İstesek de istemesek de bulvarlar aşkımızı açık edecek!
- GİRİŞ05.05.2013 11:50
- GÜNCELLEME05.05.2013 11:50
Paris ve civarı valisi Haussmann ortaçağdan kalma eski şehrin bağrında muazzam bir bulvarlar ağı oluşturur.
Şehirlerimiz modernleştikçe bulvarlar da devamlı artacak. Ve bizler yoksul gözlerle yeni yeni bulvarları talep etmeye devam edeceğiz.
Bulvarlar köşelerinde, yepyeni kafeler, mağazalar ve ışıklarla göz alıcıdır. Öteki yakadan diğer yakaya bulvardan bulvara atlayarak geçişler yapacağız.
Marshall Berman “Katı olan her şey buharlaşıyor” adlı kitabında, günün modernliklerine ve modern insana inanç tazelerken ilk modernist Baudlaire'in düşünce ve şiirlerine de yorum getirir. Baudlaire'in “Paris Sıkıntısı” adlı düz yazı şiir kitabında “Yoksulların Gözleri” adlı şiirini modernliğe derinlemesine bakış açısından konu edinir. Hikâyenin modernlik açısından alakası ise içinde bir bulvarın olmasıdır. Zira bulvar modernliktir.
Bu gün, bu bulvarların her geçen gün yenilerinin yenilerinin katılarak çoğaldığı şehirlerde yaşıyoruz.
Berman'ın bulvarlarına geri dönelim; diyor ki:
“Bulvarlar onları dolduran insanlara neler yaptı, peki? Baudlaire en çarpıcı etkilerinden bazılarını gösterir bize. “Yoksulların Gözleri”ndekiler gibi, âşıklar için yeni bir birincil sahne yaratmıştı: kamunun içinde özel olabilecekleri bir mekân. Muazzam ve sonsuz akıntısına kapılıp bulvarda dolaşırken kendi aşklarını her zamankinden daha canlı biçimde, dönen bir dünyanın tek sabit bir noktası olarak algılayabiliyorlardı. Aşklarını bulvarın bitmek bilmeyen yabancılar geçidi sergileyebiliyor ve bundan değişik hazlar alabiliyorlardı.
Gelip geçenlerin kalabalığında fantezi peçelerini aralayabilirlerdi: Kimdi bu insanlar, nereden geliyor, nereye gidiyorlardı; ne istiyor, kimi seviyorlardı? Başkalarını gördükçe ve kendilerini onlara gösterdikçe -genişlemiş “gözler ailesine” katıldıkça kendilerine ilişkin tasavvurları da zenginleşiyordu. Bu ortamda kentin gerçeklikleri kolaylıkla düşsel ve büyülü bir hal alabiliyordu. Sokağın ve kafenin parlak ışıkları bu hazzı arttırmaktaydı; daha sonraki kuşaklar için elektrik ve neon daha da arttıracaktı bunu. Kafalarının üzerinde meyveler ve pastalar taşıyan o kafa perileri gibi, en aşikâr bayağılıkla bile bu romantik ışıltıda güzel görünebiliyordu.
Büyük şehirde âşık olmuş herkes bilir bu duyguyu ve yüzlerce duygusal şarkıda kutsanır bu. Oysa bu özel coşkular doğrudan kamusal kent mekânının modernleşmesinden kaynaklanmaktadır. Baudlaire yeni bir özel ve kamusal dünyayı tam da ortaya çıkarken gösterir bize. Bu andan itibaren bulvar modern aşk için yatak odası kadar önemli olacaktır”
Muhafazakâr modern bulvarlarımız ise bu tecrübeden asla muaf değildir. Genç bir çift; kadın siyah çarşaflı, erkek ise pardösülü ve takkelidir. Bir yakadan diğer yakaya geçerken mekân bulvardır. Takkeli pardösülü erkek, çarşaflı genç eşinin belinden arzuyla tutup, neon ışıklarının denize yakamozu altında yanaklarına bir öpücük kondurur. Kamusal seyirlikle birlikte bize gösterir ve görürüz. Bedenlerini örten o en katı örtüleri, bulvarlar söz konusu olunca arzularını örtemez olur.
Ah bu şarkıların gözü kör olsun değil; ah bu bulvarların gözü kör olsun mu ne!
Hacer Aydın - Haber 7
aceraydin@hotmail.com
https://twitter.com/hacer_aydn
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol