Hoş geldin ama umurumda değilsin!
- GİRİŞ09.04.2013 08:10
- GÜNCELLEME09.04.2013 08:10
Aylardan Ramazan, mevsimlerden Temmuz... Feyiz almak istiyor ve haberi bekliyorum. Bir hoca çıkıp tespihatın önemini anlatıyor da anlatıyor; ha iman ettim edeceğim! Ama haber zikirmatiğin reklâmıyla son bulunca o an bir baş dönmesi, bulantı, yıkım, melankoli…
Tam anlamıyla Lars'ın filmi “Melankoli”deki mavi, dev gezegen dünyama çarpıyor.
Kapitalist piyasa her yerde ve zamanda… İki yüzlülük hiç bu kadar toplumsallaşmamıştı.
Sahte toplum. Sahte-kâr toplum…
Kar etmek günah değil ama böyle olursa günah. Yani kurt, kuzu postuna girerse…
Hemen hemen her büyük market ve zincirlerinde artık müşteriye “hoş geldin” demeyen kasiyer nerdeyse yok.
Çıkışta, parayı öderken bizlere hoş geldin diyen kasiyer, satış-pazarlama tekniklerinin gereği şirket tarafından yılda bilmem kaç kez, aldıkları seminerler sonucu ve işte kalmak için “hoş geldin” diyorlar.
Benim için bu kocaman bir yalan. “Hoş geldim” ama bay ya da bayan kasiyer “hiç de umurunda değilim” ki “hoş geldim ama bana satış pazarlama teknikleri gereği dediğin “hoş geldin” hiç de umurumda değil.
Gönülden, içten, kendinden, tinsel bir “hoş geldin” hiç değilsin…
Vahşi kapitalizm her şeyi araçsallaştırıyor. Nezaketi, dini, imanı…
Ve ruhumuz yıkılıyor.
Topluma olan inanç paramparça… İnancım paramparça.
Yaşamak için bir idealizme ihtiyacımız var. Fakat toplum bizde yıkıma uğradıkça, idealizmi yani yaşamın anlamını da yitiririz.
Ama herkes bu yıkıma uğrar mı? Uğramaz.
Hatta çoğunluk uğramaz zira itikatları kuvvetli.
İyi ki de uğramaz. İyi ki de itikatları kuvvetli!
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn
Yorumlar3