarda “Fatma Betül’e bir şey olmaz” algısının yerleşmiş olması.
FETÖ, sinsice yöntemlerle devletin en önemli yerlerine sızmış, üstüne kendini de güvenceye almıştı ya hani…
Belli ki Fatma Betül de benzer bir yol izlemiş.
Aşağıda kurt gibi kan içerken, yukarıda kuzu gibi masum pozları kesmeyi başarmış.
Adliye asansörüne binerken duyulan soru, tam da buraya denk düşüyor…:
“Bir fonda riske atacak 163 milyon lirayı nasıl buldunuz?”
Mesleki geçmişiniz belli, eşiniz belli, aileniz belli… Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir serveti nasıl edindiniz?
Fona 1 koyup 13 almışsınız. Üstelik bu en son işleminiz, o fonlarda başkaca ne yaptınız henüz bilmiyoruz.
Acaba daha önce bu fon vurgununa benzer başka dolaplar da çevirdiniz mi?
Bu dolapları çevirirken siyasi nüfuzunuzu kullandınız mı?
Ailenizden veya yakın çevrenizden bu işlere ortak olanlar oldu mu?
Açıktan veya gizliden ortağı olduğunuz şirketler veya üçüncü kişiler var mı?
Bu şirketler kamu kurumları ile işler yaptı mı?
Sorular böyle böyle uzayıp gider..
Ve emin olun Fatma Betül’ün gözlükleri cevapları gizlemeye yetmez…
Neden yetmez dersiniz?
Çünkü siyaset kisvesi ile sığındığı partisi onu kapı dışarı etti.
Ne seçmen, ne üye, ne yönetici ne de genel başkan ona sahip çıkıyor.
Herkes aynı fikirde, herkes “hesap vermeli” diyor.
Yazının başında sözünü ettiğimiz şaplak, bornoz ve gömlek konularına gelince..
Mustafa Sarıgül, kariyerinin son dönemini gördüğü her nesneye şaplak atarak inşa etti. Şimdi hakkında rüşvetten tecavüze kadar akıl almaz iddialar var.
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, devasa boyutlarda yolsuzlukla suçlanıyor, kamu kaynaklarını uçkuruna harcarken bornozla yakalandı.
Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk örgütü soruşturmasında çete başı olarak yargılanıyor ama hala gömlek kolu çemirleyerek siyasi şov yapma peşinde.
Acı olan kısma gelince…
Günde üç öğün Fatma Betül ve fon konuşan Özgür Özel, konu şaplaktan, bornozdan veya gömlekten açılınca dut yemiş bülbüle dönüyor…!
Fatma Betül, yaptıklarının bedelini ödemeli.
Ama onun yaptıkları belediyelerdeki rezaletleri gölgelememeli.
Türkiye, temizlenmek istiyorsa siyasetin her alanına aynı hassasiyetle yaklaşmalı.
Gaffar Yakınca / Haber7
Yorumlar12
-
Hasan
12 dakika önce
Şikayet Et
Bir de çektiği parayı hemen faize yatırmış. sizin var ya yatacak yeriniz belli.
Beğen
Cevapla
-
Kadircan
14 dakika önce
Şikayet Et
Siyasi denetimin en önemli aracı "parti içi demokrasi" kanallarıdır. Yenle uğraşmamak için kol kırılmadan önce tedbiri almamızı sağlar. Ancak Siyasi Partiler Kanununda Anayasa'nın "parti içi demokrasiye" aykırı maddeler var. Yapay zekaya sorsanız o da size söyler. Bu maddeleri değiştirmezsek daha çok başımız ağrıyacak
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle