Yahudi belgeselinin düşündürdükleri

  • GİRİŞ05.09.2026 09:06
  • GÜNCELLEME05.09.2026 09:06

Geçtiğimiz haftadan bu yana Türk, Amerikan ve İsrail sanal medyalarında, New York'taki Yahudi varlığına ilişkin içeriklerin bir hayli fazla olduğunu sizler de fark etmişsinizdir. Timeline gündemini oluşturan çalışma bir Türk içerik üreticisinin elinden çıktı. Söz konusu Youtube videosu, New York'ta yaşayan Yahudilerin yaşam tarzına ilişkin bilgiler içeriyordu.

Belgesel, Amerika'da Yahudilere karşı, özellikle 7 Ekim'den bu yana süregelen olumsuz bakışı körüklemiş gibi bir hava var. Görünen o ki vergi mükellefleri, ülkelerinin Yahudilere bu denli kucak açmasından rahatsızlık duymuş.

Youtube'un yayın politikasının ne kadar katı, İslam’a ve Müslümanlara yönelik içeriklerde ne kadar detaycı ve sansür yanlısı olduğunu düşündüğümüzde, New York'lu Yahudileri topun ağzına atan bu videonun nasıl erişim engeline uğramadığı konusu hayret verici bir durum.

Videonun içeriğinde şöyle bir tezatlık var. Sokakta röportaj vermeyi reddeden bu topluluk, ne hikmetse sinagogta çekim yapılmasına ve ayin töreninin kayıt altına alınmasına rıza gösteriyor. Kuşku uyandırıcı bir durum var ortada.

Ortaya çıkan ilk sonuçlar üzerinden söz konusu çalışmanın neye hizmet edebileceğine kafa yoralım.

KATİL YÖNETİM VE İHTİYAÇLARI

Son günlerde İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria'da işgali genişletmek üzerine hamle üzerine hamle, açıklama üzerine açıklama yapıyor. İlan edilen ateşkes, İsrail ihlalleriyle hiçe sayılırken, Katil ordunun çekilmek bir yana Gazzelileri süreç içerisinde göçe zorlama amacı taşıdığı anlaşılıyor. 

Batı Şeria'da da manzara farklı değil. 1516 yeni konutluk 3 yerleşim birimi onay aşamasında. Yakın zamanda 40 bin Filistinli evlerinden edildi. 

Peki her geçen gün biraz daha işgal edilen Filistin topraklarına İsrail kimi yerleştirecek? 

7 Ekim'den bu yana en az 50 bin kişinin ülkeyi terk ettiği raporlanmıştı Tel Aviv Üniversitesi tarafından. Yine İsrail kaynaklı çalışmalara göre 2023-2025 yılları arasında yurtdışında uzun süreli yaşamaya başlayanların sayısı 270 bini buluyor. Ülkeyi terk edenlerin büyük çoğunluğunun eğitimli ve yüksek gelirli olduğu ifade ediliyor. İsrailli yetkililer, bu anlamda bir beyin göçünden de söz ediyor. 

Gelelim işgal ordusunun durumuna. İsrail Savunma Bakanlığı 12 bin kişilik açıktan bahsediyor. Eksikliği kapatmak için rezerv havuzu yüzde 36 genişletildi. 100 binden fazla kişi sisteme geri çağırıldı. Tükenmişlik ve travma nedeniyle binlerce işgalci askerin ordudan ayrıldığı ancak bunların da geri çağırıldığı raporlandı.  

İsrail hükümeti ile daha önce askerlikten muaf tutulan Haredi Yahudileri karşı karşıya geldi. Bu iki taraf arasında siyasi kriz sürüyor. Neredeyse her hafta Haredi Yahudileri askerlik karşıtı eylemlerde polisle çatışıyor. 

Yani, yeni işgal bölgelerine yerleştirilmek üzere sivillere, orduya katılıp ölüme yollanmak üzere askerlere ihtiyacı var Katil Netanyahu yönetiminin. 

Şimdi bu durumu göz önünde bulundurarak, Amerika'da körüklenen Yahudi karşıtlığına geri dönelim. İsrail yönetiminin arzuladığı bu insan açığı, İşgal edilmiş Filistin topraklarında tutunmaları için farklı ülkelerden gelmek zorunda kalacak Yahudilerle karşılanmak istenmiş olabilir mi? 

YAHUDİ KARŞITLIĞINI KAZANCA MI DÖNÜŞTÜRECEKLER? 

Hasidik Yahudiler, 3 Eylül Perşembe günü, Jimmy Carter'dan sonra, yani 1979 yılından sonra ilk kez bir Amerikan başkanının karşısına çıktı. Hahamlar, Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. ABD Başkanına, İsrail'in sürdürdüğü savaşa destek olunmaması yönünde çağrı yapıldı. 

Çünkü Trump'ın karşısına çıkan Yahudi grubun, inançları gereği İsrail'in devlet kurmasına karşı çıktığı biliniyor. Örneğin Yahudi Haham Aaron Teitelbaum'un bir konuşmasında şu ifadeler geçiyor. "Siyonizm'de payımız yok, İsrail devletinde payımız yok" 

Bahsettiğimiz Yahudi cemaatlerinin bazıları orduya karşı olsa da Arz-ı Mevud için sözde güvenlik politikalarına destek verirken, bazıları tam tersi Filistin'i destekleyebiliyor. Yine de günün sonunda Siyonistlerin bu gruplara bakışı hiç olumlu değil. 

Artık Amerikalılar da onlara iyi gözle bakmıyor. 

Trump'ın, İsrail tarafından da sevilmeyen bu Yahudileri Filistin topraklarına göndermesi, yaklaşan seçim sürecinde kendi hanesine yazılacak artı puan anlamına geliyor, toplumun reaksiyonunu göze alırsak. 

Diğer taraftan seçimlerin yaklaştığı İsrail'de de, Netanyahu hükümeti için işgal topraklarına gelip yerleşecek, belki askere alınacak Yahudiler de artı puan anlamına geliyor. 
 
Zikrettiklerimizin hiçbiri gerçekleşmese de bu algının başarılı bir şekilde oluşturulması da yeterli. İki taraf açısından kazan-kazan senaryosundan bahsedebiliriz. 

En başa dönerek bitirelim. Yahudilerin kötülenmesine yol açan video neden erişim engeline uğramadı? 

 

Yorumlar1

  • Sami 45 dakika önce Şikayet Et
    Bende aynısını düşünmüştüm.ruhi adamların reklamını yaptı
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat