İran bilmecesi çözülür mü?

  • GİRİŞ14.02.2026 09:04
  • GÜNCELLEME14.02.2026 09:04

Netanyahu 7. Kez Amerika'ya gidiyor…

Trump 2. savaş gemisini bölgeye yolluyor…

Müzakereler sürse de tehdit dili devam ediyor…

"Amerika ve İsrail, İran'dan ne istiyor?" sorusunun yanıtları artsa da taraflar denklemde sıkışmış durumda.

İSRAİL SAVAŞ ARAYIŞINDA!

Son iki haftada bu konu üzerine kafa yormuştuk. Saldırı ihtimali yüksekti, nedenlerine değinmiştik. Manzara değiştikçe, düşüncelerimizi güncelliyoruz diyebiliriz.

İsrail, elbette Amerika'nın İran'a saldırmasını istiyor. İran'ın yok olmasını istiyor. Çatışma ihtimalinin en yüksek olduğu nokta İran çünkü.

7 Ekim'den bu yana her köşeye sıkıştığında etrafındaki ülkeleri karıştırmaya çalışan, Lübnan ve Yemen'den sonra Suriye devrimini de lekelemek için saldırı düzenleyen bir Tel Aviv'den bahsediyoruz. Katar'a da saldırdılar bu süreçte, İran ile 12 günlük savaşa da girdiler. Suriye'de YPG/SDG terör örgütüne destek açıklayıp Türkiye'yi de oyuna sokmak istediler.

Netanyahu yönetimindeki bu zihniyetin koltuk sevdasından kaynaklandığını daha önce pek çok kez dile getirmiştik. Katil başbakan hakkında ne zaman yolsuzluk davası gündeme gelse, İsrail'i savaşa sokup OHAL ilan ederek yargı sürecini ötelemeye çalışıyor Netanyahu. Bugün de benzer bir girişimden bahsedebiliriz.

İran en sıcak ülke çünkü Lübnan, Yemen ve Suriye'de aradığı ateşi bulamadı İsrail yönetimi. İran'daki ekonomik sıkıntıların yol açtığı sokak eylemleri, Tahran'a müdahale kapısını açtı onlar için. Kaşımaya çalışıyorlar krizi. Rejimi düşürmeyi bile getirdiler gündeme.

İsrail'in motivasyonu bu manada kendi içinde tutarlı. Bir de Amerika'ya bakalım.

AMERİKA KISITLI ENERJİYLE BÜYÜK SONUÇ PEŞİNDE!

Kuzey ve Güney Amerika kıtalarını arka bahçeleri ilan eden ve burada tüm demokratik teamülleri yok saymaya hazır olduklarını Maduro'yu kaçırarak gösteren Trump ve kabinesi, her fırsatta Çin ile mücadeleyi öne çıkarıyordu. İran'a müdahaleyi Çin'e karşı hamle olarak düşünmek de buradaki Amerika açısından tutarlı görüş.

Ancak İran, vekil bir güç değil. Koca bir devlet. Rejim değişikliği gibi amaçlar ciddi enerji istiyor. Şiddetli müdahalenin ters tepmesi de muhtemel. Amerika için burada bu denli yüksek enerji harcamak, İran ile oyalanmak kimin işine gelir, Amerika'nın mı Çin'in mi?

Dolayısıyla ABD'nin, İran ile yaşanan bu gerilimi dar bir çerçeveye hapsedip, Tahran'dan maksimum taviz elde etmesi en mantıklı senaryo.

NETANYAHU’YA WASHINGTON’DA SOĞUK DUŞ!

Bu nedenle Trump, müzakerelerle ilgili esnek bir tavır sergilemiş, "Her şeyi tek seferde çözmek zorunda değiliz, İran'ın nükleer silah sahibi olmaması ana hedefimiz. Eğer bu konuda anlaşma yapabilirsek, diğer konuları zamana yayabiliriz" demişti.

Bahsettiği diğer konular neler?

Balistik füze programında kısıtlama, Vekil güçlerin tasfiyesi, saldırmazlık anlaşması.

Bu konuda bastıran kim? İsrail..

Netanyahu'nun apar topar 7. kez Washington'a gitmesinin nedeni de bu. İsrail tarafı istiyor ki İran'ın elinden her şeyi alalım. Nasıl olsa İran vermeye yanaşmayacak, biz de saldırıya geçeceğiz...

Peki, nasıl karşılandı Netanyahu Washington'da? Resmi tören yok, ana kapıdan giriş yok, ortak basın toplantısı yok.

3-4 saatlik görüşme, istediğini alamayıp geri dönen, imajı çizilen bir Netanyahu. Hakkını yemeyelim, Trump İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'a bir iki laf edip "Netanyahu'nun yolsuzluk davasını düşür" falan dedi. O kadar da olsun.

İRAN İLE ABD ANLAŞABİLİR Mİ?

Toparlayalım buraya kadar olan kısmı. ABD "Nükleeri görüşsek yeter" diyor, İsrail, "Nükleer yetmez her şeyi konuşalım" diyor. Peki, İran ne diyor?

Tahran yönetimi, İran lideri Hamaney'in fetvasını hatırlatıyor. 2003 yılında sözlü, 2010 yılında yazılı ifade edilen bir fetva var ortada. "Nükleer silahların üretilmesi, depolanması, kullanılması İslam dinine göre haramdır"

Müzakerelerde savunulan ana tez, nükleer silah değil, nükleer teknoloji istendiği yönünde. İran bunun egemenlik hakkı olduğunu savunuyor. ABD'ye 12 gün savaşlarında bombalanan nükleer tesislerin barışçıl olduğu belirtilip eğer -yapılacaksa- yeni anlaşmadan tek taraflı cayma hakkı olmaması için güvence istiyor.

ABD ve İran'ın anlaşmaya yakın zeminlerde olduğunu söyleyebiliriz. Krizin patladığı yer İran'ın hiçbir şekilde balistik füze programını ve vekil güçleri masaya getirmemesinden kaynaklanıyor.

İsrail'in savaş çıkması için kaşıdığı yer de burası.

Washington yönetimi, masada güçlü olmak için İran ile görüşecek heyeti askerlerden seçti, bölgedeki askeri gücünü de artırdı. Trump 1 ay süre tanıdı. Baskı unsuru olabilecek her yöntem uygulandı.

Netanyahu'nun ABD'de gördüğü muamele tarafların masada müzakere mücadelesine gireceğini gösteriyor. Ancak yalnızca şimdilik bu böyle.

Yarın tablo değişir de bombaların patladığına şahit olursak, ABD'nin bölgeye harcayacağı enerji, yararına mı zararına mı göreceğiz.

Hüseyin Akif Küçükal / Haber7

Yorumlar1

  • Gerçeğin Sesi 2 saat önce Şikayet Et
    Güzel Türkiyemizin korunması ve gelişmesi için acilen Uzay ve Havacılık teknolojileri ile NÜKLEER ENERJİ alanındaki çalışmalarımızı 100 bin kat arttırmak zorundayız.
    Cevapla Toplam 10 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat