Ayrıcalıkların Partisi
- GİRİŞ08.11.2026 09:15
- GÜNCELLEME08.11.2026 09:15
Türk vatandaşlarının önemli sorunlarından biri vize.
Özellikle Avrupa ülkelerine seyahat etmek, vize sorunu yüzünden bir çileye dönüşüyor.
Çünkü Avrupa ülkeleri vizeyi siyasi bir silah olarak kullanıyor.
Geçmişi var, salt bugünün konusu değil ama özellikle pandemiden sonra çekilmez bir hal aldı.
Bırakın turistik vizeyi, iş için, hastalık için, düğün için, cenaze için bile vize alamıyorsunuz.
Hatta bırakın vizeyi, randevusunu bile alamıyorsunuz.
Tabi bu sıkıntı sıradan yurttaşlar için geçerli….
Şayet cebinizde yeşil renkli bir pasaportunuz varsa dert etmeyin, tüm Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat edebilirsiniz.
Yakın zamandaki bir Yunanistan seyahatimde, Atina Havalimanından giriş yaparken önümdeki hanım yeşil pasaportunu uzattı….
Yunan gümrük polisi yanındaki acemi oğlana uzun uzun bunun ne olduğunu anlatıyor. “Bak” diyor, “Türklerde vize falan sormayacağın böyle yeşil renkli bir pasaport var…”
Yunan gümrük polisinin stajyerine normal dışı bir durumu uzun uzun izah etmesi boşuna değil. Çünkü böylesi bir garabet bir bizde var, bir de “gelişmiş ülke” Hindistan’da.
Unutmamak lazım, pasaport, bir tabiiyetin itibarıdır. Üzerinde ay-yıldız taşıyan pasaport bizim için alelade bir belge değil, onur duyulacak bir kimlik simgesidir.
Fakat heyhat, devletimiz 76 yıldır bazı vatandaşlarına farklı renkte pasaport vererek onları kayırıyor. Seçkin azınlığa “öz vatandaş”, geri kalanlara ise üvey muamelesi yapıyor.
Bu ayrıcalıklı pasaport, önceleri belirli bir kıdeme gelmiş devlet memurlarına veriliyordu.
Sonra onların ailelerine de verilmeye başlandı….
Sonra belediye başkanlarına ve ailelerine…
Sonra eski milletvekillerine, eşlerine, çocuklarına…
Sonra ihracatçı iş insanlarına…
Sonra avukatlara…
Ve tabii ki onların da ailelerine….
Şaka olsa idi bu kadar komik olamazdı…..
Tüm bu insanlara ve ailelerine neden özel bir pasaport verildiğini kimse bilmiyor!
Hepsi için aynı gerekçe : Meslekleri gereği yurtdışına seyahat etmeleri gerekiyor.
Türkiye’deki milyonlarca devlet memuru, avukat vesaire yılda kaç kez iş gereği yurtdışına çıkıyor ilginç bir araştırma konusu olabilir…
Diyelim ki öyle… Eşleri ve çocukları da mı iş gereği yanlarında gidiyor?
Bu yalandan bahaneler çok işe yarıyor olmalı ki ayrıcalık talep edenler de hep aynı cümleleri geveliyor.
Bir ara bazı arkadaşlar biz gazeteciler için de yeşil pasaport istiyordu. Bahaneleri aynıydı: İş için yurtdışına gidiyorlarmış. Detaya girip kimseleri gücendirmek istemem ama, bu bahaneye kuşlar bile güler.
Yeri gelmişken söyleyeyim de kayda geçsin. Ben bir gazeteci olarak yeşil pasaport veya başka bir tür bir ayrıcalık talep etmiyorum. Birden çok yabancı dil biliyorum, iş için yurtdışına seyahat ediyorum, yabancı haber kaynaklarımla görüşerek yazılar yazıyorum…Ancak hiç bir ayrıcalığa da ihtiyaç duymuyorum.
“Bu yeşil pasaport konusu nereden çıktı?” derseniz…
Meclis’e yine bir yeşil pasaport teklif paketi geliyor.
Bu sefer de bakın hangi meslek mensupları (ve aileleri) için yeşil pasaport isteniyor:
Eczacılar, doktorlar, veterinerler, diş hekimleri, mühendisler, mimarlar, mali müşavirler, pilotlar ve muhtarlar….!
Sayın vekillerimiz, yememişler içmemişler, her biri kendi mensup olduğu meslek grubunu “mutlu etmek için” özel bir çaba içine girmişler. Gece gündüz demeden çalışıp siyasal torpil için teklifler hazırlamışlar!
Açık konuşmak lazım…
Türkiye’deki temel sorunlarımızdan biri siyasetin bir tür ayrıcalık üretme mekanizması haline gelmesi.
Belki eş dost kayırmacılığı veya haksız kazanç kadar göze batmıyor ama demokratik bir toplum için en az onlar kadar tehlikeli, onlar kadar kirletici bir unsur. Demokrasiyi sinsice kemiren bir “siyasi rüşvet” sistemi. Bu yeşil pasaport yasa teklifleri de aynı sistemin ürünü.
Peki son iki aydır adeta yaylım ateşi gibi Meclis’e sunulan yeşil pasaport tekliflerinin altında hangi imzalar var dersiniz?
Sıkı durun…
Tekliflerin hepsi Yeni Parti’den gelmiş…
İstisnasız hepsinin altında Yeni Parti milletvekillerinin imzası var…!
Ortamlarda sosyal adaletten, eşitlikten falan söz eden çakma solcuların kapalı kapılar ardında imtiyaz peşinde koşması nasıl izah edilir bilmiyorum….
Lakin halkın gerçek sorunları için değil çıkar çevrelerinin küçük hesapları için çalışanların yakasını bırakmayacağımızı çok iyi biliyorum.
Gaffar Yakınca / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol